Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KİLİT
    Gönül Yasemin Ölmez

    KİLİT

    Mayıs 1, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gönül Yasemin Ölmez

    “Elbette dağların doğru tonunu sormayacaklar ama derler ki; Tanrı’nın adıyla, dağlar maviydi değil mi? O zaman biraz maviye dal da bana maviydi, şöyle ya da böyle deyip durma, maviydi değil mi? Güzel, onları mavi yap ve bu yeterli.” 
    Vincent Van Gogh 

    Eksikti belki. Ya da fazlaydı. Sana kendimi anlatabilmek için her şeyi kullanırım bilirsin. Görüntü hep aynıdır. Pencere önünde, dizlerinin üzerinde, ağır, bir tomar boş sayfa ile yazacaklarını düşünen biri. İşte o an her şey değişip başka bir hâl alıyor. Bir zaman makinesi gelip, alıyor seni içine. Sonra aniden kapılar kapanıyor. Yumrukluyorum, tekmeliyorum kapıyı. Sesimi son gücüne kadar kullanıyorum, “aç, lütfen aç kapıyı.”

    Ardından uzun süreli bir suskunluk oluyor. Sanki bu suskunluğun sebebi benmişim gibi bir duygu kaplıyor içimi. Çocukluğumda da böyleymişim, dil çıkarıp içine çeker, tuhaf el kol hareketleri yapar, ardından bir deli gibi dolanırmışım ortalıkta. Sonra çoraplarım, ayakkabılarım yana fırlatılmış, eteğimin yarısı ayaklarımla sular içinde. Merkez Camii’nin abdesthane için yapılmış üstü açık su deposu, uğrak yerim.

    “Üşütürsün, yapma öyle bakayım,” diyor muhtarın karısı Hayriye pencereden yolluğu silkelerken. Omuzlarımı hareket ettirip, daha çok vuruyorum ayaklarımla suya. Çop, çop, çop.

    Sular taşınca daha da hızlanıyorum. Düşüncelerimi açıklamak için gösterdiğim bir çaba, bir iç döküş, belki biraz da avuntu işte.

    Şimdi neyle avunuyorum? “Hiç.”

    Sandalyeden kalkıp mutfağa geçtim. Günün menüsü belli dünden arta kalanlar sayesinde. Musakkayla pilava bir çorba ilave etsem yeter diye düşünürken; “Yok yok, bir de mevsim salatası olsun,” diyorum, “bol rokalı ve maydanozlu.”

    Dolabı açıp bakıyorum, birkaç dal marulla, domatesten başka malzeme yok. Üşenmeyip paltomu giyiyorum. Pencereye bakıp, örtüyorum kapıyı ardımdan. Demirli heryer nasıl olsa. Bir türlü alışamadım gitti şu çift kilit kapılara da zaten.

    “Kilit dost içindir,” derdi rahmetli annem. Konuyu ne kadar bağdaştıramasam da kapıların açık olduğu zamanların çocukluğuydu benimkisi. Bir de ihtiyaç olursa tuz falan için işte. Maksat tüp bittiyse yemek ocakta kalmasındı. Hey gidi günler hey…

    Bahçe kapısının yanındaki limon ağacında, yeni yeni tomurcuklanmaya başlamış olanların içinde, büyücek tek kalmış olana takılıyor gözüm. Dalından ayrıldı ayrılacak. Ağzımda bir sulu tat, dişlerimde bir gıcırtı. Zihnimde bir an beliriveriyor.

    “Ben de size bakmıştım, limon mu topladın kızım? Baban doldurur yine kasa kasa kara izmaritleri. Limonsuz da olmaz. Sıkar, sıkar yersiniz afiyetle.”

    Üzerindeki yeleği çekiştiriyor kapıyı örterken. Arkasını dönüp giderken bir kalıp zeytinyağı sabunu düşüyor belinden aşağıya.

