Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » PORTUS NERONİS      
    Melek Toksoy

    PORTUS NERONİS      

    Kasım 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melek Toksoy

    Patara Antik kentinde arkeolojik kazı sınırları dışında, koyunlarını otlatan Rasim, güneşin yakıcı saatlerinde rehavet içinde yere çöktü, bir taşa yasladı sırtını. Koyunlar da dinlenmeye durmuşlardı. Çantasından bir kitap çıkardı. Patara Krallığı Antik Tarihi… Açtı, sayfaları kaldığı yerden okumaya başladı. Bir süre sonra aklında Neron’la, yanına koydu kitabı. Çantasına elini soktu tekrar, gülümsedi, aradığını çıkardı. Gümüşi renkte, uzun kenarları desenli ama oksitlenmiş bir mızıka. “Ey Çoban” notalarını üflemeye başladı. Notalar Patara’nın pek terk etmediği rüzgârıyla kucaklaştı, ardından beraber antik kentin yemyeşil otları arasında serpilmiş taşlarına, sütunlarına, amfi tiyatrosuna kadar gezindiler. Mızıkayı üflerken başı da eşlik ediyordu şarkısına, yüzü gökyüzüne uzandı, güneşin tüm ışığını yüklemesiyle gözleri kamaştı, müzik aleti parladı, onu yere bıraktı. Kalktı ağır ağır, amfi tiyatroya yürüdü. Omuzlarında kırmızı imparatorluk pelerini başında defne yapraklarından bir taç vardı. İçeri girer girmez gördüğü kalabalığa gururla baktı, duruşu daha bir dikleşti, çenesini daha bir kaldırdı, sesler tezahüratlarla yükseldikçe göğsü nefesiyle şişti. Sahnenin tam ortasında durdu. Kollarını kaldırdı. Azalan uğultularla sustu herkes.

    “Ben büyük imparator Neron. Şimdi halkıma lütufla şiirler okuyacağım:
    ‘Ey güneşin tutulduğu günlerin şarkısı, dinle beni…’ ”

    Şiiri, Homeros’tan bir destandı. Şiirin her dizesi, Neron’un tok berrak ama bir o kadar melodik sesi, denizleri aşan gemiler gibi güçlü, her kelimesi, her vurgusu, düşman kalelerine saplanan oklar gibi isabetliydi. Tiyatronun her köşesinde yankılanıyor, dinleyenleri büyülüyordu. Alkışlar “Yaşa Büyük İmparator!” nidaları ile göğe yükseliyordu. O, Neron’du. Gücü yeteneklerinden, şiirle taçlandırdığı sesinden geliyordu, kimsenin alay edemeyeceği kadar mükemmeldi. Kalkanı, zırhı kendisiydi. Aklıydı.

    Şiiri bitti, halkına selam verdi, aynı adımlarla döndü dinlendiği yerine. Mızıkasını yerden aldı, koydu çantasına, kitabını da. Yaslandı alıştığı bu antik taşa.

    Patara Antik Kemeri’nin altından sahile uzanan taş parke yola, geçen arabalara, sahile yürüyen insanlara baktı uzun uzun. Gün ilerlemiş güneş inmeye, gökyüzü kızıla dönmeye, yürüyen insan seli çıkış yönüne kaymaya başlamıştı.  İki kişi parke yoldan ayrıldı Rasim’e doğru. Birinin koltuğunda top vardı. Vücut dilinden anladı kimler olduğunu. Yanakları seğirdi, iç çekti, şapkasını yüzüne indirdi.

    “Na na napiyon Ra Ra Rassim?” dedi Recep.

    “U u uyu yyo yon mu Ra Ra Rass Rasimm?” diye devam etti İlkay, Rasim’e eğilerek.

    Şapkasını yavaşça başparmağı ile geriye savurttu Rasim. Doğruldu, asker selamı ile hoş geldiniz işareti ile başını salladı. Konuşmadı.

    “Bi bi bizzz tttop oy oyyy oooyyy oyn oyn nadıkk  Rassimm.”

    “Sss senn ko koyy yunn ottlattt.”

    “Giddinn ha haydi, ben ben benni raht bırrakn.” Bir çırpıda konuşmuştu ayağa kalkarken.

    O esnada az yukardaki evlerinden annesi seslendi. Ardından koştu onlara doğru. Gençlerin karşısında bitti. Yüzlerini inceledi, gözlerini gözlerinin içine dikti oklar fırlattı eli belinde.

