Close Menu
    Son Eklenenler

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cumartesi, Eylül 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026

      ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

      Eylül 8, 2026

      ‘Eskişehir festivaller şehri olacak!’

      Eylül 6, 2026

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

      Eylül 11, 2026

      Napolyon’un yenilgisi modern dünya sistemini nasıl doğurdu?

      Eylül 1, 2026

      İstanbul’un unutulmuş mimarlarının izinde

      Ağustos 31, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos Boyunca Ücretsiz Film Şöleni

      Ağustos 4, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

      Eylül 11, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026

      ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

      Eylül 8, 2026

      Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvurular başladı

      Eylül 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      FARE MASALI

      Eylül 1, 2026

      DÖVÜŞ KULÜBÜ: SAHİP MİYİZ? KÖLE MİYİZ?

      Eylül 1, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BUZDOLABI
    SUAREMAG

    BUZDOLABI

    Eylül 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    zeynep Pınarbaşı
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Zeynep Pınarbaşı

    “Bu evde bir gece daha kalmak istemiyorum.” 

    Turgut’un bakışları karısının avucunda sıkı sıkıya tuttuğu bavula kitlendi. Nereye, diye bile soramadan kapı ağzında durmadan konuşan kadını dinlemeye çalışıyor. Kelimelerin birleştiği yerde hepsi dağılıp zihninde anlamsızlaşıyordu. 

    Daha önce durduk yere, ben gideceğim, dediği anları düşündü Turgut. Her seferinde “nereye” dediğinde “artık sıkıldım,” cevabının askıda kalışına “dayanamıyorum” sözleri ekleniyordu. Bir ritüel gibiydi. Babasının annesiyle olan pürüzlü hallerinde “Kadınların arada canı sıkılır,” dediğini hatırladı. Annesi hiç gideceğim, demezdi başında çatkısı koltuğa uzanır, yarı baygın sayıklar, sonra kalkar işine gücüne bakardı. 

    Sevim, kapıda kocasından beklediği sözleri alamadığı için daha çok söylendi. “Bıktım, dört duvar arası, yaz gelir geçer güneş mi görüyoruz, denizin tuzu mu değiyor tenime, millet gün yapar altınları çil çil biriktirir, paralar hesapların da dizilir. Ben evde televizyon başında kutu gibi balkonda sokaktan geçenleri izlerim. Fino köpeği gibiyim. Dilim dışarda kafamı sarkıtmış milletin hayatına ağzımın sularını akıtıyorum.”

    Turgut, hâlâ kapı ağzında söylenenleri zihninde bir yerlere koymaya çalışıyordu. Karısına her yıl dönümünde aldığı bilezikleri düşündü. Yazları köye gidince bağda bahçede hamakta yatıp saatlerce sallandığı anları düşündü. Daha önce hiç denize gidelim, demiş miydi? Yüzme bilmezdi. İkisi de köpekler kadar çırpınamazdı suyun içinde. Köyün deresinde piknik yaptıkları zamanları, ayakları suyun içinde çipil çipil oynarken, karısının neşesini nasıl saçtığını düşündü. Kapıya doğru bir adım attığında Sevim çoktan gitmişti. 

    Kadın, “Bir dikili ağacım yok,” dedi bir sabah durduk yere. Kahvaltı sofrasında domatesin kokusu mutfağı sarmıştı. Tuzla birleşince salınan suyuna ekmek banıyordu Turgut. Ekmeğin ucundaki damla dudaklarının kenarından sızdı. Kocasından çok zavallı bir adam göründü gözüne. 

    “Neden ağaç dikesin?” boş bir sırıtış, sevimli olmaya çalışan bir yüzle baktı karısına. Dalga geçmenin tatlı dilli haliydi. 

    “Yıllardır el emeği göz nuru işler yapıyorum.”

    Ağzının kenarı hafif kıvrılmış, gözleri ışıklanmış baktı adam. Hıh diye bir ses çıktı ağzının kenarından. 

    “Yapmıyor muyum?”

    “Yapma Sevim, dökme suyla değirmen mi döner?”

    “Senin akarsuların var da biz mi görmüyoruz!”

    El oyaları, bazen zorlu yemekleri yapıp kadınlara satardı Sevim. Üç beş biriktirir sonra bir kriz çıkar dayanamaz kocasına verirdi. Turgut bu düzene alışmıştı. Aile düzeni böyle kurulmuştu ailesinde. Destekle, sırt sırta gidilen bir yoldu. Çocuk denemeleri boşa çıktıkça Sevim kendini işlere verdi. Artık yaptıklarını ne gösteriyordu ne de aldıklarından haberdar ediyordu. 

