Close Menu
    Son Eklenenler

    EDİTÖR’DEN

    Temmuz 15, 2026

    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ 5. SAYI

    Temmuz 15, 2026

    BABAMIN BAVULU

    Temmuz 15, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Temmuz 16
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      ‘Sonsuzluk’ labirenti

      Temmuz 14, 2026

      Kortların Şairi Roger Federer’in Hikâyesi Türkçede

      Temmuz 6, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026

      ‘Sonsuzluk’ labirenti

      Temmuz 14, 2026

      Neden Yeniden Gotik?

      Temmuz 8, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BAVUL
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    BAVUL

    Temmuz 15, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Ümit Ahmet Duman

    Aylar öncesinden planlanan Talin tatiline on beş gün kalmıştı. Aile, Sovyetler’in etkisini hâlâ üzerinden atamamış bu gizemli ülkeyi seçtikleri için heyecanlıydı. İlk kez yurt dışına çıkacak olan Füsun’un heyecanı ise bambaşkaydı. Baba Hamit, anne Fulya ve Füsun, onun ilk yolculuğu için Eminönü sokaklarında şık bir bavul arayışına girmişti. Füsun, ikinci dükkânda gördüğü fosforlu portakal rengi, üstten çekmeli tekerlekli bavula bayıldı ve (şimdilerde valiz deniyor ama) onu aldılar.

    Cuma akşamı çağırılan taksiye diğer iki bavulla birlikte yerleştirildi. Sıradan bir şekilde Sabiha Gökçen Havalimanı’na varış, check-in işlemleri, bavulların teslimi ve koltuğa oturup hayallere dalmayla yolculuk başladı. Kaptanın anonsu, Talin’in hava durumu bilgisi, hosteslerin kahvaltısı ve sıcak-soğuk içecek ikramlarının ardından tekerlek yere değdi. Uçaktaki herkesin henüz durmadan ayağa kalkması, kurallara uymaya alışkın Füsun’a tuhaf geldi. Neyse ki havaalanı küçüktü ve iyi organize edilmişti; bavullarına ulaşmakta zorluk yaşamadılar. Füsun, kendi portakal rengi bavulunu kaptı. Rehberin kısa bir çabasıyla tur grubuyla buluştular. Bavullarını, Türkiye’dekinden farklı olarak muavinsiz çalışan otobüs şoförünün yardımıyla özenle bagaja yerleştirdiler. Öğle saati olduğundan kısa bir atıştırma molası verildi; ardından şehri genel hatlarıyla tanıtan kısa bir tur yapıldı. Otele varış herkes için mutluluktu.

    Hamit duştayken, anne-kız önce onun bavulunu, ardından Fulya’nınkini özenle dolaba yerleştirdiler. Sıra Füsun’daydı. Yanında geçen yaz sonunda aldığı şık etekler, kısa pantolonlar, severek giydiği tişörtler ve gündüz kıyafetleri vardı. Ama esas heyecanla hazırlandığı gece kıyafetleri için Nişantaşı’nda butik bırakmamıştı. Babasının izin verdiği ölçüde, olabildiğince kısa ve keten elbiseler seçmişti.

    Anne-babasının eşyaları dolabın neredeyse tamamını kapladığı için, kendi giysilerini nereye koyacağını düşünüyordu. Bavulunu yatağın üzerine yanlamasına koydu. Kapağı açılır açılmaz yüksek sesle, “Olamaz! Bu benim bavulum değil!” diye bağırdı. Hamit neredeyse banyodan havlusuz çıkacaktı. Üzerine alelacele sarındığı havlusundan su damlarken Fulya ile birlikte bavulun başına geldiler. Şaşkınlık içindeydiler.

    Ne gülebildiler ne de üzülebildiler; duygularını nasıl ifade edeceklerini bilemeden birbirlerine baktılar. Çünkü bavulun içinde çok şaşırtıcı şeyler vardı: çilek kokulu prezervatif kutusu, kayganlaştırıcı merhem, erotik pozlarda kadın ve erkek fotoğrafları bulunan dergiler, farklı renkte iç çamaşırları, tıraş malzemeleri, üç şık pantolon, canlı renkli tişörtler, bir halı ve modern sanat kataloğu.

