Kategori: Şebnem Özbay
Şebnem Özbay El ayak iyice çekildiğinde mukavvaları yere serdi. Sererken daima kendi boyundan üç karış uzun olmasına dikkat ederdi. Camiden…
Şebnem Özbay Tuttuğumun, tutunduğumun ellerimden kayıp gittiği, saksıya heves güves ektiğim unutmabeni çiçeğinin ne kadar çabalasam da tutmadığı; havaya, suya,…
Şebnem Özbay Orada dikilmiş, kendimi bildim bileli görmekten usandığım şeylere bakıp duruyordum: Uçsuz bucaksız gökyüzü, uyur uyanık akıp giden ırmak,…
Şebnem Özbay Gün doğumu elimden yine kaçamadı. Kaçırmam. Sımsıkı tutmuşum uykusuzluğun elinden, nereye, nasıl kaçar? Başlarda geçici zannetmiştim ama gece…
Şebnem Özbay Kıvrım kıvrım kıvranmasının bünyesine getirdikleri, daha doğrusu bünyesinden götürdükleri arasında önce saçları gelirdi, sonra mide krampları. Yaşamın çok…
Şebnem Özbay “… bana söyleyeceğiniz bir şey kalmadı. Soğumuş kalbim sizi işitmiyor artık.” Marcel Proust Ses geçirmeyen bir odaya kapanıp…
Şebnem Özbay Yaşı ilerledikçe aklı artmış görünen, yaşam tecrübesini zekâsından geliyor zanneden o çok bilmiş eskilerden bazı büyükler; kalbimizi, hevesimizi…
Şebnem Özbay Cıscıbıldak kalakaldı çırpınışları… Önce odanın duvarlarında yankılandı sözleri, sonra kalın buzlu camlara çarpıp ıssızlaştı. Tabii söylenecekti, sitem etmeye…
Şebnem Özbay Masada boş kâğıtlar, dolu kalem. Zihnim sözcüklerle dolu, kelimeler savruk. Gürültücü saksağanlar saatlerdir kafamı ütülüyor. Başlamalıyım, yazmalıyım artık.…
Şebnem Özbay Çocukken soru işaretleriyle dolu, meraklar içindeki kafam sürekli karışırdı. Şaşkınlıkla hem anne tarafıma hem de baba tarafıma bakardım. Ben kimdim, nereliydim, nereye aittim? Sorduklarında…
