ARZU VE UTANÇ TEMALI SİNEMA FİLMLERİ
Hazırlayan: Sevin Bayrı
Utanç, sinemada çoğu zaman bir eylemden çok bir bakışla, diğerinin bakış açısıyla başlar. Arzu, bu bakışın en eski bahanesidir; sinema, istemenin ve bunu saklamanın hâllerini baştan beri kadrajına almıştır. Ama utanç yalnızca arzudan beslenmez. Yoksulluk, başarısızlık, hastalık, aile sırları ya da bir anlık korkaklık da insanın kendisini aynı şekilde küçük hissetmesine neden olabilir. Bu seçkide hem istemenin hem utanmanın peşinden giden filmler var. Çoğunda ikisi iç içe geçiyor. Hangisinin ötekini doğurduğuna siz izleyenler karar veriyorsunuz. Keyifli izlemeler!
- In the Mood for Love / Aşk Zamanı (Wong Kar-wai, 2000)
Hiç yaşanmayan arzunun, komşuların bakışı altındaki zarafetini ve acısını konu alır. 1960’ların Hong Kong’unda, eşlerinin kendilerini aldattığını öğrenen iki komşu arasında filizlenen ama toplumsal baskılar ve ahlaki duvarlar nedeniyle hiçbir zaman tam olarak yaşanamayan melankolik ve şiirsel bir imkânsız aşkı anlatan 2000 yapımı bir dünya sineması başyapıtıdır.
- Hamam (Ferzan Özpetek, 1997)
İstanbul’la yüzleşme ve gizli kalmış arzunun açığa çıkışı konusunu işleyen film, Ferzan Özpetek’in ilk yönetmenlik denemesidir. Bir adamın İstanbul’un büyüleyici atmosferinde yaşadığı kültürel, ruhsal ve cinsel uyanışı konu alan 1997 yapımı, uluslararası ödüllü bir dramadır.
- Okuyucu / The Reader (Stephen Daldry, 2008)
Okuma yazma bilmeme utancının, mahkemede suçlanmayı bile kabul ettirecek kadar güçlü olmasını işler. Alman yazar Bernhard Schlink’in aynı adlı ödüllü romanından uyarlanan, II. Dünya Savaşı sonrası Almanya’sında yeşeren tutkulu bir aşkı, Nazi geçmişinin getirdiği ahlaki utancı ve edebiyatın kurtarıcı gücünü konu alan sarsıcı bir dramadır. Bireysel sırların ve toplumsal suçluluk duygusunun insan hayatını nasıl şekillendirdiğini iki farklı dönem üzerinden inceler.
- Disgrace / Utanç (Steve Jacobs, 2008)
Nobel ödüllü yazar J. M. Coetzee’nin Booker Ödülü kazanmış aynı adlı başyapıtından uyarlanan, apartheid sonrası Güney Afrika’nın travmatik siyasi iklimini kişisel bir çöküş ve ahlaki yüzleşme hikâyesi üzerinden ele alan sarsıcı bir dramadır. Bir adamın itibarını kaybedişini anlatırken aynı zamanda toplumsal suçluluk, güç ilişkileri ve uzlaşılamayan geçmiş üzerine karanlık bir portre çizer.
- The Whale / Balina (Darren Aronofsky, 2022)
Derin bir yas, suçluluk duygusu ve izole bir yaşamın ortasında, ölümle burun buruna gelen bir adamın kızıyla yeniden bağ kurma ve kefaret arayışını konu alan sarsıcı bir psikolojik dramadır.
- The Age of Innocence / Masumiyet Çağı (Martin Scorsese, 1993)
Aristokrat dünyada arzunun görgü kuralları yüzünden bastırılmasını işler. Edith Wharton’ın aynı adlı Pulitzer ödüllü romanından uyarlanan, 1870’lerin New York yüksek sosyetesindeki katı ahlak kurallarını, bastırılmış arzuları ve imkânsız bir aşk üçgenini konu alan 1993 yapımı bir dönem dramasıdır.
- Portrait of a Lady on Fire / Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi (Céline Sciamma, 2019)
Arzunun bakışla kurulmasını ve toplumsal sınırlar içinde sıkışmasını konu alır. 18. yüzyıl sonlarında Fransa’nın Bretonya bölgesinde, izole bir adada, iki kadının bakışlar ve sanat aracılığıyla filizlenen tutkulu ama sınırlı aşkını konu alan 2019 yapımı bir Fransız dönem dramasıdır.
- Atonement / Kefaret (Joe Wright, 2007)
Ian McEwan’ın aynı adlı çok satan modern klasik romanından uyarlanan, tek bir yalanın ardında bıraktığı yıkımı, savaşın gölgesindeki trajik bir aşkı ve edebiyatın vicdani gücünü konu alan epik bir romantik savaş dramasıdır.
- Breaking the Waves / Dalgaları Aşarken (Lars von Trier, 1996)
İnanç, cinsellik, mutlak aşk ve fedakârlık kavramlarını sarsıcı bir trajedinin merkezinde birleştiren psikolojik bir melodramdır. Eser, insan ruhunun karanlık dehlizlerine inen rahatsız edici tonu ve sarsıcı ahlaki sorgulamalarıyla bilinir.
- The Elephant Man / Fil Adam (David Lynch, 1980)
Bu başyapıt, insan onurunu, dış görünüşün ardındaki saf güzelliği ve toplumun ikiyüzlü ahlak yapısını sarsıcı bir dille ele alır. Bedenden duyulan utanç ve toplum içinde yer alamama üzerine sorgulayıcı bir eserdir.


