Close Menu
    Son Eklenenler

    Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

    Kasım 3, 2026

    Sıradan Hayatların Sessiz Çığlığı: Kelebek Çalısı

    Kasım 3, 2026

    Uyanmak: Uyuyan Kadın ve Kaybolan İnsan

    Kasım 2, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Çarşamba, Kasım 4
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

      Kasım 3, 2026

      63. Altın Portakal Ödülleri Sahiplerini Buldu: Gecenin Kazananı “Taş ve Tüy”

      Kasım 1, 2026

      Beyoğlu Caz Festivali 13 Kasım’da Başlıyor: Cazın Yeni Sesleri Şehre Yayılıyor

      Ekim 28, 2026

      SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

      Ekim 20, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Sıradan Hayatların Sessiz Çığlığı: Kelebek Çalısı

      Kasım 3, 2026

      Ayın Kitapları: KASIM AYINDA NE OKUYALIM?

      Kasım 1, 2026

      Metis Yayınları’ndan iki yeni kitap: Sinema hafızasından Aydınlanma eleştirisine

      Ekim 27, 2026

      Kahire’nin sözde modernleşmesiyle değişen Doğu’nun çehresi

      Ekim 26, 2026

      Ayın Şarkıları: KASIM AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Kasım 1, 2026

      Beyoğlu Caz Festivali 13 Kasım’da Başlıyor: Cazın Yeni Sesleri Şehre Yayılıyor

      Ekim 28, 2026

      Yağmur Ender’den “Gece Nöbeti”

      Ekim 23, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Guido Casaretto’nun “The Sea Peoples” sergisi SANATORIUM’da açılıyor

      Ekim 27, 2026

      Doğum Gününde Âşık Veysel’i Anmak

      Ekim 26, 2026

      Bursa’da Zaman: Çağdaş sanata açılan yeni bir kapı

      Ekim 16, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

      Kasım 3, 2026

      Uyanmak: Uyuyan Kadın ve Kaybolan İnsan

      Kasım 2, 2026

      En Sevdiğim: Kırılan Kalplerin Tekrar Çekimi Var mı?

      Ekim 29, 2026

      Zaaflar Statü Tanımaz: Primetime’da Kim Av, Kim Avcı?”

      Ekim 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Abbas: Masalla Gerçek Arasında

      Ekim 31, 2026

      Güneşin Oğlu, İkinci Sezonuyla Zorlu PSM Sahnesinde

      Ekim 31, 2026

      “Terzi Fikri” 1 Kasım’da Kozzy’de sahnelenecek

      Ekim 27, 2026

      30. İstanbul Tiyatro Festivali Lacrima ile başlıyor

      Ekim 15, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

      Kasım 3, 2026

      Sıradan Hayatların Sessiz Çığlığı: Kelebek Çalısı

      Kasım 3, 2026

      Uyanmak: Uyuyan Kadın ve Kaybolan İnsan

      Kasım 2, 2026

      AŞK YALANMIŞ

      Kasım 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      İlk gotik roman: Otranto Şatosu

      Ekim 27, 2026

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      SEMA VE HALİT

      Kasım 1, 2026

      BAŞKALARININ GÖZÜ VE UTANÇ: THE SUBSTANCE

      Kasım 1, 2026

      İlk gotik roman: Otranto Şatosu

      Ekim 27, 2026

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » YARIM KALAN DANS
    Benan Bilek

    YARIM KALAN DANS

    Kasım 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Benan Bilek

    Kendi nefesi bile dışarı sızan bir ihanet gibiydi. Kulak kesilir, evde başka birinin nefes alıp almadığını dinlerdi. Kendisine ait olduğuna emin olduğunda da bu kez saatinin saniyelerine gözünü kilitleyip ne kadar sürede ne kadar nefes alıp verdiğinin hesabına başlardı. Uyandığında, kapıdan çıkıp sokağa adım attığında ya da merdivenlerden çıkıp eve girdiğinde de. Günde en az on on beş kez. Alışık olduğu ritmi bulana kadar defalarca. Danstan kalma alışkanlık derdi soranlara. Ve bir, iki, üç, dön şimdi; ve bir, iki, üç, dön bir daha… Dakikalarca, yorulmadan… Yuri dur diyene kadar.

    Yuri’nin teni buz kokardı. Donmuş nehir mavisi bakışlarını gözlerine kilitler, onu kollarında tül gibi uçuştururdu. Sarılır, uzaklaştırır, çeker, kucaklar, uçurur, karşılardı. Her uzaklaşıp yeniden kucaklandığında içine çektiği o koku. Sadece Yuri’ye ait, büyüleyici. Her kaybolduğunda özlediği.

