Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » PLASTİK SANDALYE
    Gökbanu Sezi Çoskuner

    PLASTİK SANDALYE

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gökbanu Sezi Coşkuner

    Acil bekleme alanındaki ışık, derisini ince bir buz kabuğu gibi kaplıyor. Plastik sandalyeye oturmuş, gözleri bir noktaya sabitlenmiş. Bedeni gittikçe ağırlaşıyor. Sanki sandalyenin altında bir boşluk açılıyor. Bedeninin yarısı oraya sızıyor. Floresan ışığı onu yutacakmış gibi fazla parlak. Onu tünelin sonunda bekliyor. Beyaz delik kara deliği yutabiliyor mu? Duvar saatinin kırpıştırdığı dakika çizgileri, gözlerinde başı boş sinekler gibi uçuşuyor. Yüzü karıncalanıyor. “Şimdi” küçüldükçe küçülüyor. Koca gece, cebinde unutulmuş bir avuç çiviye dönüşüyor, batıyor ama boşluk o kadar büyük ki yerini tam söyleyemiyor.

    Yerçekimine karşı koymak anlamsız. Ağrı, göz kapaklarının altına yerleşmiş. Sinsi bir yılan gibi çöreklenmiş. Beyninde tıslamalarının bitmeyen sesi yankılanıyor. Görüntü bulanık, sesler uzak. Sesler bulanık. Görüntü uzak. Duvarın köşesinde bir örümcek ağı, içinde ölü bir sinek. Korur mu örümcek ağı onu? Ya yılan örümceği yerse? Sahi yılanlar örümcek yer mi? Bedeninin ağırlığı sandalyeye daha da yüklenmiş, çatlak ayak hafifçe titriyor. O titremiyor. Mu?

    “Beni dinleyin lütfen. Dikkatinizi verin. İmzanız gerekli.” diye mırıldanan doktorun sesi sinek vızıltısını andırıyor. Yoksa? Örümcek ağındaki sinek? Plastik sandalyenin çatlak ayağı içten içe ürkütüyor. Ya düşersem? Her yer, her yeri çatlıyor. Kara delik nereye açılıyor? Beyaz delik niye kapanıyor? Boşluklar neden dolmuyor?

    “Pısssss!” Koku dispenserinden gelen sesle az da olsa toparlanıyor. Genzi yanıyor. Ne boktan bir koku bu. Odanın kuru havası sanki daha da kuruyor. İçim kurudu. Susadım çok. Çatlaklardan karanlık sızıyor.

    Dizleri hâlâ boş. Bomboş. Dizler ölü. Dizler kayıp. Peki ya hisler? Ortalığı arkasını dönmüş önündeki deftere bir şeyler yazan doktorla sorgusuzca paylaştığı sessizlik kaplıyor. Plastik sandalyenin çatlak ayağı titredikçe titriyor. Bedeninin ağırlığını daha fazla…

    Ve işte beklenen: “Çaat!”

    Kırıldım. Tamamen kırıldım. İçim, dışım paramparça. Çuvalım bile beni koruyamaz. Cam kırıkları canımı acıtıyor. Arabanın kırılan camları da üstüme yağıyor.

    Burada manzara çok değişik. Bilincimin kıyısı bugün çok dalgalı. Her şey ne kadar da büyüdü. Doktor ve hemşireler kocaman, danışma masası devasa, örümcek ağı neden küçücük ki? O tavşanı takip etmeyecektim. İçinde neler olduğunu bilmediğim şişelerden içmeyecektim. Bak! İşte küçücük kaldım. Hem de her yerimden kırıldım! Artık zamk da tutmam.

    “Pısssss!”

    Yılan mı geldi? Beynimden kaçtı işte. Ne iğrenç koku bu. O akşam ne de güzel kokuyordu. Benim aldığım mıydı o? Peki yılan kokar mı? Hiç korkar mı?