    Her sabah valizini yatağın üstüne koyup geçmişten düşen mutluluk anlarını dondurmuş bir fotoğraf karesine vurulup düşüyordu. Salona geçip koltukta eline işini aldığında bir bir dökülüyordu olanlar. Geceleri yoldaştı. Artık aynı yatakta uyumak bile keyifli değildi. Onunla yattığı anları azaltmış gecelerini çoğaltmıştı. 

    Diziler el işlerinin yoldaşı oldu. Bir gün elindeki işle ekrana kitlendi. Kadın kocasını yolcu ederken uzun uzun öpüyordu. Yüzleri kırışmış, elleri ayakları titrer hale gelmiş iki bedenin birleşmesiydi. Huzurla dolu bir ömrün içinde yaşamış iki insan gözlerinde büyüdü. Dizideki adam yürüyüşe çıkarken karısı arkadaşlarıyla buluşacaktı. Belki de geç gelirdi. Çok geç kalırsa adam onu alırdı. 

    Diziye daldı dizideki karakterleri düşünürken aklına liseden arkadaşları ile buluşmak istediği gün geldi. Facebook yazışmaları sonrası o yılların hevesi ve özlemiyle Turgut’a kızlarla olan yazışmalarını anlatıvermişti. 

    “Hafta sonu kahvaltı yapacağız?”

    “Kim daha genç kalmış, kim çökmüş ona mı bakacaksınız?”

    “Ne alakası var? Neler paylaştık o zamanlarda biz, bilsen.”

    “Onca paylaşım nereye gitti, düğününde bile yoktu kimse.”

    “O zamanlarda kim nerede kimin haberi vardı?”

    Uzun uzun yaşayacağı hayal kırıklığını anlattı Turgut. Sevim’in içinde bir kurt büyüdü. Ya o zamanlardaki gibi yine küçümserlerse beni, diye düşündü. En uzak en küçük ihtimal büyüdü zihninde. Telefonu aldı. Yazdı, yazdı sildi.  

    “Kızlar eşim rahatsızlandı. Birkaç gün yatması gerekli. Çok üzgünüm.”

    “Ne oldu?” “Gelelim mi?” “Canım bir ihtiyaç var mı?” “Ay doktor tanıdıklar var hemen haber ver…” daha bir sürü iyi ve yardımcı dileklerin arasında kaldı Sevim. 

    “Şu an doktor geldi. Uygun zamanda yazarım.” Bir daha yazmadı. Yazdıkları; kısa, netti, derdi başını aşmış talihsiz bir kadındı. 

    Annesine gitmek, tek başına bir eylemdi. Turgut’un, “benim ne işim var ana kız dertleşin.” Dediği günler, araba sürerken “Sen yorulma canım,” diyerek direksiyona almadığı, alışveriş yaparken tek başına gidip “Ne dolaşacaksın erkek mağazalarını tek tek ruh sıkıntısı,” dediğini hatırladı. “Hep beni düşünüyor,” yıllardır vardığı yer buydu. Dizideki çiftin arasında denge yıllara yayılmış sahiplenişi kıskandı. 

    Yatak odasına gitti. Valizini indirdi. Her şeyden bir çift aldı. Buzdolabını açtı. Hangileri benim, diye düşündü. Eşyalara baktı neleri alabilirim. Çiftleri denklenmiş bir valiz kıyafetle çıktı evden. 

    Mahkeme salonunda yaptıklarını anlattı Turgut. Hepsini yapmıştı. İyi bir eşti. Kendi istediği kadardı. Eksik kaldıklarını anlatsa da anlayamazdı kimse. Mazeretsiz itirazsız sadece “Boşanmak istiyorum,” sözünden başkası çıkmadı ağzından. Birkaç gün annesinde kaldı ama tutunamadı. İşleri çoğalttı Turgut’a haber vermediği işlerden biriktirdiklerini de elindekilere katık edip küçük bir ev tuttu. 

    Hakkı olan eşyaları alma vakti gelmişti. Dayandı Turgut’un kapısına boşanırken anlaştıkları eşyaları toparladı. Buzdolabını açtı. Uzun uzun baktı. 

    “Yok artık lokmaya kadar mı düştün?”

    “O buzluktakilerin hepsi benim emeğim.”

    Bir süre erzaklar, dolaptaki yiyecekler için tartıştılar. Alabildiğini aldı ve çıktı. Evine geldiğinde elektrikler çalışmıyordu. Turgut olsa yapardı, diye düşündü. Mumları yaktı. Buzluktan aldıkları eriyecekti. Komşuların kapısını çaldı. Zor bela birini buldu. Olmadı. Annesine taşıdı. 

