Close Menu
    Son Eklenenler

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Ekim 4
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      George Saunders’ın Yeni Romanı “Nöbet” Türkçede: Ölüm döşeğinde bir petrol patronu

      Eylül 30, 2026

      “Suyun Tatlılığı” Türkçede: Nathan Harris’ten Amerikan Güneyi’ne kırılgan bir bakış

      Eylül 22, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri açıklandı

      Eylül 16, 2026

      Muson Hayalleri: Güneydoğu Asya Sinemasının Yeni Hikâyeleri İstanbul Modern’de

      Eylül 16, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

      Ekim 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Penelope – Sabrın mı, stratejik aklın mı temsilcisi?
    H. Nilgün Karataş - Suare

    Penelope – Sabrın mı, stratejik aklın mı temsilcisi?

    Temmuz 29, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    FELSEFEYİ, EDEBİYATI VE MODERN DÜŞÜNCEYİ ETKİLEYEN MİTOLOJİK FİGÜRLER

    Nilgün Karataş 

    Penelope denilince, sabırla kocasını bekleyen sadık eş anlatısı kabul görüyor. Evet bu özellikleri hiç küçümsemiyorum ama Penelope bundan ibaret olabilir mi? Bu yazıda bu soruya yanıt arıyoruz: Penelope mitoloji tarihinin bekleyen kadını mı, yoksa stratejik aklın temsilcisi mi? 

    John William Waterhouse – Penelope and the Suitors (1912)

    Mitoloji denildiğinde aklımıza çoğu zaman savaş meydanları gelir. Kılıçlar, tanrılar, canavarlar, büyük yolculuklar… Oysa insanlık tarihini yalnızca savaşanlar yazmadı. Bekleyenler de yazdı.

    Bu bekleyişlerin en ünlüsü Penelope olabilir. Öyle ya Homeros’un Odysseia destanında Penelope, Truva Savaşı’na giden Odysseus’un yirmi yıl boyunca dönmesini bekleyen eş olarak anlatılır. Yıllarca sarayını kuşatan taliplerin evlenme baskısına rağmen kararını erteleyen, sadakatinden vazgeçmeyen bir kadın…

    Yüzyıllar boyunca Penelope’yi böyle okuduk. Sadık eş. Bekleyen kadın. Sabreden kadın.

    Peki ya bütün hikâye bundan ibaret değilse? Belki de Penelope’yi yanlış tanıdık. Yanlış değilse bile eksik… 

    Belki de o, tarihin ilk büyük stratejistlerinden biriydi. Hadi bu tezi haklı çıkarmak için hikâyeyi hatırlamakla kalmayalım, üzerine farklı bir okuma da yapalım. 

    Penelope’nin silahı kılıç değil, akıl

    Homeros’un ünlü Odysseia destanında Odysseus denizlerde savaşırken Penelope de İthaka’da kendi savaşını veriyordu. Üstelik elinde ne bir ordu vardı ne de bir silah. Karşısında ise saraya yerleşmiş, serveti tüketen ve kendisini evlenmeye zorlayan onlarca talip bulunuyordu. Penelope’nin çözümü güç kullanmak olmadı. Zamanı kullanmayı seçti.

    “Kayınpederim Laertes’in kefenini bitireyim, sonra birinizi seçeceğim” dedi. Gündüz dokudu. Gece herkes uyuduğunda aynı kumaşı söktü. Üç yıl boyunca… Her gün umut ördü. Her gece zamanı geri aldı. Bu yalnızca bir erteleme değildi. Aslında iktidarı elinde tutmanın çok zarif bir yoluydu.

    Bugün buna strateji diyoruz. Eski Yunanlılar ise metis… Yani pratik akıl, öngörü, zekâ ve doğru zamanda doğru hamleyi yapabilme becerisi. Odysseus nasıl Truva’yı kaba kuvvetle değil Truva Atı fikriyle fethettiyse, Penelope de sarayını kaba kuvvetle değil aklıyla korudu. Azra Erhat ve A. Kadir çevirisiyle okuduğum Odysseus, bence bize sadece erkek karakterin değil kadın karakterin de ne kadar katmanlı olduğunu gösteriyor.

    Bu nedenle şu yorumu yapmamız mümkün: Odysseus ve Penelope birbirlerine sadece eş değil, zihinsel anlamda da denk iki kahramandı.

    Sadece sabır mı, stratejik sabır mı?