    Hiç dönmüyor geri, bakmıyor ardına. Hızla devam ediyor yürümeye. Bir sabuna bakıyorum, bir limona, bir de kapımızın önündeki terliklere. Fitnat abla ölü yıkayıcı.

    Limonları bahçe duvarın üzerine bırakıp, içeri girmeden fırlıyorum bahçe kapısından dışarı. Adresim aynı. Çop, çop, çop.

    Hay aksi!… Paçamı çekiştiriyorum yukarı. Durmuş abi tezgâhın üzerindeki yeşilliklere su atarken, önünden gelip geçene de bakıyor. Beni görünce, birden ayaklarıma dönüyor bakışları. Ben bir onun yüzüne, bir ayaklarıma bakıyorum. Biri başka, öbür teki başka terliklerin. Pembe olan kızımın.

    Mevsim kış da olsa, dip dibe terlikler eksik olmaz buralarda kapı önlerinden. Ne büyük rahatlıktır.

    “Alelacele çıktım evden, hâl böyle olunca,” diyorum.“Boşver, derdimiz bu olsun,” diyor.

    “Ne çok yağmur yağmış,” deyip sözü uzatıyorum bir gerekçe sunmak istercesine hâlime.

    “Farketmedim birikintiyi,” derken, gülmeye başlıyorum.

    Toparlamaya çalışıyorum kendimi ama gülmem geçmiyor. Şeytan dürtmüş bunu derler ya. Geçmişte buna benzer, hatta daha da beteri bir durumu anlatmaya başlıyorum.

    Evin hemen yakınındaki park yerine götürmüştüm bir gün çocukları, her sabah yapardık bunu. Büyük üç, küçük bir yaşında o zamanlar. Pusete ikisini de sığdırıyorum. Ben de kuvvetle arkadan itmece. Ter içindeyim park alanına vardığımda. Büyüğü salıncağa oturtup başlıyorum sallamaya. Her ittiğimde gözüm küçükte, arada bir gökyüzünde. Bir sokak köpeği geçiyor hemen yanımızdan, hızla bir tane daha geliyor havlayarak. Kovalamaya başlıyor önündekini. Aralarını bulmak istiyorum ama kızları bırakamıyorum öylece. Bağırıyorum “yapma, hişşt, çok ayıp ama. Herkese yer var burda,” diyorum. İki adım atıp geri dönmek durumunda kalıyorum. Dinleyen de yok zaten. İki kadın parka bitişik kafede oturmuş, biri kahve içiyor, diğerinin elinde koca bir elma, haşır huşur ısırıyor. Bana bakıp fısıldaşıyorlar ama anlıyorum. Bir organ işlevini yitirince diğeri onu destekliyormuş hemen. Dudak okumayı öğrenmişim. 

    “Kadına bak” diyor biri, “terliklerinin çifti ayrı.”

    “Dünyasından geçmiş ayol.”

    Son kez ısırıp, elmanın çöpünü atıyor önündeki küllüğün içine diğeri.

    Dönüp bakıyorum şöyle bir etrafa. Kuşlar uçuşuyor, arada bir yere inip gagalarını kumun içine sokanlar da var, hemen havalanıyorlar ama, belli ki aradıklarını bulamıyorlar. İki genç elele yürüyor, kız boşta kalan elinin işaret parmağıyla geçmekte olan büyük gemiyi gösteriyor gibi. Az önce kavga eden köpeklerde barışmış, oynaşıyorlar bir oyana bir bu yana. Ötede bir kız çocuğu, ayaklarını sokmuş denizin içine, keyfine göre esen lodosa inat savuruyor kıyıya düşen dalgaları avuç içleriyle.

    “Hasta olur muyum anne?”

    “Ah be deli çocuk” diyorum, “nane limon kaynatır annen sana, üstüne bir de harnup pekmezi, bişeyciğin kalmaz evelallah.”

    Bir aşinalık durumu var içimde. Tanıyor gibiyim sanki uzaklardan. Gidip sorsam kimsiniz diye, o da soracak şimdi sen kimsin diye. Sen kimsin, ben kimim? Sordukça kendime ilişkin düşüncelerim karışıyor. Hikayeler iç içe geçiyor işte o zaman.

