Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Temmuz 5
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KUM BÖCEKLERİ
    Başak Bıyıklı

    KUM BÖCEKLERİ

    Aralık 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Başak Bıyıklı
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Başak Bıyıklı

    Akşamüstünün kızıllığı önce suya, ardından sırtımı verdiğim fenerin kirli beyaz duvarlarına yansıyor. Güneş bütün gün başaramadığını son bir kez deniyor. Tüm sıcağıyla uzanıyor. Rüzgâr ve denizin el ele vererek yüzünden katman katman soyduğu boyalardan kalanlar arasında ellerimi gezdiriyorum. Buz gibi duvar güneşi reddeden bir ölü gibi yüzünü diğer yana çeviriyor. Gözcülüğünü yaptığı dostlarının hoyrat tokatlarını yemekten yorgun bakıyor etrafa. Sarılmak istiyorum. Teselli ederek okşamak, onlar geçer, göçer, gider, üzülme demek istiyorum. Sen kayadasın, topraktasın, kumdasın. Aynı kumaştan dokunmamışsınız, üzülme… Deniz feneri kayaların derinlerine kök salmış. Ne beni ne de tesellimi duyuyor. Ben de geçiciyim göçücüyüm gidiciyim onun yanında. O ise nesillerdir olduğu gibi olması gereken yerde durmaya devam ediyor. Unutulmuşluğun küskün kaderini kabullenerek…

    Paslı, nemli, lekeli yüzeye parmaklarımı daha sıkı bastırıyorum. Bolca özlem, ardında gizlenmiş pişmanlık ve yoğun bir suçlulukla.

    Burnuma hemen arkamdaki tepelerden fenerin altına kadar inen kekiklerin kokusu ulaşıyor. Mor ve vahşi. Topraksı ve davetkâr. Deniz ve kekikler. Beni bir başka adaya götürüyor.

    Genç olduğum, deli olduğum, mutlu olduğum bir adaya. Taş yollarında düşe kalka bisiklete bindiğim, arsızca üzüm bağlarına daldığım, asma altlarında tavla attığım, bir başka deniz fenerinin kıyısında gün batımına âşık olduğum. Kafamı sallayarak o adanın kalbime açtığı pencerelerin görüntüsünü uzaklaştırıyorum. Ne bu ada o ada, ne bu fener o fener…

    Kollarımı birbirine doluyorum. Parmaklarımı şimdi de kolumun üzerinde gezdiriyorum. Tuz yapış yapış bir katmanla her yerimi sarmış. İşaret parmağımla kolumun üzerinden bir katmanı soyuyorum. Dilime götürüyorum. Parmak uçlarımdan az önce duvardaki pasa karışan denizin tadını alabiliyorum. Keskin, kızgın ama cömert. Rüzgâr bugün de öfkeli. Her günkü gibi. Beni de fener gibi tokatlıyor bıkmadan. Haklı kendince. İkimizin de günahları büyük. Ömrümüz boyu cezasını çekeceğimiz yüklerimiz var. Oysaki bizi yargılayıp mahkûm etmesi yetmemiş gibi dövmeye devam ediyor. Varsın dövsün. Ben burada kayada, toprakta, kumda durdukça hakkıdır.

    Nemli kumun üzerindeyim. Ayaklarım çıplak. Parmaklarımın arasında gezinen kum böceklerinin gıdıklamalarını hissediyorum. Yalnız değilsin der gibi ısrarcılar benimle kalmakta. Seviniyorum. Burada tek başına olmak istemiyorum. Rüzgâr kulaklarıma geçmişin fısıltılarını taşıyor. Tek tük tatlı sayılabilecek fısıltılarını. Dedemin tok ve kısık sesi anlatıyor. Rüzgâr kuzeyli bugün. Fırtına geliyor. Liman kalabalıktır. Birahanedekiler de mutlu. Çok dedikodu yapılır bugün. Çok kahkaha atılır. Ama hepsi içeride olur. Sokaklarda kimsecikler görünmez. Balıkçılar akşam eve sadece ekmek ve peynir ile gider. Sen de çok dolanma ortalıklarda. Bugün ölümün kılıcı denize açılmış. İçeride kal. Diyen dedemi…

    İçerideyim. Dalgaların sesiyle nefesimi eşliyorum. Kapı kapalı olsa da dışarıda kalanların tümünü hissedebiliyorum. Ölüm bugün de yakın. Her gün gibi. Hep yanı başımda. Beni yokluyor, kolluyor hiç dokumadan. Bilmediğim, tanımadığım ağabeyim olabilir mi ölüm, ya da bir yerlerden bir kuzen? Beni bu denli sevdiğine göre.

    Kum böceklerinin ömrü ne kadardır dede? Benimle kalabilirler mi? Biraz yalnızım ben. Biraz da korkuyorum. Onlar ölmekten korkmazlar belki. Bilmezler ki yaşıyorlar mı ölürler mi?