    Koridordan geçen tekerlekli sedyenin teklemesi, kalbinin ritmine kısa bir çentik atıyor. Anons: “Dahili 12…” Sonrası, boğuk. Suyun altından konuşulmuş gibi. O gece gelen ambulanstaki acil tıp teknisyeni kızın sesine benziyor. Boşluk. Cebindeki telefon titreştikçe titreşiyor. Yoksa sandalyenin öbür ayağı da mı çatlak? Titriyor mu? Ekrana bakamam! Ya gerçek daha da kesinleşirse? Keskinleşirse? Ayaklarının altındaki zemini yokluyor. Yerler taş. Keşke lamine parke olsaydı. Daha estetik olmaz mıydı? Derz araları haritaya benziyor. Nerenin haritası ama? Ya ben? Haritanın neresinde durduğunu hatırlayamıyor. Bir anda ağzına dolan metalik tat içini bulandırıyor. Elini ağzına götürüp parmak uçlarıyla dudaklarını yokluyor. Parmakları önce dudaklarına saplanmış dişlerine dokunuyor. Kirli, boz bir kırmızı bulaşıyor ellerine. Kırmızı bana çok yakışıyor. Ne zaman girdiğini hatırlayamadığı muayene odasından bir an önce çıkmak istiyor. Pul pul olmuş derisini kaşıdıkça havada bembeyaz tozlar uçuşuyor. Yılannn! Pısss! Hem de zehir zemberek…

    İmzalatıcam mı bunu? Kime? Ben mi imzalıycam? Neden? Nerede? Hangi kapı? Hangi muayene? Kâğıt, defalarca katlanmaktan iyice yıpranmış. Origamiden kuş mu yapsam? Ya da yılan? Daha ilk imzayı atarken mürekkep akmış, tam da adının ortasında ince bir göl bırakmıştı. Hatırlıyor. Hiç sevmiyor dolmakalem kullanmayı. Varsa yoksa tükenmez. Gerçi onlar da elbet bir gün tükeniyor. İçleri boşalıyor. O gölün lekesine her baktığında, içindeki canlılığın “azalt” düğmesine basılıyor sanki. Satırlar üst üste biniyor, kelimeler birbirine sürtünerek sessizce anlaşıyor. İçindeki anlayamamanın ağırlığı daha da artıyor.

    Derin bir soluk almak istiyor. Sadece hırlıyor. “Tamam,” diye fısıldıyor. Kime söylediğini bilmeden. Bir an gözlerini aşağı indiriyor. Ayaklarının altında bir gölcük. Kanlı sarı… Bacaklarından akan ılık ıslaklığı duyumsuyor. Sırıtıyor. Susuyor. Hiç konuşmadığını fark etmeden.

    Bir hemşirenin adımları, paspasla parlatılmış koridorda uzun bir çizgi gibi uzayıp ona yaklaşıyor. Hemşire kafasını kaldırmadan yerdeki kanlı sarıyı siliyor. O duruyor. Hemşire uzaklaşırken arkasından bakmıyor. Otomatın metal kapısı aniden kapanınca irkiliyor. Makinanın içinde yuvarlanan bozuk paranın yankısı diş minelerinde soğuk kıvılcımlar çakıyor. İçi titriyor. Vücudu da. Otomatın yaylı kapağını iki eliyle geriye itip soğuk gazlı içecek kutusuna bakıyor.  Bunu mu seçmişti? Hatırlamıyor. Yanında duran kafası sargılı genç adamın, “Buyrun, siz alın. Ben tekrar alırım kendime,” demesiyle yavaşça kafasını kaldırıp adama bakıyor. Demek ben seçmedim… seçildim… İki eliyle kapağı tutarken kutuyu alamayacağını fark edince sağ elini hazneye sokup kutuyu alıyor. Kutu eline değince, temassız bir gerçeklik kırıntısı içine doluyor. Kısa, kırık, kirli tırnaklarını ince metal kutuya geçiriyor. Bıraktığı izlere bakıyor. Derin bir nefes alıp kutuyu açmıyor. Pantolonundaki ıslaklık yavaş yavaş soğuyor.

    Bozuk para yuvasına takılan madeni parayı, kısa bir an geri itiyor. Madeni para geri gittikçe içe doğru çöken bir dalga gibi tüm bedeni susuyor. Susturuluyor. Susturucu takılmış silahların hiç mi sesi çıkmıyor? Paranın üstündeki kabartma tarihte parmaklarını gezdiriyor. Yılı gösteren sayılardan biri dibe çöküyor. “O zamandı.” Yutkunuyor. Gırtlağı kumlanıyor. Su içmemeliyim! Çamurun tadı çok berbat! Yılan çamuru çok seviyor. Ne de ritmik pıssssslıyor.