    “Anne” diyor çocuk. “Hadi, kalk ne olur. Evimize gidelim.”

    Dudaklarımı oynattığımdan beni garip bakışlarla süzüyor.

    “Eee sonra ne oldu?”

    “İşte aynı böyle geçirivermişim ayaklarıma terlikleri. Yağmur birden bastırınca da hızla eve döndük kızlarla. Islandık tabii ki ama, olsun.”

    Balıkçı Fevzi’nin bağırtısı, iki sokak öteden, belki de daha gerilerden geliyor da kulağımızın zarı patlıyor.

    “Taze bunlar taze, canlı canlı, denizden çıktı denizden. Deli sarpa, del, ister tava yap ister kebab.”

    “Fevzi’deki ses, Pavarotti de bile yok,” diyor.

    “Bekleyelim bakalım, bugünün kısmeti neymiş?” diyorum, heceler gibi.

    Durmuş abi aslen Karadenizli. Hamsiden başkasını sevmezmiş.

    “Kılçık fobisi var babamın,” demişti kızı Selvi bir ara. Onun bekleyişi benimki kadar umutlu değil bu yüzden. Fevzi bizi görür görmez yakınlaşıyor. Elindeki poşeti uzatıp açıyor iki eliyle. Balık suları pıt, pıt, pıt damlıyor ayaklarıma.

    “İskorpit var, iriliğe bak. Yedi, sekiz tane de deli sarpa, çıkmaz bi daha haa; hava dönüyor. O saymaya devam ederken damlayan sular birden çoğalıyor; cup, cup, cup başlıyorum yüzmeye. Git gide açıyorum kıyıyla aramdaki mesafeyi. Ne yöne gitsem diye düşünürken öyle, çocukluğum geçip gidiyor yanımdan.

    “İzmaritin yok mu Fevzi abi?”

    “Denizle pazarlık olmaz kızım. Ne getirirse o.”

    Bellekte bazı şeyler değişmeden öylece duruyor yerinde.

    “Ne balıklar getirirdi, bu küçük tekneyle sağlığında. Rastgele çıkardı avlanmaya. Şu duvardaki süngeri de o çıkardı, tüpsüz dalardı. Öyle bir nefesti onun ki. Tekneyi de götürsünler diğer gidenlerle birlikte. Kim uğraşacak tamiriyle. Bir çekici kalsın, bir de testeresi. Gün gelir lazım olur kızım. Geç oldu, hadi gidelim artık.”

    Dili çekiyorum yine içeri. Dolanıyorum ortalıkta. Karşı duvara bitişik masanın, açık kalmış çekmecesine bakıyorum. İçinde bir ton fotoğraf. Tek tek bakıyorum hepsine. Çok yerler gezip görmüştük oysa. Yan yana bir fotoğraf çektirmeyi unutmuşuz, ne gam! Ambalaj lastiğiyle sıkıca rulo haline getirilmiş bir karton duruyor en köşede. Lastiği yuvarlayıp çıkarmaya çalışırken; Tıng. İçimde düzenlenmiş, yerli yerine oturmuş her şey sesiyle dağılıyor. Uzaklardan gelen bir keman sesinden cesaretle, yıllar önce çizdiğim, resme bakıyorum. Çizgiler koyu kurşuniden griye dönmüş sanki. Uludere sakin ve berrak akıyor iki çizginin arasında. Akıntı, içindeki çeri çöpü de sürüklenmiş götürmüş, uzak denizlere. Karşıya geçmek için konulmuş iki büyük kaya parçası da yüzeyde artık. Saçları örgülü bir kız geçmekte. Önünde uzun bir yol.

    Burnuma değen birkaç damla, içime işleyen bir koku.

    “Deli sarpaların hepsini ver sen bana,” diyorum.

