Close Menu
    Son Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Salı, Ağustos 25
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

      Ağustos 2, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Canavar’ın ‘saf’ değişimi ve dönüşümü

      Ağustos 12, 2026

      Elsa Morante’nin iki eseri aynı anda Türkçede

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – V

      Mayıs 9, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos Boyunca Ücretsiz Film Şöleni

      Ağustos 4, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

      Ağustos 24, 2026

      Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

      Ağustos 24, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      TUZ DENİZİ

      Ağustos 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BEN KAZANDIM!
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    BEN KAZANDIM!

    Mart 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gökbanu Sezi Coşkuner

    Kapıyı kapatınca içerideki hava hafifçe yer değiştiriyor ve göğsüm bir vuruş geri çekiliyor. Eşikte takılı kalıyor gözüm. Bir şey? Bir şey var kapının önünde. Kilidin üstünde. Uçuyor mu? Kapıya bakmamak için direniyorum. Direndikçe göğsüm bir vuruş, bir vuruş daha geri çekiliyor. Sıkışıyorum. Nefes alıyor muyum? Anlayamıyorum. Kilitledim mi kilitleyemedim mi? Kilitlemeliydim. Kilitlemiş olmalıydım. Kilitledim. Mi? Girişteki boğucu sessizlik beynimdeki uğultulu tepelere darbe üstüne darbe vuruyor. Kalbim atmıyor ya da o kadar hızlı atıyor ki artık hissetmiyorum bile.

    Ayaklarım eşikte yalpalayınca bedenim ağırlığını yeniden dağıtıyor. Çamurlu ayak izlerine bulanmış paspasa takılıyorum. Eğriliyor. Düzeltmem lazım. Eğriliği zihnime batıyor. Zihnimde bir salınım başlıyor. Ne salıyorum acaba? Çamur? Toz? Sıva? Hizaya sokmalıyım paspası. Bir gözüm hâlâ kilidin üstünde… Salınımda bekliyorum. Neden sallanıp duruyorum? Nerede acaba şimdi? Uçup gitti mi?

    Koridorun sonunda ışık kısılıp açılıyor ve duvarda ince bir çizgi beliriyor. İşte bak! Orada şimdi. Sensörlü LED lambanın tam önünde. Kanat çırpışlarının titreşimleri duvarda belli belirsiz yarıklar açıyor. Gittikçe büyüyen. Önce ince ince şeritlerle başlıyor. Kocaman ağızlı yarıklara dönüşüyor şeritler.

    Gözüm o çizgimsinin kıyısında oyalanırken içimde bir bekleyiş büyüyor. Bir şeyler salındıkça salınıyor. Bak işte! Göremesem de biliyorum. Salına salına kanat çırpıyor. Sanki oymuş sahibi buranın gibi. Sanki sahibimmiş benim gibi. Gibi. Beni eşiğin köşesine hapsedeceğini sanıyor. Ne kadar süredir orada bekledi acaba? Beni yenebileceğini, bir zamanlar şerit olan yarıklara yem edebileceğini sanıyor. Ahmak! Vestiyerdeki askı boş mu? Atkımı asmıştım oraya. Astım mı asamadım mı? Asmalıydım. Asmış olmalıydım. Astım. Mı?

    Sağ elimi pantolonumun cebine sokuyorum. Avucum ısınıyor, anahtarı cebimde biraz daha derine itiyorum. Kapının sürgüsünü bir daha kontrol ediyorum. Anahtarı cebime ne zaman koydum? Ben mi koydum? O koymuştur. Kendi koyamadıysa koydurtmuştur. Yalnız gezmez o. Tek başına baş edemez benimle. Bilir. Ezeceğimi. Ezmedim diye bugüne kadar. Bak şimdi kapının kilidinde, vestiyerdeki askıda, LED lambanın ışığının tam da önünde hepsi. Dedim işte. Tek tabanca olmaz. Şövalyelik de bir yere kadar. Kanat çırpışlarının sesi kulaklarıma usul usul artan bir basınç uyguluyor.

    Tavan yönünden belirsiz bir koyuluk döne döne yanımdan geçip duvara yapışıyor gibi oluyor. Yörüngesinde belli belirsiz bir iz bırakıyor. Houston, we have a problem. Kıyı şeridi hemen boşaltılsın. Meteor yağmurlarına kıymıklar karışmış. Aman batmasın. Bunlar ısırır mı beni? Isırırlarsa çok acıtırlar mı? Acıtırlarsa çok, kıymıkların acısı geçer mi o zaman? Offf! Nefes almak istiyorum! Nasıl yapıyorduk? Sakin sakin. Çek içine. Tut üç saniye. Şimdi burnundan sal. Salına salına. Bak uçuyorlar işte. Kabindeki basınç oranı çok arttı. Oksijen maskeleri insin artık tepeden. Ama dur! Önce yüzümdeki maskeleri çıkarmam lazım.