    Modern dünyada sabır çoğu zaman pasiflikle karıştırılıyor. Beklemek, hareketsiz kalmak gibi algılanıyor. Oysa Penelope’nin sabrının edilgen olduğunu söyleyemeyiz. O, beklerken düşünür. Beklerken hesap yapar. Beklerken geleceği kurar.

    Aslında hiçbir zaman sadece beklemez. Bugün psikolojinin “duyguları erteleyebilme”, “dürtü kontrolü” ve “uzun vadeli düşünme” dediği beceriler, Penelope’nin karakterinde mitolojik bir anlatıya dönüşmemiş mi sizce de?

    Aslında o bize en güçlü hamlenin görünmeyen eylemler olabileceğini söylüyor. Öyle ya sessizlik de bir eylemdir. Beklemek de bir tür mücadele. Çoğu zaman en büyük cesaret, doğru zamanı gelene kadar hamle yapmamayı bilmektir.

    Atwood ile Penelope ilk kez konuşuyor

    Yüzyıllar boyunca Penelope’nin hikâyesini başkaları anlattı. En çok da erkekler. Bu nedenle Margaret Atwood ise The Penelopiad adlı romanını önemsiyorum. Çünkü bu kez anlatıcının odak noktasındaki karakter Odysseus değil. Penelope’nin kendisi.

    Atwood’un Penelope’si yalnızca bekleyen kadın değildir; hafızası olan, sorgulayan, alay eden ve kendisine biçilen role itiraz eden güçlü bir sestir. Böylece mitoloji yeniden yazılır. Çoğu zaman yeni bir hikâye yazmanın yolu, susturulmuş karaktere sözü vermekten geçer.

    James Joyce ile bilince dönüşen Penelope

    Edebiyatta Penelope denilince anmadan geçemeyeceğimiz bir isim daha var: James Joyce.

    James Joyce Ulysses romanının son bölümüne “Penelope” adını verir. Ancak burada Penelope artık Homeros’un kahramanı değildir; Molly Bloom’dur. Joyce, Penelope’yi sadakatin sembolü olmaktan çıkarır; düşüncenin, arzunun, hafızanın ve insan zihninin sonsuz akışına dönüştürür.

    Romanın ünlü iç monoloğu, modern edebiyatın en güçlü kadın seslerinden biridir. Penelope artık yalnızca bekleyen kadın değildir. Konuşan kadındır. Düşünen kadındır. Kendi hikâyesini yazan kadındır.

    Bugünün Penelope’leri her yerde…

    Aslında düşünürsek Penelope artık yalnızca İthaka’da yaşamıyor. Etrafımıza bakınınca ne çok Penelope görüyoruz. Kimi bir hastane koridorunda sabahlıyor. Kimi bir mahkeme salonunda adalet bekliyor. Kimi yıllarca yazdığı romanın yayımlanacağı günü umut ediyor. Bütün Penelope’ler her sabah yeniden ayağa kalkıyor. Her akşam yeniden başlıyor.

    Evet Penelope miti sadece beklemek üzerine değil. Onun en büyük özelliği beklerken çözülmemek, dağılmamak üzerine. Her gün yeniden dokuyabilmek… Her gece yeniden başlayabilmek… Hayat bazen tam da bu değil mi?

    Hep vurguluyoruz mitoloji yalnızca geçmişi anlatmaz, bugünü de açıklar. Çünkü mitoloji kudretli tanrılardan, yetenekli kahramanları değil aslında insanı, insana anlatır. Penelope de bunu en iyi gösteren kahramanlardan biridir. Penelope bize, kahramanlığın her zaman kılıç sallamak olmadığını öğretir.

    En büyük cesaret, zamanı yönetebilmek olabilir. Bazen en büyük güç, öfkeyle hareket etmemektir. Bazen en büyük zafer ise umudu kimseye teslim etmeden yaşamaya devam etmektir.

    Tekrar hikayeye dönecek olursak; Odysseus denizi aklıyla geçti. Penelope zamanı aklıyla aştı.

    Tam da bu yüzden günümüzün pek çok insanını, büyük yolculuklara çıkan Odysseus’tan çok, görünmeyen bir mücadeleyi sessizce sürdüren Penelope’ye benzetiyorum. Evet, tarih çoğu zaman yola çıkanları anlatır. Ama dikkatle bakarsanız göreceksiniz; geride kalıp sessizce dokumaya devam edenler de çok güçlü hayat hikâyeleri anlatır. 