    Hamit sakinliğini koruyarak rehberi aradı. Durumu özetleyip ne yapmaları gerektiğini sordu. Rehberin verdiği numaradan Türk Hava Yolları’nın Talin Havalimanı ofisini aradı. Bavulun başka bir yolcuyla karıştığını bildirdi. İstanbul’dan kalktıkları uçağın sefer numarasını verdi. Ellerindeki bavulu ofise teslim edebileceğini, kendi bavulunu arayan olursa ulaşabilmeleri için telefon numarasını paylaştı.

    Tam da aynı zamanlarda, Füsun’un bavulu benzer renkte bavulu olan başkaları tarafından yanlışlıkla alınmış, otele kadar onlarla gelmişti. Macit ve Sezer, kendi bavullarıyla birlikte onu da dolabın yanına koyduktan sonra günün yorgunluğunu atmak için tanıdık bir Türk lokantasına öğle yemeğine çıktılar.

    Akşam otele dönüp bavullarının birini boşalttıktan sonra sıra ikincisine geldiğinde aynı şaşkınlığı yaşadılar. Benzer renkte, ancak kendilerine ait olmayan bir bavulla karşılaştılar. Odaya güçlü bir parfüm ve lüks giysilere has bir koku yayıldı. Bavuldaki kıyafetler, vitrinlerinden geçerken dikkatlerini çeken pahalı markaların ürünlerine benziyordu.

    İçindeki eşyalara ihtiyaçları olmadığı ve irtibat kuracak vakitleri kalmadığı için, bavulu dönüşte Talin Havalimanı’ndaki Türk Hava Yolları ofisine bırakmaya karar verdiler. Bavulu boşaltarak diğer bavuldan çıkan, düzgünce sarılmış banknotları içine yerleştirdiler.

    Sabah soğuk ama artık alışmaya başladıkları Kuzey kahvaltısından sonra Talin sokaklarının sakin telaşına karıştılar. Önceden arayıp randevu aldıkları üç dükkâna tek tek uğradılar. İlk durakları, tarihi taş binalarla modern yapıları harmanlayan SuurKarja Caddesi’ndeki şık bir resim galerisi oldu. Üç-dört tablo için ön anlaşma yaptılar, resimlerin fotoğraflarını çekip kapora bıraktılar. Türk ressamlarının eserlerini içeren kataloglardan galerinin siparişlerini not aldılar.

    Akşama doğru işlemler tamamlandığında, başarılı iş insanları edasıyla, şehrin en güzel kadınlarının dolaştığı sokaklardan geçerek Kbirumi Caddesi’ne yöneldiler. Cadde ilerledikçe sokaklar daraldı, loşlaştı. Duvarlardaki yazılar yerini çıplak kadın fotoğraflarına ve grafitilere bıraktı.

    Füsun’un bavulu, sabah şehirdeki neşeli turdan sonra şimdi ilk kez adım attığı bu dünyadan ürküyordu. Macit ve Sezer, ellerinde bavulla, üzerinde rengârenk neon ışıklar bulunan WABANK adlı bara girdiler. İçeride sabah gördükleri zarif kadınlar yoktu. Makyajı abartılı, konuşmaları farklı, iri yapılı kadınlar ve yüksek sesli müzik ortamı onlara bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyordu.

    Birkaç bira ve masalarına gelen gençlerle yapılan alkolün de etkisiyle gevşemiş sohbetlerin ardından Macit ve Sezer sırayla masadan kalkıp 40-45 dakika sonra mutlu bir şekilde dönüyorlardı.

    Talin’in keskin votkası ve baharatlı havası içlerini ısıtıyordu. Arka sokaklardaki fosforlu ışıklarla süslenmiş kulüpleri gezip, PRIVE, NAGA NAGA, VENÜS ve STUDIO gibi gece kulüplerinde sabahladılar. Geceye iki kişi başlayıp, sabaha karşı otele dört kişi olarak döndüler. Neyse ki kaldıkları otel yıllardır tanıdıkları bir yerdi; resepsiyon görevlisi yeni gelenleri görmezden gelmişti.

    Avrupa’nın en az nüfuslu, küçük ama büyüleyici ülkesi yeni güne hazırlanıyordu. Barok mimarinin göz kamaştıran izleriyle zamana direnen yapıları, Orta Çağ dokusunu koruyan sokaklarıyla Talin, yeni günü selamlamak için sabırsız görünüyordu.