    Tam arkamı dönüp gidecek iken; yeşillikleri uzatıyor elime Durmuş abi. 

    “Bunların yanına, bir şey yakışır artık,” diyor gülümseyerek.

    Bahçeye geldiğimde, limonu koparıyorum dalından. Peşime takılmış kediyi kovalıyorum. Ben kendimi böyle oyalar iken; o beliriveriyor yine pencerenin kıyısında. Ellili yaşlarında, kaşlarını üzerine kadar kaplayan siyah kemikli gözlüklü, saçı, başının arkasına topuz yapılmış bir kadın. Sağ eliyle göz mesafesinde tuttuğu kitabı indirdi dizlerine doğru. Çenesindeki sol eli ağzının sert ifadesini kapatıyordu neredeyse. O, bir şeyler söylüyor, ben susuyordum. Ama itaatten ya da, isyanımdan değil. Yaşamında ilk defa yüzünü çok eskilerden beri bildiğim, yasemin ağacının dallarının gölgesi altında çocukluk hayallerini dinlediğim, değişmiş, güçlü, ama bir o kadar hüzünlü şekle bakıyor, susmaya devam ediyordum. Onu sadece duyumsamak istemiştim bu defa.

    Havanın iyice karardığını fark ediyorum komşu evlerin yanan ışıklarından. Basamağı geçip, çift kilitli kapıyı açıp içeri giriyorum. Mutfağa geçip balıkları temizleyip atıyorum fırına. Yeşillikleri de iyice sudan geçirip doğruyorum. Dünden kalanlar gelse de aklıma, “bugünün menüsüne uymaz artık” diyerek bir sonraki güne bırakıyorum. “Masa tastamam” derken Durmuş abinin sözleri geliyor aklıma.

    Anlattıkça daha çok anlatmak istememin, nedeni üzerine düşünüyorum en çok bu aralar. Bu sefer tekrara düşmemek için duble koyuyorum yakışanı. Aynı oturuşu, aynı bakışı görmek istemiyorum. Hatta aynı soruları da duymak istemiyorum.

    Ne kadar anlatırsam anlatayım, bitmeyecek. Bir tereddüt anını anlatmak dışında yaptığım bir şey yok. Ama ne yaparsam yapayım, bazı zamanlarım böyle olacak biliyorum.

    Kadehteki son yudumu içip pencereye doğru yürüdüm. Açıkta duran sandalyeyi masaya yakınlaştırır iken, sesle başımı uzattım pencereden dışarı. Bir genç kadın yürüyor sokakta. Düşmemek için belli ki, arada bir duruyor. Haykırarak söylüyor şarkıyı.

    “Bir gün anlayacaksın, neden sessizce gittiğimi.” 

    Öylece dinliyorum. Dayanamayıp nakaratına katılıyorum.  

    “Senden vazgeçmek uğruna nasıl bir savaş verdiğimi.” 

    Pencerenin bitişiğindeki sedire uzanıyorum. Gece hiç olmadığı kadar mavi. Yıldızlar yakamozları kıskanmış sanki. O kadar bol.


    Gönül Yasemin Ölmez, Bodrum’da doğdu. Lise mezunu. Yirmi üç yıllık çalışma hayatında özel sektörde satış danışmanlığı ve mağaza müdürlüğü yaptı. Derin okuma ile başlayan kendini geliştirme eğitim yolculuğunu, mitoloji ve yaratıcı yazarlıkla halen devam ettiriyor. Bu süreçte iki kollektif kitapta öyküleri de yer alan Gönül Yasemin Ölmez, yazı yolculuğunu sürdüyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gönül yasemin ölmez suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    BİR SESİN GÖLGESİNDE

    Haziran 1, 2025 Elif Özge Karakaya

    Çocuklara değiştirmeden okuyabilmek için: ‘Mor Masallar’

    Kasım 14, 2023 Betül Çakıroğlu

    Bahar kokan sıcak çocuk kitapları

    Nisan 13, 2024 Betül Çakıroğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.