    Akşamla birlikte fırtına da geldi işte. Uğultusu karanlık. Ama alışkınım. Kendi uğursuz olanı pek korkutmuyor sesi uğursuz olan. Adeta tekmeliyor, dövüyor aramızdaki tahtadan tek engeli. Açıl diyor, bana yol ver, önümde durma. Gel diyorum içimden, alacağın ne kaldı ki illa girmek istiyorsun. Kapının tokmağı titriyor. Sallanıyor. Menteşeler çığlık çığlığa. Ama ben korkmuyorum. Çocukken korkusundan yatağın altına saklandığım fırtına şimdi bir başka şekil alıyor gözlerimin önünde. Sadece ölümü görenlerin bildiği şifreleri ben de çözebiliyorum. Denizi ardına alan fırtınanın derdini biliyorum. Yaptıklarımızı sökmek istiyor. Kurduklarımızı bozmak. Sökülenler yeniden yapılsın, bozulanlar yeniden kurulsun diye. Beni de diğerleri gibi öldürmek istiyor. Ölenler yeniden dirilsin diye. Sadece bekliyorum.

    Beklemek, gri rutubetli geçmişten miras bir örtü gibi ayaklarımın dibinde serili. Buruşuk. Lekeli. Sökük. Tekmelemek geliyor içimden. Değmesin bana. Oturduğum taburede etrafıma bakıyorum. Dirseğimi dayadığım küçük tahta masanın üzerinde derin çizgiler var. Kendinden değil, sonradan bıçakla kazınmış çizgiler. Birileri çok beklemiş bu masanın başında. Tek çekmeceli bir masa. Çekmecenin kulbu bir dümen. Gülümseyemiyorum. Hiç komik değil çünkü. Masanın üzerinde bıçakla birlikte beklediğinden emin olduğum günlüğü alıyorum elime. Deriyle kaplanmış, tuzlu sudan kapağı şişmiş günlüğün nemden bozulmuş sayfalarında geziniyorum. Sayfalar dalgalar gibi. Biri bir yöne diğer başka yöne kaçıyor. Ama sonunda hepsi birbirinin içine dönüyor. Dalgalar başına buyruk koşarken üzerlerindeki yazılar yer yer dağılmış.

    Sayfaların arasında bir adam görüyorum. Fırtınanın kalbinde, kayalıkların üzerinde tek başına duran bir adam. Koca kulaklı, kara saçlı, düşük omuzlu, umutsuz bir adam.

    Çocukken çok uzaktan görebildiğim, sadece fotoğraflarından tanıdığım, korkusuz bildiğim ama özünde yalnız, yurtsuz, kokusuz adam. Kayalara basan ayak tabanlarına radyonun anlamsız cızırtıları eşlik ediyor. Ayakları çıplak. Kesiklerinden koyu renk kanı sızıyor. Oradan hiçbir yere gitmeyecekmiş gibi, fenerin derinlere saldığı temelleri gibi duruyor babam. Kanıyla kök salmaya çalışıyor. Öyle sanıyorum. Babam bu fener kadar güçlü sanıyorum. Onun gibi boyun eğmez, acı çekmez, dirayetli, sağlam. Fırtınaya kafa tutmak, beni korkutmasın diye onu uyarmak için kayalıkların üzerine çıkmış sanıyorum. Ne büyük yanılgı. Çocuğum işte. Sonradan anladım. O, rüzgârla denizin soyundanmış. Geçer, gider, göçerlerdenmiş babam.

    Dalgalardan konuştuğunu duyuyorum. Ama yine bana değil sözleri. Beni görmüyor, duymuyor. Kime seslendiğini biliyorum. Annemi arıyor, onu çağırıyor yine. Her gün her gece olduğu gibi. “Gelmek istiyorum,” diyor. “Yanına gelmek istiyorum.”

    Annem yanıt veriyor. Korkunç bir şimşek çakıyor. Her yer aydınlık. Çığlık atıyor annem. Gökleri parçalayan kocaman bir çığlık. “Olmaz,” diye haykırıyor. “Onu bırakamazsın, olmaz.”

    “Canım çok acıyor,” diyor babam. Annemin deniz gözleri karanlık bulutların arasında beliriyor. Yine bir şimşek çakıyor, sonra bir daha, sonra bir daha. Küsüyor babama. Küserken de özlüyor. Babam annemin gözlerindeki özlemi görüyor. Biliyorum.

    Bir çığlık duyuyorum. Bir çocuk çığlığı. Kendi sesime yabancı bağırıyorum. “Babaaa” diye tükürüyorum rüzgâra karşı. Tükürüklerimi yutuyorum yeniden. Beni duymuyor.