    “Len oğlancıklar, yine mi siz! Ne istersiniz Rasim’den. Sizi cebinden çıkarır da kumlara gömer benim çocuğum. Tırna olamazsınız. Sizi sünepeler sizi.”

    Sonra oğluna döndü: “Rasim, yemek hazır, diyecektim sana.”

    Oğlanlar oyunları kesilmiş, hevesleri kursaklarında toparlandılar. Biri, küçük bir ayna çıkardı, uzun saçlarını eline tükürüp düzeltti, diğeri ona göz kırptı. “Yakışıklısın. Eh bakarsın yolda güzel kızlara rastlarız,” dediler, Rasim’e tepeden bakarak. Uzun saçlı olanı aynayı arka cebine sapından soktu, Rasim’in annesinin yeni bir saldırısına fırsat vermeden hızla parke yola koştular. Ardından onlara bakan Rasim annesine seslendi.

    “Annne üzülme, bben i iy iyiym. Ahmet’le Utku bizz  ttop oynuyos z aza zatten”

    “Oğlum az yükseltsene sesini bunlara, sen alttan aldıkça dalgaları daha yükseliyor. Bi kere acıtsan şu gibileri kumun dibine gömülürler valla!”

    “Ta tammam anne. He hhep diyosn. Ben yeme giddiyom.”

    Kadın koyunlara daha yakın bir yer seçti oturdu o da bir taşın dibine. Rasim, atadan evlerine çıktı. Sit alanı içinde kalmıştı evleri. Çok eski bir yapı olduğundan yıkılmamıştı. Yukarı çıkan parke yol kenarlarında su birikintileri de güneşin arada çıkardığı ışıklarıyla yarı gölgeli parlıyorlardı.  Uzandı birikintilerden su avuçladı yüzünü başını ısladı. İlerilere uzandı bakışları hipodromun son yıllarda az çok ortaya çıkmış alanına doğru. Hipodrom da gölgesini gömülmüş olduğu kumullarda bırakarak yavaş yavaş yeryüzüne iyice yükseldi yükseldi yerleştirdi kendini temelleri üzerinde.

    Patara Hipodromu’nun tepesi gök; bir tarafı düz, diğer tarafı yarım daire şeklinde doğal yamaçlar şeklinde oyulmuş basamaklarında oturmuş seyircileri, bekliyorlardı. Zemin topraktı, düz sahanın iki ucuna demir halkalı mermer çemberler dikilmişti. Tribünlerde Likyalılar değil modern giyinmiş bir avuç turist vardı.

    Neron güçlü gövdesi ile gururluydu, tahtadan oyulmuş ve deriyle kaplanmış bir top koltuğunda, ilerledi. Ardından takım arkadaşları takip ettiler. Diğerleri az geride O ise ortada durdu. Karşısında zalim Gassius ve Tigellinus ve yandaşları vardı. Hepsinin üzerlerinde tunikler, ayaklarında deri sandaletler vardı.

    “Gözünüz toprakta olsun delikanlılar!” diye seslendi gözlerini kısarak bakıyordu onlara. “Bugün yenileceksiniz!”

    Neron, topu sürerek ilerledi.

    “Bunu göreceğiz Neron, daha yeni başlıyoruz!” dedi karşısındakiler.

    “İyi olan kazansın!”

    Neron’un bu lafına çok güldüler. Neron yandaşları O’na sakin olmasını fısıldadılar.

    “Sen kötüsün Neron! Sadece kendine kötüsün tabii!”  

    Yandaşları gerilen Neron’a sakin olmasını fısıldadılar. Neron tribüne döndü, seslendi:

    “Kötüdür insanlar.” (*)

    Sonra bir adımla kendi karşısına geçti. “Hayır, insanlar iyidir. Onlara kötü oldukları öğretilmiştir, onlar da inanmışlar buna.” (*)

    Selam verdi ve basketbol başladı.

    Top sürme sesleri, antik hipodromda yankılandı. Neron, bir ok gibi fırlayarak arkadaşının önüne çıktı. O koştukça zıpladıkça tribünlerdeki halkı da tek bir enerji bütünlüğünde hareket ediyordu. Karşısındakiler hayret nidalarını bastırmaya çabaladılar. Ani bir hareketle topu kaptı ve hızla potaya doğru koşmaya başladı. Ayağındaki sandaletler tozu dumana kattı.