    Nefesimi sayarken rakamlar birbirine çarpıyor ve ritim tekliyor. Önce toplamaya çalışıyorum. Olmuyor. Sonra ikiye bölüyorum. Bölünmüyor. Tek sayı. Hem de asal. Üç. Ne kadar da asil bir sayı. Asal asal. Tepemde uçuşan üç asalaklar gibi. Salaklar!

    Dilimin ucunda kuru bir tat geziyor, adını anarsam büyüyecekmiş gibi susuyorum. Asalak dedim bi kere. Gerçek adınızı söylemedim ki. Dilim kurudukça kuruyor. Bedenim pelte gibi. Mutfak? Su? Suu? Yapamıyorum. Hayır. Çok ağır her şey. Çok ağırım. Çok ağrım var. Anılarım, hayatım, belleğim ve ruhum çok ağrıyor. Ya da geriye ne kaldıysa. Onlar işte!

    Omuz başımda kısa bir seğirme dolaşıp kürek kemiğime tık diye vuruyor. Baya öyle “TIK!” diye. Duyuyorum. Bir an için titreşen kanatların sesini bastırıyor. Sanırım menteşelerim gevşiyor. Bak işte! Tak! Biir. Tak! İki. Tak! Üç. Teker teker düşüyor gevşeyen vidalarım. Üç tane. Birbirinin peşi sıra. Peş peşe. Üç. Tek sayı. Hem de asal. Üç. Ne kadar da asil bir sayı. Hem de asal. Sadece bire ve kendime bölünüyorum. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. Her şey sadece benim için.

    Şeritlerim yarıklara, yarıklarım oyuklara dönüşüyor. Benim hayatımda hiçbir fidan ağaca dönüşmüyor ama. Haksızlık! Oyuk oyuk her şey. Bak duvarlarda da aynı oyuklardan var. Obruklara dönüşüyorlar. Obrukların obruklarıma karışıyor. İçimdeki şeytanlara Zülfikarlarla saldırıyorum. Kesmiyor. Biçmiyor. Kafiye olsun diye değil…

    Gözüm, tavandan aşağı süzülen belirsizliği izlerken ayaklarım zemini genişletmek istiyor. İyice bastırıyorum tabanlarımı yere. Halı varmış burada. Ne zamandır? Ben mi serdim? Serdim mi seremedim mi? Sermeliydim. Sermiş olmalıydım. Serdim. Mi? Pek yumuşak. Dengem bozuluyor. Ama zemin genişliyor. Mutlu oluyorum ama geçici bir mutluluk benimkisi. Anlık bir dopamin salınımı salına salına kaplıyor zihnimi, bedenimi. Bak işte! Zemin genişledikçe açılıyor. Açıklık yayılıyor. Artık yerleşik düzene geçme zamanı benim için. Sorsam mı artık ona? Teklif etsem? Evet der mi bu defa bana? Yerleşim planını yaparım ben. Yerleştikçe alışırız birbirimize.

    Açıklık salona kadar yayılıyor. Eee, durmak olmaz o zaman. İşleyen demir ışıldar. Salona doğru attığım adımda burnuma acımasız ve ani bir sinsilikle sızan kokunun zamana ait bir kapıyı araladığını hissediyorum. Tanıdık, çok tanıdık bir zamanın gri, tozlu kokusu bu. Arkasında çok şey saklayan. Katmanlı bir koku. Katmanlarında kırık aynalar, aynaların içinde lekeli sırlar. Sırlarında katmerli sızılar barındıran.

    Işık yeniden kısıldığında duvarda dördüncü bir kıpırtı çoğalıyor. Üçten dört oldular. Artık çift sayılar. İkiye bölebilirim. Kaleyi içten fethedip onları yenebilirim. Bak işte! Şimdi dördü de LED lambanın önünde. Sahne ışıklarının altında. Sahne sizin asalaklar. Sensörlü sensörlü alay ediyorlar benimle. Salına salına kanat çırpıp duvarın bir ucundan LED lambanın camına sekiyorlar. Seke seke kanat titretiyorlar. Ben onları bölemiyorum. Onlarsa gölgeleriyle bölünerek çoğalıyorlar. Basınç düşmüyor bir türlü. Nerede bu oksijen maskeleri. Houston? Sesimi duyan var mı? Tavan mı alçalıyor? Ben mi kısaldım?

    Parmaklarımdaki karıncalanma artıyor ve bileğim istemsizce yukarı kalkıyor. Salonun ışığı nereden yanıyor? Parmaklarımın ucundaki karıncalanma sıkıntılı bir bekleyişte. İrkiliyorum. Bak işte! Duvar alçalıyor. Ağzıma yüzüme tozlar yağıyor. Sıvalar mı dökülüyor? İrkildikçe irkiliyorum.  Omuz başımdaki kısa seğirmeler uzadıkça uzuyor. Her yerimde dolaşıp kürek kemiğime sürekli tık diye vuruyor. TIK! TIK! TIK! Yükseklik korkumu aylar önce yendim. O yüzden içimdeki bu aşağılık hissine bir anlam veremiyorum. Aşağı çekiliyorum ayaklarımın altında büyüyen açıklıkla beraber.