    Ama sadece tek bir anlığına olduğum yere doğru dönüyor. Şefkat yok, hayal kırıklığı, bir tutam öfke, cam kırıkları, hafızası başka bir yerde şekillenmiş yapış yapış bir yabancılıkla bakıyor. Bu onu son görüşüm, son duyuşum, son bilişim. Ben artık babasız bir çocuğum. Piçim. Yalnızım.

    Günlüğü kapatıyorum. Dışarı taşan tuz kokusunu yeniden içeri tıkıştırıyorum. Yazanı çoktan gitmiş olanın kendisi de küskün oluyor. Zamansız göçenin küskün itirafnamesi. Elimden olabildiğince uzağa fırlatıyorum. Fırtınanın sesi hafiflemiş. Denizin kükremesi sönmüş. Alacağını almış, yıkacağını yıkmış, bozacağını bozmuş. Kim bilir bu gece limana kaç gemi sığınmıştır? Birahanenin ahşap duvarlarında hangi sarhoş şarkılar yankılanmıştır? Kim bilir kimler sevdikleri geri dönebilsin diye nasıl dualar etmiştir? Fenerin titrek ve kırık ışığında oturduğum odanın duvarına uzamış gölgeler oyunlar oynuyor. Birbirlerini yutuyor ve sonra içlerinden yeniden doğuyorlar.

    Kendimi tavanın köşesinden izliyorum. Karanlık bir gecede, soluk gaz lambası ışığında işlenmiş bir desen gibi şekilsiz ve kusurluyum.

    Sallanmaktan bitkin açıp çıkıyorum kapıdan. Burada kalmamın bir anlamı yok. Cebimdeki anahtarı paslı kapı deliğine kolayca sokuyorum. Ve orada bırakıyorum. Kapıyı kapatmıyorum. Benden sonra gelecekler yeni taburelerle takım bir masa alırlar. Yeni bir günlük tutup aydınlık fotoğraflar çekerler. Duvarları muhakkak boyatır, kapıyı yenilerler. O zamana kadar benim kum böceklerim yiter, yenileri gelir. Kim bilir kaç fırtına daha kopar. Ama ben çoktan başka denizlere yola çıkmış olurum. Başka bir ufuk çizgisine bakacağım yeni bir sığınak bulmaya. Mor ve vahşi. Topraksı ve davetkâr. Başımı gökyüzüne kaldırıyorum. Bulutlar dağılmış, son dördün beklemekten sıkılmış aydınlık gözüyle etrafı izliyor. Fenerin dönen ışığı ayın ortaya çıkmasından memnun. İkisini baş başa bırakıp tepeden aşağı doğru yürümeye başlıyorum.

    Bütün bunlar gerçek miydi, rüya mıydı emin değilim. Camdan dışarı baktığımda sakin bir gece gördüm. Dolunayın cömert ışığında dinlenmeye çekilmiş yıldızlar. Ve büyük, kocaman bir boşluk. Göz alabildiğince. Boşluk insana böyle şeyler yaptırıyor işte. Bir masanın başındaydım evet. Küçük de bir masaydı. Küçük de bir çekmecesi vardı. Ama bir günlük hatırlamıyorum. Bir ara bu çekmeceden birtakım kağıtlar, koçanından kopmuş feribot biletleri, kapısını kaybetmiş anahtarlar arasından rengini yitirmiş fotoğraflar çıkarttım. Sanırım. Bir adam. Bir çocuk. Bir de iskele vardı. Ha bir de deniz vardı, uçsuz bucaksız deniz. Ama buradaki gibi kayalıklar yoktu. Fener de. O soluk fotoğrafların her birinde çocuk ve adam çıplak ayaklarıyla kumların üzerinde el eleydiler. Çocuğun diğer elinde sırasıyla bir külah dondurma, bir deniz kabuğu, kısa bir olta, oyuncak bir yelkenli, kuyruklu bir uçurtma vardı.


    Başak Bıyıklı İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Yirmi yedi yıldır pazarlama araştırması alanında çalışıyor; kendi işinin sahibi. 2022’de Çanakkale’ye taşındıktan sonra edebiyat eğitimine ve yazı çalışmalarına yoğunlaştı. Öykü ve küçürekleri çeşitli kolektif kitaplarda yer aldı. Denize ve fıstık çamlarına karşı yazıyor; yakında yayımlamayı planladığı kişisel kitapları üzerinde çalışıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    başak bıyıklı suaremag yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    EKLECTRIC DUO 8 Kasım’da ilk kez İstanbul’da

    Ekim 21, 2025 Konser

    Roma tarihi ‘Roma Tarihi: Askeri Monarşinin Doğuşu’ ile tamamlanıyor

    Mart 17, 2026 BURAK SOYER

    Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

    Aralık 14, 2025 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.