PAOLO ZELLINI’NİN SONSUZLUĞUN KISA TARİHİ ÜZERİNE
Burak Soyer
Paolo Zellini, “Sonsuzluğun Kısa Tarihi”nde, insanın kozmostaki hem en soyut ve anlaması zor kavramı olan sonsuzluğu, somutlaştırma çabasını izlerken öte yandan tamamen anlayamadığımız sonsuzluğu evriltmek ve anlaşılır kılmak için matematiksel olarak idare edebileceğimiz birtakım araçlar geliştirdiğimizi ifade eder.

“Sonsuzluk” bir kavram olarak nasıl ele alınabilir? Ne sonsuzdur ya da sonsuzluk nerede başlar ve en önemlisi de sonsuzluk somut bir olguya indirgenebilir mi? İtalyan yazar ve matematikçi Paolo Zellini’nin kaleme aldığı, Ketebe Yayınları’ndan Gizem Arslan çevirisiyle yayımlanan “Sonsuzluğun Kısa Tarihi”, bu soruların peşinden giderek, sonsuzluk kavramını felsefi, matematiksel ve teolojik olarak inceleyen, Antik Çağ’dan bu yana pek çok filozofun, düşünürün fikirlerine yer vererek sonsuzluğu varoluşsal bir çerçevede masaya yatıran kapsamlı bir kitap.
Sonsuzluğu, insan aklını, dinleri ve felsefi teoriler altında göz hapsine alan Zellini, bu kavramı tarihsel dönemeçleri etrafında okura sunuyor. İnsanın sonsuz olana merakını, sonsuzluğun paradokslarıyla ele alan kitap, Yunan felsefesindeki “apeiron” (sınırsız/belirsiz) olgusuyla başlayıp,Aristoteles ve Pisagorcular’a göre düzensizliği ve kaosu temsil edişini ekleyerek Yunanlıların “sınır” ile andığı mükemmeliyetçilikle aynı kefeye koyar. Zellini, teolojik açıdansa Orta Çağ ve Rönesans’la beraber sonsuzluk kavramının tanrısallığa eşit görüldüğünü ifade eder. “Sonsuz”, bu dönemde çekinilen bir kaosanlamının dışıma çıkmış, her şeyi yapma yetisi olan kutsal Tanrı’yla anılır olmuştur.

Kitabı ikiye ayırmak gerekirse; ilk bölüm yukarıda bahsettiklerimden oluşur. İkinci yarısıysa, sonsuzluğun teolojinin dışına çıkarıp Newton ve Leibniz’in de önayak olmasıylamatematiksel bir açıdan ele alır. Bunlara ek olarak; kalkülüsün doğuşu, “sonsuz küçükler”ikilemi ve sonunda da Georg Cantor’un“kümeler kuramı” ile sonsuzluğun ölçülebilir ve farklı ebatlarda olabileceğinin keşfini ekler. Sonsuzluğun gerçekten hiç bitmeyen bir süreç mi yoksa bir bütün olarak var olan ve çoktanbitmiş somut bir nesne mi olduğu kitabın ana tartışma konularından biridir.
Paolo Zellini, “Sonsuzluğun Kısa Tarihi”nde, insanın kozmostaki hem en soyut ve anlaması zor kavramı olan sonsuzluğu, somutlaştırma çabasını izlerken öte yandan tamamen anlayamadığımız sonsuzluğu evriltmek ve anlaşılır kılmak için matematiksel olarak idare edebileceğimiz birtakım araçlargeliştirdiğimizi ifade eder. Ancak nihayetin değişmediğini eklemeyi ihmal etmez: İnsan aklı, kendisinin yarattığı bu labirentin içinde kaybolurken aynı zamanda kendini debulmaktadır.


