Türk edebiyatının iki büyük ismi Sait Faik Abasıyanık ile Orhan Kemal, “Düş Payı” adlı tiyatro oyununda hayali bir karşılaşmayla aynı gecenin içine giriyor. Marmara Kliniği’nden Burgazada sokaklarına uzanan oyun; edebiyatı, sinemayı, dostluğu, aşkı ve daha iyi bir dünya arzusunu aynı sahnede buluşturuyor.

Gecenin karanlığını yaran bir vapur, İstanbul’un suları, Burgazada sokakları ve iki büyük yazar… Tiyatro Hayali’nin yeni oyunu “Düş Payı”, Sait Faik Abasıyanık ile Orhan Kemal’i hayali bir buluşmada bir araya getirerek edebiyat tarihinin iki güçlü kaleminin dünyalarına eğlenceli, hüzünlü ve düşsel bir yolculuk sunuyor.
Dünyayı ve insanı anlamanın telaşındaki iki farklı düşçünün karşılaşmasından doğan oyun, Sait Faik’in Marmara Kliniği’nde tedavi gördüğü günlerde başlıyor. Bir gece kapısı Orhan Kemal tarafından çalınan Sait Faik, karşısında yeni filminin senaryosuyla gelen dostunu buluyor. Orhan Kemal’in büyük umutlarla hayata geçirmek istediği senaryoda başrolleri kendi yarattığı insanlar, yan karakterleri ise Sait Faik’in hikâyelerinden gelen kişiler oluşturuyor. Ancak filmin hayata geçmesi için Sait Faik’in imzasına ihtiyaç var. Sait Faik’in ise başka bir planı bulunuyor: Önce hastaneden kaçmak.
Böylece iki yazarın İstanbul gecesine karışan yolculuğu başlıyor. Marmara Kliniği’nden Burgazada’ya uzanan bu kaçışta gerçek ile kurmaca, geçmiş ile bugün ve edebiyat ile sinema birbirine karışıyor. Sait Faik’in adası, Orhan Kemal’in insanlarıyla buluşuyor.
“Düş Payı”, iki edebiyatçıyı kusursuz bir dostluk hikâyesinin kahramanları olarak sunmak yerine, birbirini seven, zaman zaman birbirine kızan, eleştiren ve yine de aynı düşte buluşabilen iki insan olarak ele alıyor.
İki yazarın yolculuğu boyunca edebiyat anlayışları, hayata bakışları ve dünyaları karşı karşıya geliyor. Kimi zaman öfke, kimi zaman kahkaha, kimi zaman kırgınlık ve dayanışma eşlik ediyor bu geceye. Çünkü oyunun dünyasında dostluk, kusursuzluktan değil, gerçeklikten besleniyor.
Bu düşsel yolculuğa bir başka hikâye de eşlik ediyor. Hayatlarından kaçmaya çalışan Semih ile Işık’ın aşkı, iki yazarın gecesine sızarak cesaret, korku, vicdan ve özgürlük kavramlarını yeniden gündeme getiriyor.
“Düş Payı”, Sait Faik ve Orhan Kemal’in hayatlarından yola çıksa da yalnızca iki yazarın hikâyesini anlatmakla yetinmiyor. Oyun, insanı anlamaya, sevmeye, özgürleşmeye ve daha iyi bir dünya kurmaya çalışanların hikâyesine dönüşüyor.
“Bir insanı sevmekle başlar her şey” fikrinden hareket eden yapım, iki ustanın edebiyat mirasını bugünün dünyasına taşıyor. Gerçek ile kurmacanın sınırlarını bilinçli biçimde bulanıklaştıran oyun, tiyatro ile sinemayı da aynı anlatının içinde buluşturuyor.
Tiyatro Hayali’nin daha önce “Meçhul Paşa” ile edebiyat tarihinin koridorlarında yaptığı yolculuk, bu kez Sait Faik ve Orhan Kemal’in hayali karşılaşmasıyla devam ediyor. “Düş Payı”, hınzır mizahı, efkârlı atmosferi ve masalsı anlatımıyla seyirciyi iki büyük ustanın dünyasına davet ederken, onların ardında bıraktığı mirasın bugün hâlâ neden canlı olduğunu da sorguluyor.
“Kimseden korkum yok, bu da benim acı çikolatam!” sözleriyle seyirciyi karşılayan “Düş Payı”, Ekim ayında İstanbul ve Bursa’da sahneye çıkacak. Oyun; 2 ve 3 Ekim’de Baba Sahne’de, 5 Ekim’de Sahne Dragos’ta, 6 Ekim’de Trump Sahne’de, 10 Ekim’de Duru Tiyatro Watergarden Performans Merkezi’nde, 17 Ekim’de Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde ve 25 Ekim’de İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi Şener Şen Sahnesi’nde izlenebilecek. Yapım ayrıca 14 Ekim’de Bursa BAOB Sahne’de seyirciyle buluşacak.