    Kalan alışverişleri halletmesi gerekti. Neyi nereden alacağını bilmiyordu. Yıllardır evle ilgili tek bir kibrit bile almamıştı. Ertesi gün mahallenin ikinci el dükkanından buzdolabını aldı. Gelen adama minnet rica elektrik işlerini yaptırdı. Market alışverişine çıktı. Fiyatından emin olamadığı bir ürünü alıp “Sence bunun fiyatı iyi mi?” diye arkasını döndü. 

    “Efendim!”

    “Pardon eşim sandım, herhalde diğer reyonda takıldı.”

    Elindekini bırakıp hızlı adımlarla uzaklaştı reyonlardan aldıklarını koyduğu arabayı durduğu yerden itekleyip çıktı marketten. Daha da hızlanan adımlarıyla kendisini annesinin kapısında buldu. 

    “Dolap aldım, malzemeleri alıp gideyim, yük oldu sana.”

    Kadın cevap vermeden aldı içeri. Hızla gelip giden kızını uğurladı. 

    Barbunyaları koydu ocağa bulduğu malzemelerle eksik fazla pişirdi. Tuhaf bir şeye döndü. Bir an nasıl olmuş? Derken buldu kendini. Günler birbirini eklenmiş alışkanlıklarla devam etti. Son eşya kutusunu açarken el işi ipliklerinin bazılarının olmadığını gördü. Turgut’u aradı. Sesini dinledi. Kapadı. 

    Günler böyle devam etti. Bir akşam habersiz kapısını çaldı. 

    “İpliklerim kalmış.”

    Mutfakta yeni pişmiş yemeklerin kokusu vardı. Eski kayınvalidesi yine haftalık yemekleri yapıp getirmişti. “Turgut annesinin yemeklerine düşkündür.” Kendinden bir başkası gibi bahseden kayınvalidesinin yüzü geldi gözünün önüne, her şeyi bırakmış ama oğluna yemek yapmayı hiç bırakmamıştı. Sevim’in de yıllar içinde mücadele edecek gücü kalmamıştı. Hem taze yemek her gün hazırdı, kolayına geliyordu. İçli köfteyi görünce yutkundu. Ardiye odasına tıkılan ipliklerini almak için koridorda ilerledi. Gidenlerin yerine yeni eşyalar çoktan gelmişti. Ev sıcaktı, bir an yatak odasına geçip uzanmak istedi. Salonda sofraya bakıp yeniden yutkundu. Tekrar konuşmadan çıktı evden. Sokağı dönünce kaldırıma oturup ağladı. 

    Evine giderken manavdan aldığı iki kabağı sıyırdı, soğanla kavurdu. Kurbanda annesinin verdiği kavurmadan koydu bir kaşık. Hafiften sası olmuştu tadı, limon sıktı üzerine hem ağladı hem yedi sonuna gelirken yemeğin kokusunu içine çekti. Çıktı evden markete gitti canı ne istiyorsa onu aldı. Çocukluğundan beri neredeyse hiç yemediği anne pastasından yaptı. Televizyon dizilerinden birini açtı. 

    Kucağındaki tabakta koca bir dilim pasta, yanında ince bellide çayı vardı. Telefonu aldı. 

    “Kızlar ben boşandım, anlatacak çok şey var, kapınız hâlâ açık mı? Görüşelim mi?” sorusuna bir kalp emojisi geldi. Peşinden “…. Yazıyor.” Göründü. Kaşığı daldırdığı pastadan aldığı parçayı ısırdı. 


    Zeynep Pınarbaşı için her şey mektuplarla başladı. Sonra şiirler geldi. Ardından iç dökmeler… Yıllar kelimeleri kovaladı, o da peşinden gitti. Şimdi sırada öyküler var. Yazdı, yazıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    suaremag yazar zeynep Pınarbaşı

    Related Posts

    Ayın Müzikleri: Eylül Ayı Seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: Eylül Ayı Seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Kitapları

    Ayın Filmleri: Eylül ayı seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Filmleri

    SuareMag Eylül 2026

    Eylül 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026 Kitap

    Gazeteci ve polisiye yazarı Önay Yılmaz, yeni romanı Pinokyo Kapanı – Yalan Yazarsan Ölürsün ile…

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026

    ‘Eskişehir festivaller şehri olacak!’

    Eylül 6, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SuareMag – Haziran 2025

    Haziran 3, 2025 SUAREMAG

    Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

    Aralık 6, 2025 Mitoloji

    ÇEKMECE: YÜREĞİNDEKİ ÇİÇEKLER

    Ocak 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.