    Üçüncü günün sabahında Füsun, hissettirmemeye çalıştığı bir hüzünle turun yeni planlarına göz gezdiriyordu. İlk durak, 19. yüzyıldan kalma Alexander Nevsky Katedrali’ydi. Her köşesinde biblolar, heykeller ve vitraylardan süzülen renkli ışıklarla baş döndürücü bir güzelliğe sahipti. Serin havası ve mistik atmosferi insanı ruhsal bir huzura davet ediyordu.

    İkinci durak, Talin’in ana meydanındaki Gotik belediye binasıydı. Hem mimarisiyle hem de çevresindeki kafe ve restoranlarla görülmeye değerdi. Üçüncü durakta Barok stilindeki sanat müzesi ise gözlere, ruha ve hayal gücüne hitap ediyor; zihinde yaratıcı kıvılcımlar uyandırıyordu.

    Toompea Tepesi’nden şehri kuşbakışı izleyip yokuş aşağı inerken, kentin simge binalarına hayranlıkla göz gezdiriyorlardı. Bu şehir, insanıyla, havasıyla, mimarisiyle “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listesinde haklı yerini almalıydı. Tek tipleşmiş şehirlerden uzaklaşıp, teknolojiyle fazla iç içe olmadan, adeta Orta Çağ’da bir yolculuk yapmak isteyenler için Talin doğru bir seçimdi.

    Kısa ama rüya gibi tatil sona ermişti. Füsun, sanki üvey evladına zorla giysi giydiren bir anne gibi, köşede çekinerek bekleyen tanımadığı bavulu ellemek zorunda kaldı. Yine de yaklaşan yeni tatil hayalleriyle içi umut doluydu.

    Tur otobüsüne bindiklerinde, rehbere bahşişler teslim edildi ve havaalanına kısa sürede ulaşıldı. THY ofisine gittiklerinde, bankonun arkasında duran portakal rengi bavulu gören Füsun’un heyecanı tarifsizdi. Sanki bir arkadaşıyla karşılaşmış gibi içten sarılmak geliyordu içinden. Bavullar değiş tokuş edildi, kontroller sonrası belgeler imzalanarak süreç tamamlandı.

    Yan yana duran bavulların birbiriyle konuştuğunu hayal etti Füsun:

    “Anlatsana, neler gördün bu şehirde, ahbap?” der gibi…

    Diğeri cevap verdi belki de:

    “Seninkilerin kibarlığına alışamadım. Hiç göremeyeceğim sanat eserlerini, temiz sokakları, alçak kaldırımları, parlayan kafeleri, güzel kadınları ve şehrin baş döndüren kokusunu bana gösterdikleri için minnettarım.”

    Füsun’un bavulu belki şöyle karşılık verdi:

    “Gelirken büyük hayallerim vardı. Bavulların başından geçen maceraları duymuştum ama bu kadar karanlık sokaklar, bu kadar ürkütücü geceler yaşayacağımı tahmin etmezdim. Kentin tüm arka yüzünü gördüm; kalbim, bu kadarını bir daha yaşamayı istemeyecek kadar hızlı attı.”


    bavul öykü suare öykü ümit ahmet duman

    Related Posts

    EDİTÖR’DEN

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ 5. SAYI

    Temmuz 15, 2026 Manşet

    BABAMIN BAVULU

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    OĞLUM EVLENİYOR

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    EDİTÖR’DEN

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    H. Nilgün Karataş Bavul, yalnızca bir yolculuk nesnesi değildir; birinin vedası, diğerinin başlangıç noktasıdır. Kiminin…

    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ 5. SAYI

    Temmuz 15, 2026

    BABAMIN BAVULU

    Temmuz 15, 2026

    KAYBOLAN

    Temmuz 15, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Brewster’in Milyonları: Bir ayda 30 milyon dolar harcayabilir misiniz?

    Aralık 11, 2023 Alperhan Benlioğlu

    SARMAN’IN İNTİKAMI

    Temmuz 1, 2026 Kadir Horzum - SuareMag

    SONRASI

    Eylül 1, 2025 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    EDİTÖR’DEN

    Temmuz 15, 2026

    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ 5. SAYI

    Temmuz 15, 2026

    BABAMIN BAVULU

    Temmuz 15, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.