Close Menu
    Son Eklenenler

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cuma, Ekim 2
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026

      ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bildiği 10 mitolojik miras

      Eylül 8, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      George Saunders’ın Yeni Romanı “Nöbet” Türkçede: Ölüm döşeğinde bir petrol patronu

      Eylül 30, 2026

      “Suyun Tatlılığı” Türkçede: Nathan Harris’ten Amerikan Güneyi’ne kırılgan bir bakış

      Eylül 22, 2026

      Ahmet Birsen’le Şehrin Köpeklerine Müjdeler romanı üzerine

      Eylül 18, 2026

      “Şamanizm 101” Say Yayınları’ndan çıktı

      Eylül 18, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri açıklandı

      Eylül 16, 2026

      Muson Hayalleri: Güneydoğu Asya Sinemasının Yeni Hikâyeleri İstanbul Modern’de

      Eylül 16, 2026

      60 yıllık göç ve müzik hikâyesi “Aşk, Mark ve Ölüm” Arter’de

      Eylül 14, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

      Ekim 1, 2026

      Afife’nin hikâyesi modern bale ile hayat buluyor

      Ekim 1, 2026

      La Casa de Papel’in sesi Cecilia Krull İzmir’de

      Ekim 1, 2026

      BUZDOLABINA YAPIŞTIRILAN FİŞ…

      Ekim 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KADİR İNANIR ÖLMÜŞ
    Şehnaz Orhan

    KADİR İNANIR ÖLMÜŞ

    Ekim 1, 2026Yorum yapılmamış5 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Şehnaz Orhan

    Cenaze çıkışı çok kalabalıktı. “Genç ölümdü, acı ölümdü, zamansız ölümdü” sözleri caminin avlularına, içerideki ayak kokan halılarına, imamın ağızlarına kadar yayıldı. Bu yayılmış acı, gökyüzünde bile yerini bulmuş, öğlen olmasına rağmen kara bulutlar herkesin yüzünü karartmıştı. İntiharlar böyledir işte: Utançtan kararanları, suçun kimsede olmadığı ama aslında herkeste olduğu gerçekleri, tarihler öncesine kadar bu günahın sorumlusunun bulunamaması, birden oradaki herkesin yazgısı olur. Tanrı bile utanıp gökyüzünü mateme boğar.

    İtalya’dayken haberi aldığımda, bana abimin intihar edip öldüğü söylenmemişti. Kaza geçirdiğini, ağır yaralı olduğunu söylediklerinde inanmamıştım, öldüğünü biliyordum. İntihar etmesine çok da şaşırmamıştım. Abimin ya kederinden ya da buna teşebbüs etmesinden hayatını kaybedeceğini zaten anlamamak mümkün değildi. Bunu onu çok iyi tanıdığım için düşünmüyordum; ölümü seçmesinin, onun yapacağı bir teşebbüs olacağını bildiğimden durumunu anlıyordum. Şerefli bir ölüm seçerdi o. Aynı bu şekilde. Kaybedeceği hiçbir şeyi olmaması, artık onun yadırgayacağı bir durum olmaktan çıkmış, her şeyi geride bırakarak, yaşamda tepe taklak olduğu gibi, ölüm şeklini de tepe taklak yaparak belirlemişti. Arkasında kalanların en azından bir süre tepe taklak olacağını bilerek ama, daha sonra da çabucak unutulacağını bilerek… Konusunu kapatarak, onu kabrindeki çürümeden daha önce ve daha hızlı yapacağını bilerek… İnsanoğlu; bu kadar büyük suçu üstlenemezdi, kaldıramazdı çünkü. Kolektif bilinçlerinin en gerilerine saklayıp, masummuşlar gibi yaşamaya devam ederlerdi. İnsanlığın, toptan kendini öldürmesi gerekirdi bunun tersi halinde…

    Dualardan ve kısacık da olsa gözyaşlarının ardından: kavrulan helvalarla ve özenle yapılmış-neden bu kadar özen gösterildiği anlaşılamaz-etli pilavlardan sonra şişmiş midelerle, uzun süren ayrılıklardan sonra, dostların cemiyette birbirlerini görmelerinin mutluluğuyla,  bu sevinçten hafif  de olsa utanarak, yüzlerinde gülümsemeyle evlerine dağıldı sonunda cemaat.

