Benan Bilek
Harfler sayfanın kenarından aşağıya doğru yürüyor. Karıncalar gibi. Ardı ardına. Sıra bozmadan. Bando majör şişman. Uzun. Ritmik. Arkadakiler takipte. Kıt’a dur bir ki. Hop. Dursanıza. Size söylüyorum duymuyor musunuz beni? Duymuyorlar. Durmuyorlar. Birbirlerinin önünü kesiyorlar. Oraya buraya dağılıyorlar. Masanın kenarına doğru. Hepsi atlamaya koşuyor. B, B düştü düşecek. Gözleri faltaşı. Korkuyor düşmekten yine de durmuyor. Duramıyor. Arkasında birileri var. Arkasındakiler de durmasın diye durmuyor. Mu? M’nin çengeli. İtalik M. İki bacağı ayrık, bacakları kapanmıyor. Adı çıktı M’nin, apış arası kurumuyor. Ayıp. Öyle deme ayıp. Değiştir harfi. Başka yere bak. Ters kur kendini, takılma M’ye. Kapa gözünü, görme. O yuvarlanıyor. O’nun dönüşü saat yönünde. Akrepten sıkılıyor, akrep ağır. Akrep donuk. Of sıkıcı akrep. O, yelkovanın peşinde. Masanın öbür tarafına akıyor. Arkasına bakmıyor O, noktaları yerde kalmış. O değil o, Ö. Gözleri gidik. Noktalarını kaybetmiş. Gözleri fer fecir. M’ye cilve yapıyor. M’nin bacakları açık. Hep açık. N’nin yarım kalan hevesi. Yukarıya uzanıp kalmış bir yanı, yere basamıyor. Yer uzak. Yer kalkıp iniyor, tutunamıyor N, düştü düşecek. Umursamıyor S. T’ye asılıyor. T kolları açık, yarım yamalak İsa. Günah diyor günah. Günah kime günah? Takılıyor öylesine. Yanından akıyor diğerleri. Bütün harfler oynak, kayıp gidiyorlar savrula devrile. Her yere saçılıyorlar. Yayım yayım yayılıyorlar. Düşecekler. Yok olacaklar. Bir el. Masanın kenarına ayasını dayıyor. Bir iki harf hızla çarpıyor ele, geriye takla. Devriliyor tepe taklak. Arkadakiler duramıyor. Onlar da çarpıyor önlerindekilere. Gürültülü. Çok gürültülü. Metalik bir gürültülü. Çınlıyor her taraf çarpma sesiyle. Gülüyorlar. Kahkahalarla gülüyorlar. Ağız dolusu gülüyorlar. Dişleri sararmış. Dişleri leke leke. Sigara sarısı. S sigaraya ait. Sarıya da. Kokuyor ağızları, kahkaha atıyorlar. Kahkahanın K’si. Ka’sı deme sinir olurum. Ka kakada. Kaka çocuk. Pis çocuk. Dönme dolabın tepesinde çocuk. Tutamıyorum. Uzak. Uzaklık ellerime bağ. Gücümü alıyor Ç. Sesim yetmiyor. Yardım edin, yardım edin. Duymuyor kimse. Nefesim kesiliyor. Boğazıma yapışıp kalıyor kelimeler. Birikiyorlar üst üste. D’ler düğüm düğüm. Üst üste yığılıyor harfler. Denizin D’si, dedenin D’si, depremin D’si masanın kenarında yığılıyor. Hepsi düştü düşecek. El tutuyor harfleri. Öbür elini de koyuyor elinin yanına. Elleri açık duruyor inatçı! Harfler avuç içine doluyor. Bencil. Bütün harfleri tutuyor, kapatıyor elini. Sıkıyor parmaklarını. Harfler boğuluyor avuç içinde. Harfler yok. Heceler yok. Kelimeler yok. Yok oluyor sözler. Yeni sözler girecek yer bulamıyor. Mahkûm kalıyorum eski sözlerin kalabalığına. Duymak istemiyorum. Kulaklarım kapalı. Sessiz kalıyor her şey. Not defterimi açıyorum, cümlelerin ağırlığı yerinden oynamış. Eksik. Eksiği tamamlayamıyorum. Yerine koyamıyorum. Koca bir boşluk açılıyor kelimelerin arasında, büyüyor gitgide, kalemim kapatmıyor yalnızlığı. Vazgeçiyorum. Eksik tamamlamak istemiyorum. Boşluk kapatmak istemiyorum. Kalemi kaldırıp bir süre boşluğu dinliyorum. Boşluk iyi geliyor. Derin bir nefes alıyorum.

Benan Bilek, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde okumak için geldiği İzmir’de yaşayan bir İstanbullu. Öğrencilik yıllarından bu yana iletişim sektörünün farklı dallarında görev yaptı. Metin yazarlığından ajans başkanlığına, dergicilikten senaryo yazarlığına uzanan iletişim deneyiminin sonunda yolu sanata vardı. Un elekleri üzerine ipliklerle yaptığı resimlerle pek çok kişisel sergi açtı; “Yaşam Elekleri” atölyeleri düzenledi. Türkiye’nin izleyicisi sadece kadın olan ilk stand-up projesini hayata geçiren Bilek’in Gece Tuşları, Duvarlar Şahit, Çin Çin Çini Mini Hanım, Rezene öykü kitaplarının yanı sıra Punta – Bir Meyhanenin Romanı adlı eseri bulunuyor. Bilek, öykü yazmaya, sahne gösterilerine, özel atölye çalışmaları ile kasnak ve elek üzerine ipliklerle resim yapmaya devam ediyor.


