Kategori: öykü
Ahmet Kayhan Bozdoğan Denizin kıyıya fırlattığı bir kabuğu eline aldı. Renkleri solmuş, kenarları yer yer kırılmıştı ama kulağına götürdüğünde hâlâ…
Çağla Günay Alevler, öfkeli rüzgârın etkisiyle coştukça coşuyordu. Her geçen dakika, doğanın aleyhine işliyordu. Yıllarca emek verilerek oluşturulmuş yemyeşil orman, kendini bilmez bir vicdansızın saliselik hamlesiyle…
Zeynep Altuntaş Her taşın, her otun, her insanın bir hikâyesi vardır. Ama hikâyelerin en ağırını sırtında taşıyanlardan biri, küçük bir…
Gizem Gökmen Varlığın en ilkel ve en karmaşık eylemlerinden birisidir kabuk inşa etmek. Tıpkı bir istiridyenin, içine sızan kum tanesinin…
Ümit Ahmet Duman Adım Can. Bu şehirde doğdum, bu şehirde büyüdüm ve bu şehrin beton duvarları ardında öleceğimi sanıyordum. “Bana…
Başak Bıyıklı Aynanın karşısına geçerken, haylidir uzun uzun bakmadığım yüzümü inceleyip, sevdiği erkeği kaybetmiş bir kadının gözlerini aramaktı niyetim. Gözlerindeki ifadeden…
Belgin Ulutay Başlangıçta yalnızca taş yığınları vardı; rüzgârın el değmemiş yüzeyleri, toprağın karanlık derinliklerinde bekleyen unutulmuş tohumlar… Henüz bir yapı yükselmemişti;…
İlknur İşcan Kaya Şu çetin kabuğu kırdığım zaman ulaşacağım yemişin lezzeti, çektiğim tüm sıkıntılara bedel. Çok değil, birkaç ay öncesine kadar, yaşanan dondan…
Arife Sağman 1. Herhangi bir sonbaharda, serin bir eylül akşamı. Keskin bir acı var havada asılı duran. Keskin acı usulca süzülüyor, bir…
Semira Nur Bilir “Çatlamış ayaklarının kabuğu, toprağın sertliğini içeri alırken umudunu dışarı sızdırmıyordu.” Yola çıkarken taşıdığım en ağır şey, birkaç…