    Sanatçıların Penelope’si

    Bu arada Penelope yalnızca edebiyatın değil, resim ve heykel sanatının da en çok yorumlanan kadın figürlerinden biri. Ressamlar onu çoğu zaman savaş meydanlarında değil, dokuma tezgâhının başında resmetmiş. Heykeltıraşlar ise bekleyişini çaresizlik olarak değil, ağırbaşlı bir direniş olarak yorumlamış. Belki de sanatçılar, Penelope’nin gerçek savaşının dışarıda değil, zamanın içinde verildiğini sezmişlerdir…  Bu yazıya görsel olarak John William Waterhouse’un Penelope and the Suitors (1912) tablosunu seçtim. Ben kareyi daraltınca arka taraftaki Talipler de kadrajdan çıkmış oldu, zaten tablo da Penelope’nin onlara bakmamasına, aldırmamasına odaklanıyor. Bu resmin orijinal halini ve sanatın diğer Penelope’lerini merak ediyorsanız bu yazıma da göz atabilirsiniz.


    PENELOPE OKUMA LİSTESİ

    I. TEMEL OKUMA

    • Homeros – Odysseia

    Penelope’yi anlamanın ilk adımı kuşkusuz Odysseia’dır. Ancak onu yalnızca Odysseus’un eşi olarak okumak eksik kalır. Destan dikkatle incelendiğinde Penelope’nin aklı, stratejisi ve zamanı yönetme becerisi en az Odysseus’un yolculuğu kadar belirleyicidir. Özellikle dokuma hilesi, tanıma sahneleri ve son bölümde Odysseus’u sınadığı diyaloglar, Penelope’nin edilgen değil özne bir karakter olduğunu gösterir.

    • Margaret Atwood – Penelopiad (Penelope Destanı)

    Penelope üzerine yazılmış en önemli modern eserlerden biridir. Atwood, Homeros’un susturduğu sesi konuşturur. Bu kez anlatıcı Odysseus değil, Penelope’dir. Roman aynı zamanda tarihin kadınları nasıl anlattığını sorgulayan güçlü bir feminist yeniden yazımdır.

    • Madeline Miller – Ben, Kirke (Circe)

    Her ne kadar merkezinde Kirke olsa da roman, Homeros’un kadın karakterlerine çağdaş bir gözle bakar. Penelope’nin romandaki kısa ama etkileyici bölümleri, onu yalnızca sadık eş değil, zekâsı ve sezgileriyle öne çıkan bir figür olarak yeniden düşünmeye davet eder.

    II. FELSEFİ DERİNLEŞME

    • Hannah Arendt – İnsanlık Durumu

    Arendt’in emek, iş ve eylem ayrımı Penelope’nin dokuma metaforunu anlamak için ilginç bir çerçeve sunar. Dokumak yalnızca gündelik bir uğraş değil, zamanı ve düzeni kuran bir eylem olarak okunabilir.

    • Simone Weil – Kökler İhtiyacı

    Weil’in dikkat, sabır ve kök salma üzerine düşünceleri Penelope’nin bekleyişini farklı bir açıdan anlamaya yardımcı olur. Weil’e göre gerçek güç çoğu zaman sessizlikte ve dikkatli bekleyişte ortaya çıkar.

    • Byung-Chul Han – Zamanın Kokusu

    Han, modern insanın hız saplantısını eleştirirken yavaşlamanın ve bekleyebilmenin önemini vurgular. Penelope’nin üç yıl boyunca her gece dokumasını sökmesi, bugünün hız kültürüne karşı bir direniş metaforu olarak okunabilir.

    • Gaston Bachelard – Mekânın Poetikası

    Penelope’nin evi yalnızca fiziksel bir mekân değildir; hafızanın, bekleyişin ve kimliğin kurulduğu yerdir. Bachelard’ın ev üzerine düşünceleri, İthaka’yı sembolik olarak yeniden okumayı sağlar.

    III. EDEBİYATTA PENELOPE’NİN İZDÜŞÜMLERİ

    • James Joyce – Ulysses

    Romanın son bölümü “Penelope”, Molly Bloom’un kesintisiz iç monoloğundan oluşur. Joyce, Penelope’yi sadakatin simgesi olmaktan çıkarır; modern insanın bilinç akışına dönüştürür. Bu bölüm, kadın sesinin edebiyattaki en güçlü örneklerinden biri kabul edilir.