    Otomatın üzerindeki mavi etikete bakıyor. Mavi bilekliği hatırlıyor. Kimin? Onun. Hayır senin! Hayır! Benim!

    Dizlerini sürüyerek ilerliyor, ayakkabısının tabanı zemine sürtündükçe iz bırakıyor. Daha kanlı. Daha koyu. Daha az sarı. Çamurda iz bırakan yılanlar… Dizlerini birbirine bastırıyor. Ayakkabısının ucuyla ıslak zemindeki minik çizgilere vuruşlar yapıyor. Ritim tutar gibi ama tutamadan. Duvara tutunmak istiyor. Beceremiyor. Tavandaki kare panellerin çaprazlarına bakıp, gözleriyle kareleri sayıyor. Çatlak tavan panelleri ışıkları titretiyor. Plastik sandalyenin üçüncü ayağı da mı kırılacak? Gözlerini açıp kapıyor. Tekrar tavana bakıyor. Üçüncü kareye takılıyor. Dördüncüye geçmek zorlaşıyor. Üçüncü panel kırık, dördüncü panel ağır hasarlı. Alçıpan bunlar. Sıvaları pul pul üstüne dökülüyor. Pul pul dökülen derisinin bembeyaz tozlarına karışıyor. Bir kahkaha duyuyor. Yersiz ve kısa. Tıpkı mavi dolmakalemle attığı ilk imza gibi zihnindeki göller büyüyor, büyüdükçe boşluklara dönüşüyor. Düğümler çözülüyor. Kendini İskender’in kılıcı gibi hissediyor. Ses buraya ait değil. Kulak zarına bir zımpara gibi değip canını yakıyor. “Burada değilsin.”

    Sağ bileğindeki mavi bilekliğin üzerindeki “Refakatçi” yazısı… Bileklik tenine sürtünerek küçük öfke patlamalarına sebep oluyor. Plastiğin keskin kenarı, her kımıldayışında tenine, “buradasın” diyerek çizikler atıyor. Her bir çizik zihninin, ruhunun, belleğinin ekranlarında eş zamanlı bir alt yazı gibi akıyor: “Hâlâ buradasın. Hâlâ bekliyorsun.” Yazılar aktıkça netleşiyor. Netleştikçe bulanıyor. Bulandıkça uykusu derinleşiyor. Kara deliğinin boş kuytularına sığınıyor. Sığındıkça uyanmayı unutuyor. Kış uykusundan uyanmak istemeyen bir yılan misali gerçek içine çörekleniyor. Çöreklendikçe daha da kalınlaşan pullarının kalkanında kendini Lethe Nehri’nin sarı kanlı sularına bırakıyor. Ondan başka herkes gerçeği hatırlıyor. Plastik sandalyenin son ayağı da titreyip çatırdıyor ama kırılmıyor.


    Gökbanu Sezi Coşkuner, Ankara’da doğmuş, ilkokul 5. sınıfta İngilizce öğretmeni olmaya karar vermiştir. 1998’de ODTÜ İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olmuş, öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli kurum ve kuruluşlarda öğretmenlik yapmıştır. 2001 yılından bu yana ODTÜ Temel İngilizce Bölümü Hazırlık Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Evlidir, Tılsım ve Alkım’ın annesidir. Çok küçük yaşlarından bu yana kitap, film ve yazma ile dolu bir hayatı yaşamaktadır. Birçok kolektif eserde, dijital ve matbu dergilerde öykü ve yazıları yayımlanmıştır. Ömrünü okuyarak ve yazarak geçirmekte kararlıdır.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gökbanu sezi Coşkuner suaremag yazar

    Related Posts

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez

    SON DANS

    Nisan 1, 2026 SUAREMAG
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    TAVANDAKİ ÇATLAK

    Mart 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    Fiziğin temel meseleleri üzerinden evrenin gizemine davet

    Ekim 1, 2023 Beril Bozdoğan

    Şef Cem Mansur yönetiminde Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası ile 100’üncü yılı kutlaması

    Eylül 11, 2023 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.