    Annem koltukta büzüşmüş, sadece koridordan gelen ışığın vurduğu loş salonda elinde dua kitabıyla hem ağlıyor hem de büyük oğlunu kaybetmekten çok, onun affedilmesi için yüksek sesle hatta kızgınlıkla bir şeyler söylüyordu.

    “Allah nasıl da cezalandıracak onu. Çok üzülüyorum… Allah’ın sana verdiği canı sen nasıl alırsın… En büyük günah… Affet ya rabbim onu… ne olur…”

    Günahı abimin boynuna dolamaya, aslında abimin elinde olamayan bu eylemini değersizlik söylemleriyle çürütmeye çalışırken, annemi salonda bırakıp, abimin kapısı kapalı odasına gittim. İtalya’ya pılımı pırtımı toplayıp adeta kaçtığım vakit; kimliksiz, milletsiz, dinsiz, isimsiz olmayı seçmiştim cesaretle. Garsonluk yaparak başladığım işin, yıllar sonra ufak bir İtalyan lokantasına dönüşeceğini söyleselerdi dalga geçiyorlar diye düşünürdüm. Üstüne, şeker bir karın ve iki kızın da olacak deselerdi, bunu söyleyen falcı olsa kehanetinden kesinlikle şüphe duyardım.

    Abimin perdelerle çekili, havasız kalmış odasına girerken, bu mutluluğumdan bile suçluluk duydum birden. Kapının arkasında kareli gömleği asılı, yatağın içinde durması gereken yastığı tuhaf bir şekilde battaniyenin üstüne konmuş hatta bir yanı kafa izinden hafif sararmış halde durmuş, yatağı özensizce toplanmış odasını, gözüm fotoğraf çeker gibi taradı. Ne aradığımı ya da ondan hangi izin kaldığını bulmaya çalıştığımı çok da bilmiyordum aslında. Duvardaki hafif yırtılmış postere gözüm takıldı. Annem çok benzetirdi onu bir zamanlar. Abimin evde pırıl pırıl parladığı, ışıldadığı, sanki annemin elindeki bu ruhu, kaybedilmemesi gereken bir cevher gibi tuttuğu, abimin en güzel zamanları… Kadir İnanır da madem bu kadar çok kendine benzetiliyordu, onun da posterini asmamak olmazdı onun için.

    Babamın sağlığında; annem abime hiçbir laf söyletmez, işe öyle böyle gönderir, adeta pamuklara sarılı tutardı elindeki bu kıymetli ruhu. Birbirlerinden o kadar beslenirlerdi ki ne babama ne de bana ihtiyaç kalmazdı evin içinde.

    Ne kadar harçlığından biriktirdiği varsa abime saklar, gece bir yerlerde eğlensin, coşsun, “Kadir İnanır yakışıklılığını” sokaklarda göstersin diye, ona verirdi tüm birikimlerini. Babamın ağzını kapar; adamcağız ne vakit bu çocuğu adam etmemiz için işimi öğretmem lazım dedikçe, işe yaramaz olduğunun farkında bile olmayan abim, bir iki kere göstermelik babamın yanına gider, sonrasında boyahanenin kokusunun ona dokunduğundan şikâyet edip, annemle birbirlerine hak vermekten öteye gidemezlerdi.

    Yazık ki bu lale devri abim için bir gün hem de birden sona erdi. Babamın da ölüm haberini aldığımda apar topar memlekete gelmiştim. Boyahanenin başına geçmek zorunda kalan abim, bu işin altından nasıl geleceğini bilemeyip çoktan topallamaya başlamıştı. Alacaklar, borçlar, fasonlar, satışlar, işçiler derken lastiği patlattığını, ben uzaklardan da olsa anlamıştım.

