Cem Kaya’nın 2022 Berlinale Panorama Belgesel Bölümü’nde Seyirci Ödülü’ne layık görülen filmi Aşk, Mark ve Ölüm, “Arter’de Uzun Cumartesi” kapsamında izleyiciyle buluşuyor. Gösterim öncesinde Alper Bahçekapılı ve Alper Maral, Almanya’daki Türkiyeli göçmenlerin müzik hafızası üzerine bir sohbet gerçekleştirecek.

Türkiye’den Almanya’ya uzanan 60 yıllık göç hikâyesi, yalnızca fabrikaların, istasyonların, gurbet mektuplarının ve bavulların hikâyesi değil. Aynı zamanda sazın, sözün, plakların, kasetlerin, düğünlerin, rock’ın ve rap’in hikâyesi. Cem Kaya’nın yönettiği Aşk, Mark ve Ölüm bu çok katmanlı hafızanın izini sürerek Almanya’daki Türkiyeli göçmenlerin müzikle kurduğu ilişkiyi beyazperdeye taşıyor.
Son yılların dikkat çeken belgesel filmleri arasında yer alan yapım, 2022 Berlinale Panorama Belgesel Bölümü’nde Seyirci Ödülü kazanmıştı. Film, Türkiye’den Almanya’ya göç eden kuşakların deneyimlerini müzik üzerinden anlatırken, bir yandan da ırkçılığa karşı yükselen seslerin ve kültürel direnişin izlerini sürüyor.
Gurbetin sesi müzikte yankılanıyor
Aşk, Mark ve Ölüm, Almanya’daki Türkiyeli toplulukların yalnızca geçmişine değil, değişen müzik kültürüne de bakıyor. Saz ve türküden arabeske, düğün müziklerinden rock ve rap’e uzanan geniş bir müzikal evren içinde göçmenlerin Almanya’daki yaşam deneyimleri görünür hale geliyor.
Müzik burada yalnızca bir eğlence biçimi değil; aidiyet kurmanın, kendini ifade etmenin, ayrımcılığa direnmenin ve yeni bir kültürel kimlik yaratmanın aracı olarak karşımıza çıkıyor. Bu yönüyle film, 60 yıllık göç tarihini resmi anlatıların dışında, seslerin ve şarkıların hafızası üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor.
Cem Kaya’nın arşiv görüntüleri, müzikler ve tanıklıklar aracılığıyla kurduğu anlatı, Almanya-Türkiye arasındaki göç hikâyesine kültürel bir perspektif getiriyor. Ortaya çıkan tablo, “gurbet” ile “vatan” arasındaki sınırların müzik aracılığıyla nasıl yer değiştirdiğini gösteriyor.
Arter’de Uzun Cumartesi’de göç, müzik ve hafıza konuşulacak
Arter’de Uzun Cumartesi kapsamında gerçekleştirilecek film gösterimi öncesinde, müzik eleştirmeni Alper Bahçekapılı ile besteci ve müzikolog Alper Maral bir araya gelecek.
“Gâh Gurbet Vatan Olur Gâh Vatan Gurbetlenir” başlıklı sohbet, filmin ele aldığı göç, müzik, aidiyet ve kültürel hafıza meselelerine farklı perspektiflerden bakacak. Söyleşide, Almanya’ya göçün Türkiye’nin müzik kültürü üzerindeki etkilerinden Türkiyeli göçmenlerin ürettiği özgün müziklere kadar uzanan bir alan ele alınacak.
Söyleşi 19.00’da, Aşk, Mark ve Ölüm filminin gösterimi ise 19.30’da başlayacak.
Aşk, Mark ve Ölüm gösteriminin biletleri Arter’in giriş katında bulunan Danışma ve Bilet Gişesi üzerinden alınabileceği gibi Biletix ve Mobilet üzerinden de temin edilebiliyor.
Göç tarihine müzik üzerinden bakmak, Almanya’daki Türkiyeli toplulukların kültürel hafızasını keşfetmek ve Cem Kaya’nın ödüllü belgeselini beyazperdede izlemek isteyenler için “Arter’de Uzun Cumartesi”, müzik ile sinemanın kesiştiği özel bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.