    Mermer çemberin önüne geldiğinde, tribünlerden bir uğultu yükseldi. Sıçradı, topu güçlü bir hareketle potaya doğru fırlatıyordu ki; hipodromun bir köşesinden yansıyan bir aynanın ışığı gözlerini kararttı, topu boşa yükseldi rakiplerine geçti. Hipodrom aaaa seslerine gömüldü

    “İşte bu!” diye bağırdı karşı taraf coşkuyla. “Patara, basketbolu kabul etti! Neron da kaybetti” Zıplıyorlar sarılıyorlardı birbirlerine. Neron ve arkadaşları, alınlarındaki terleri sildiler, suratları kızarmış bozguna uğramış olmanın ağırlığında “Peki, kabul edelim. Ama unutmayın Gassius, Tigellinus ve siz yandaşları, ikinci devre her zaman benimdir, bizimdir!”

    İkinci devrede buluşmak üzere ayrıldılar.

    Patara’da gün batımı da güneşi gibi bu antik kentin taşlarını, yüzyıllar sonra ilk kez, bir basketbol maçının coşkusuyla tarih ve modernlik buluşmasını taçlandırırcasına daha bir aydınlatmış, daha bir renklenmişti.

    Hipodromdan yandaşlarıyla çıktı, toprak ıslaktı, yürüdükçe ara ara bastığı yerlerden sular sıçrıyordu. Daha yoğun su birikintilerine doğru eğildi, ellerini ıslattı avuçlarıyla yüzünü başını serinletti. Karnı guruldadı. İyice acıkmıştı. Arkadaşlarına teşekkür etti.  Evlerine az mesafe kalmıştı. Babası balkonda yemeğe bekliyordu. Günün akışı üzerine sohbet ederek yemeklerini bitirdiler. Patara’nın eşsiz grubu tüm renklerini hala bonkörce sunuyordu hanesinde yaşayanlara. Babasından müsaade istedi, annesiyle koyunları ağıla sokmak üzere aşağı sekerek yürüdü.

    Annesi oğluyla sürüyü toplarken, ayrılan kuzuların peşinden koşturmasını, onlara seslenişini tebessümle izliyordu. Ağılın kapısını kapattılar. Eve geçtiler, köpüklü kahvelerini hep beraber höpürdettiler TV karşısında. Saatine baktı Rasim, annesi daha erken, dese de omuz silkti, yatacağını söyledi. Girdi odasına, soyunurken, hipodrom tarafında bulduğu, İlkay’ın düşürdüğü aynayı hatırladı. Çıkardı cebinden sehpaya özenle koydu. Pencere duvarına dayanmış yatağına uzanırken aynayı tekrar eline aldı, tembel tembel oynatırken, derinleşmiş ay ışığı odada gölgeler arasından aynaya yansıdı.

    Tekrar karşı karşıya geldi iki takım. İkinci devreye hazırdılar. Hipodrom meşalelerle aydınlatılmıştı. Gökte ay onları izliyordu. Neron dik duruşunda delici baktı karşı takıma. Bu defa iyice düşündü, daha stratejik olacaktı. Topun sürünme sesleri göğe kadar yankılandı, herkesin önüne geçti Neron, hızla yakaladı, etrafındaki sesler kesilmişti. Kendi de topun ardından yükseldi ki; top, demir halkadan geçerken tüm hipodromu çınlattı. Neron gururluydu. Başarmıştı. Tribünde yoğun bir hareketlilik, alkış ve coşkulu sesler hipodromu sallıyordu. Neron arkadaşlarıyla tribüne selam verdi. Ardından onların bir adım önüne geçti. Dimdik durdu, başını gökte parlayan aya çevirdi, bakışları zafer kazanmış bir imparatorun parıltısındaydı…

    * Odessa Öyküleri – İzak Babel – Alıntı: S.50

    Melek Toksoy, Antalya doğumlu. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okudu. Turizm ve otelcilik alanından emekli oldu. Yaratıcı yazarlık atölyelerine katıldı; insanlar, hayvanlar, doğa her daim ilgisini çektiğinden, sandığından günlük ve karamalarını çıkartarak  yazın hayatına başladı. Beş kolektif kitapta öyküleri yer aldı, çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. 

    DİĞER YAzıları oku
    SuareMag – Arşiv
    melek Toksoy suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    William Shakespeare’in unutulmaz eseri Othello seyirci ile buluşuyor

    Aralık 12, 2023 KÜLTÜR - SANAT

    Vizyonda bu hafta: 7 yeni film gösterimde!

    Haziran 15, 2023 Sinema

    DAHA ÖNCEKİ YARIN

    Nisan 1, 2026 Belgin Ulutay
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.