    Duvara tutunuyorum. Duvarın dokusu soğuklaşıyor; derim yüzeyde sürtünerek bir sınır çiziyor. Ben artık sınırlarımı biliyorum. Şeritlerden yarıklara, yarıklardan oyuklara, oyuklardan obruklara… Devasa delikler görüyorum her yerde. İçimde aniden beliren bir tiksinme. En çok kendimden. O deliklerde kendimi görüyorum.  İçimdeki deliklerle yüzleşiyorum. Midem bulanıyor. İçim karışıyor. Karış karış tiksiniyorum her bir zerremden. İğrenç bir karışımım ben. Annem ters dönmüştür yattığı yerde. Babamsa kıyamete kadar uykuda. Rahatsız edilmeyi hiç sevmez. Di. Sesimi duyan hiç olmadı benim.

    İçimde yarım kalmış bir cümlenin ağırlığı alçalan tavandan aşağı sarkıyor. Tekinsizce. Boşluğuma salına salına tekinsiz bir ip gibi dolanıyor. Oradan boğazıma sürünüyor. Tekinsizlik beni boğuyor. Ağzıma yüzüme tozlar yağmaya devam ediyor. Elimi cebime atıp derinlerdeki anahtarı buluyorum. Sıkıca avuçlayıp bırakıyorum. Keşke kilitlemeseydim o gece kapıyı… Sesimi duyan olurdu belki.

    Bir an için uzak bir akşamın hışırtısı geri dönüyor ve ben o sesi içimde bir yere kaldırıyorum. Cebimdeki anahtarın yanına ittirmek istiyorum. Beceremiyorum. Ağzım, yüzüm toz. Gözlerim de.

    Göz kırpışım uzadığında karşımdaki çizgi daha koyu bir hal alıyor ve odanın sesi inceliyor. Az önce tekrar belirdi. Boşlukta. Daralıyor koridor. Daralıyorum. LED ışık yanıp yanıp sönüyor. Basınç daha da arttı. Patlayacak belleğim. İçimde bir yere kaldırmaya çalıştığım ses direniyor. Genişliyor. Genleşiyor. Basınç artık dayanılmaz.

    Adımlarımı yerinden koparmak isterken ayaklarım yere yapışıyor. Önce dizlerim, sonra bacaklarım, bedenim, ardından da belleğim kilitleniyor. Altımdaki koca açıklık ve obruklar… yapışıyorum boşluğa. Havada asılı kalıyorum.  Çekim kuvveti yok artık. Zıt kutuplar her zaman birbirini çekmiyor.

    Ani bir karar kadar kısa bir zamanda elimi ışığın kaynağına götürüyorum. Ve işte elektrik düğmesi. Karıncaların dolandığı parmaklarım gevşiyor.

    Sonunda ayaklarımın altındaki aniden beliriveren o parıltıyı örterek sesi kesiyor ve o ilk çizgiyi karanlığın içine geri gönderiyorum. Şimdilik. Salondan çıkıp LED lambanın üstüne bir bant yapıştırıyorum. Koli bandı. Günlerdir ortada duran. Artık kapama zamanı. Yalan da olsa. İrili ufaklı, boy boy yara bantları yapıştırıyorum duvarda kalan çizgilere, şeritlere, oyuklara, obruklara… Ağzım yüzüm, üstüm başım toz içinde. Kirpiklerimde dökülmüş sıvalar. Yer son kez titriyor kapanırken ayaklarımın altındaki açıklık. Ben havada asılı. Susturdum mu cebime tıkmaya çalıştığım sesi? Susturdum mu susturamadım mı? Susturmalıydım. Susturmuş olmalıydım. Susturdum. Mu? Bak işte! Tozlu kolilerin arasındaki dört güve nasıl da durmuş, masum masum bana bakıyor. Vestiyerin askısı boş. Hatırlıyorum. Onun atkısıydı. Hiç asmadım. Yıllar önce o depremden bir tek ben sağ çıktım. Bak işte! Ben kazandım!


    Suare Öykü Dergisi – Tüm Sayılar
    çatlak gökbanu sezi Coşkuner öykü suare öykü suare öykü dergisi

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – VII

    Temmuz 25, 2026 Edebiyat

    EDİTÖR’DEN

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ 5. SAYI

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    BABAMIN BAVULU

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Çağdaş cazın özgün topluluklarından The Bad Plus, 12 Eylül’de Fiba Salon İKSV sahnesine konuk oluyor.…

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026

    Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

    Ağustos 13, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    İskenderiye Dörtlüsü: Zaman, bakış açısı ve bir kenti okumak

    Ocak 23, 2025 Edebiyat

    Drive: Kontrol ve mesafe üzerine bir otomobil filmi 

    Ekim 1, 2025 İbrahim Daş

    KAYIP BAVUL

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.