    • Christa Wolf – Kassandra

    Doğrudan Penelope’yi anlatmasa da mitolojik kadınların erkek anlatılarından kurtarılarak yeniden konuşturulmasının en önemli örneklerindendir. Atwood’un yaklaşımını anlamak için önemli bir eşlikçi metindir.

    • Ursula K. Le Guin – Dümeni Yaratıcılığa Kırmak (Steering the Craft)

    Le Guin’in kurmaca üzerine düşünceleri, Penelope’nin dokuma eylemini anlatı kurmakla ilişkilendiren çağdaş yorumlara farklı bir perspektif kazandırabilir.

    IV. MİTOLOJİK ARKA PLAN

    • Azra Erhat – Mitoloji Sözlüğü

    Penelope, Odysseus ve Odysseia çevresindeki mitolojik kişileri ve kavramları anlamak için Türkçedeki en temel başvuru kaynaklarından biridir.

    • Robert Graves – Yunan Mitleri

    Penelope efsanesinin farklı anlatılarını ve antik kaynaklardaki varyasyonlarını görmek isteyenler için vazgeçilmezdir. Graves, mitlerin sembolik katmanlarına da dikkat çeker.

    • Edith Hamilton – Mitologya

    Akıcı anlatımıyla Penelope ve Odysseus mitine giriş yapmak isteyen okurlar için ideal bir başlangıç kitabıdır.

    • Jenny March – Klasik Mitler

    Mitolojik figürlerin tarihsel ve kültürel bağlamını açıklayan kapsamlı bir çalışma. Penelope’nin antik dünyadaki konumunu anlamak için yararlıdır.

    V. MODERN DÜNYADA PENELOPE

    • Rebecca Solnit – Kaybolma Kılavuzu

    Solnit, bekleyişi, belirsizliği ve yolculuğu yalnızca fiziksel değil, zihinsel bir deneyim olarak ele alır. Odysseus’un yolculuğu kadar Penelope’nin bekleyişi de bu perspektiften yeniden okunabilir.

    • Clarissa Pinkola Estés – Kurtlarla Koşan Kadınlar

    Mitlerin ve masalların kadın psikolojisindeki karşılıklarını inceleyen klasik eserlerden biridir. Penelope’nin sabrı ve sezgisi, “vahşi kadın” arketipinin farklı bir yüzü olarak değerlendirilebilir.

    Mitolojinin kudretli figürlerini bugünden okumak ve aslında kendi hikâyemizi yeniden yazmak için… Her ay yeni bir mitolojik izdüşümde buluşmak üzere.

    HENİZE NİLGÜN KARATAŞ

    Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar romanının yazarı, gazeteci, editör ve felsefe öğrencisidir. İlk romanı için Medusa ile Daphne eksenli mitolojik okumalar yaparken, araştırmalarını yoğunlaştıran yazar, bu anlatıları felsefi bir disiplin ve yeni bir bakış açısıyla harmanlıyor. Üretimlerinde mitolojiden beslenmeye devam eden Karataş, Suare Dergi için hazırladığı bu yazı dizisinde ise her ay bir mitolojik figürün günümüzdeki izdüşümlerini inceleyerek modern insanın hikayesini yeniden yorumluyor.

    Henize Nilgün

    H. Nilgün Karataş, İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Henüz öğrenciyken çalışmaya başladı, Milliyet, Dünya, Akşam, Günaydın, Business Week Dergisi ve Hürriyet’te gazetecilik yaptı. İlk romanı Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar’ın yanı sıra birçok kolektif kitapta öyküleri yayımlandı. Yayın yönetmenliği yaptığı Suare Dergi’de ve Bianet’de yazıyor. İkinci üniversite olarak da felsefe okuyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    H. NİLGÜN KARATAŞ İLE MİTOLOJİ – Karakterler ve İzdüşümleri

    mitoloji mitolojiden edebiyata nilgün karataş

    Related Posts

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026 e-Yayın

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026 Kitap

    Tiyatro sahnesinden hayatın rollerine uzanan bir hikâye: Celal Kadri Kınoğlu’nun ikinci romanı Provalar, İthaki Yayınları…

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026

    Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

    Ekim 2, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Blue Beetle filminden yeni görüntüler!

    Temmuz 24, 2023 Film

    Küresel ısınma nedir?

    Mart 21, 2022 Sürdürülebilir Yaşam

    BUĞU – SESSİZ GÖÇ

    Ekim 1, 2025 Elif Özge Karakaya
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.