    Masanın üzerinde notlar gördüm birden. Sevdiği bir şarkının sözleri yazıyordu. Acaba tonlarca ilacı içip yatağında ölümü beklerken, bunu mu dinlemişti en son. Ya da en son ne yemek yemişti, kimi düşünmüştü? Bu kadar kıymetli bir mücevherken annemin elinde; nasıl birden ihmal edildiğini, dışlandığını, yavaş yavaş ışıldayan halinin, ruhunun nasıl çürümeye bırakıldığını anlayamamış olduğunu mu hatırlamıştı acaba? Beslenemeyen annem onu da aç bırakmaya başlamış, abim bu açlıkla daha fazla yaşayamayacağını anlamış olmalıydı diye düşünüyorum. Arkasında giderken hiçbir mesaj bırakmamanın ve yaşayanlar için neden öldüğünü bilememenin sorgusunun, ne kadar acı verici olacağını, ölen insan asla bilemezdi. Belki de bilip de, arkadakileri böyle bırakmak intikam almanın en büyüğüydü.

    Yatağına oturdum. Sanki abimin vücudunun sıcaklığı hâlâ oradaydı. Onu ne kadar az bildiğimi düşündüm acıyla. Aslında onu annemden kurtarmak istedim, bana gelmesini söyledim, işi tasfiye etmesini, orada debelenmemesini çok kere belirttim ama o, hâlâ bir gün gene besleneceğini, ruhunun yüceltileceğini, konumunun yükseleceğini umut ederek çabaladı durdu. Yapışıp kalmıştı her yere. Ruhundaki çürümeyi durdurabilmek, yalnız kalmışlığına ve düşüşüne engel olabilmek için çırpınıp durmuş ama, beslenemeyen annemin açlığıyla baş edememişti.

    Odadan tam ayrılırken, yere düşmüş kenarı çok az kıvrılmış, ufak bir fotoğraf takıldı gözüme. Elime alıp baktım, biraz sararmış, o zamanlar moda olduğu için bir fotoğraf stüdyosuna gidip çektirdiğimiz bir resimdi. Abim; elini Kadir İnanır tavrıyla, bilerek tam bir adam gibi kolunu omuzuma atmış, ben bu korumadan doygun, o zamanlar da annemin bana yaşattığı açlığı, abimle doyurmanın güvenini taşıdığım anlaşılsın diye iyice dik durup, gururla gülümsemiştim kameraya.

    Fotoğrafı cebime koydum. Şaşkınlaştım. Bunu beklemiyordum çünkü. Belki de kopup gitmeden önce son bu resme bakmıştı ama, benim haberim bile olamamıştı. Yatağına yattım, kokusu sinmiş yastığına kafamı gömerek hıçkıra hıçkıra ağladım. Kadir İnanır ölmüştü işte. Cebimde, güvenli günlerden kalan abimle çekilmiş bir fotoğraf anısı, duvarda asılı posteri olduğu halde hem de…  


    Şehnaz Orhan, Bursa doğumlu. Evli ve iki çocuk annesi. Psikoloji ve edebiyat, hayatında her zaman en sevdiği alanlar arasında yer aldı. Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu ve aynı üniversitede İşletme yüksek lisansını tamamladı. Psikolojiye olan ilgisi nedeniyle İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında yüksek lisans yaptı; ayrıca ICF onaylı koçluk yetkinliği kazandı. Halen Bursa’da bir patoloji laboratuvarında yönetici olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Lisans Programı’na devam ediyor. Yaratıcı ve ileri düzey yazarlık atölyelerinde eğitimlerine devam ediyor ve kolektif kitaplarda öyküleri, çeşitli dergilerde yazıları yayımlanıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    Şehnaz Orhan suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Cevher ve Çürüme Arayışına Eşlik Eden Filmler Hazırlayan: Elif Özge Karakaya Bir şeylerin kırılıp dökülmesi…

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026

    Afife’nin hikâyesi modern bale ile hayat buluyor

    Ekim 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Erhu virtüözü Eliott Tordo, 4 Aralık’ta AKM sahnesinde

    Aralık 1, 2025 Konser

    Geleceğe inancınızı güçlendirecek umut dolu filmler

    Haziran 15, 2023 Film

    PUSLU GEÇİŞLER

    Şubat 1, 2026 Melek Toksoy
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.