    En ufak bir nem kokusu, o sabaha karşı sisin içinde kaybolduğu anları çağırırdı; Teşvikiye yokuşunda, henüz gün doğmadan önceki sis. Soğuk sisi. Gökyüzü renklerinin kar öncesi suskun dansı; mor bulutların mavilere sarılıp ayrılışı. Onları izlemenin verdiği mutlulukla mermer merdivenleri daha yeni geride bırakmışken. Dünyanın en soğuk bakışlarında erimeye az kala. Yol üstü fırınından aldığı sabaha karşı simidinin kâğıdını açamadan, tarçınlı çay dolu bardağa üşümüş ellerini yapıştırmadan. Yuri’nin dünyasında daha küçücük bir oda sahibi olamadan.

    Hikâyenin gerçeğini uzun süre kimse çözememişti. Anlatılanlar sadece kulaktan kulağa aktarılanlardı. Her duyanın başkasına bir şeyler ekleyerek anlattığı herhangi bir üçüncü sayfa haberi. Birkaç gün merakla sorulan, sonra zamana yenilen bir haber. Başka şeylerle örtülü bir yarım kalmışlık.

    Parmak uçlarına baktı. Başparmağıyla her bir parmağının ucunu yokladı. Bir iz. Yok. Parmaklarını burnuna götürdü, kokladı. Eski pirinç kokusunu içine çekip izlerin arasında gizlenmiş o kokuyu yok etmeye çalıştı. Burnundan yıllarca gitmeyen o pirinç düğmelerin kokusu. En son beş rakamına basılı kalan parmak izleri. Küçük kabinin el yapımı demir figürleri geride bırakarak yukarıya çıktıkça duyduğu heyecan. Korkuluklara astığı simitlerin taze kokusu. Merdivenlerden aşağıya akarcasına inen siyah bir kumaş, bir gölge. Kat arasında duran, sonra hareket edip bir kez daha kalan ahşap kabin.

    “Kimse yok mu! Yardım edin!”

    Asansörün yeniden hareket edip beşinci katta duruşu. Birisi tarafından beşinci kata varışı geciktirilen on beş yaşında bir dansçı kız. Haftanın üç günü girdiği dans stüdyosunun aralık kapısı. O saate dek, o güne kadar hiç aralık olmayan kapı. Kendisi o kadar erkenden yola düşmüşken başka kim gelmiş olabilirdi o saatte? Sabah ayazında Yuri’ye ilk günaydın diyen olmanın peşinde Ihlamur’dan Teşvikiye’ye yürümüşken.

    Hâlâ asansördeki en ufak sarsıntı kaslarını demir gibi kaskatı kesiyordu. O dar kafesin tepesinde sallanan tek ışık, bir patlama habercisi gibi yanıp sönmeyi sürdürdü gözünde. Ahşap kabinler yerlerini genç metallere bıraktığında da korktu. Güvenlik kapıları eklendiğinde de. Göz kırpan her ışığın ardında o korkuyu hissetti.

    Kabin kata ulaşıp kapılar açılır açılmaz ilk inen olmak, gitgide bir alışkanlığa dönüştü. Birileriyle aynı anda asansöre binmek de o kabinde yalnız olmak kadar tedirgin ediyordu aslında. Arkası dönük duranların ellerini görmek, çantalarında ne taşıdıklarını, o binada ne aradıklarını bilmek istiyordu. Eğer ilk binen kendisiyse sonradan geleni belli etmeden iyice süzüyordu. Bir daha “Tarif et,” dediklerinde bir şey diyememeliydi. Üzerinde ne vardı? Kaç yaşlarında? Esmer mi, kumral mı? Belirgin bir koku? Belirgin bir ses?

    Hayır, hayır! Bilmiyorum! Görmedim! Fark etmedim! Anlamadım! Hayır!

    Teşvikiye’deki o apartman dairesinde donup kalmış gözyaşı hiç çözülmedi. O gün karakolda ifade veren kız, daha birkaç saat önce yerde gördüğü… Onu birden… Kıpkırmızı zeminde… On… Ve elleri… Ve ayakları… Kıpkırmızı bir gölde yardım ister gibi kalakalmış bir el… Buz bakışlar… Tamamen donuk. Gibi değil. Yanağında bir kesik. Katilinin imzası.

    Karakol dönüşü merdivenlerin basamaklarını babasının koluna dayanarak çıktı. Küçük ayakları ağırlaştı, büyüdü, değişti. Hiç dans etmemiş kadar beceriksizleşti. Annesinin meraklı bakışlarını cevapsız bırakıp odasına girdi, yatağına uzandı. Battaniyenin altında bir solucan gibi kıvrıldı. Küçüldükçe notalar büyüdü, yükseldi; dans salonunun görüntüsü piksellere ayrıldı, dağıldı. Müzik sustu.

    Ve bir, iki, üç… Dön, bir daha. Ve bir, iki, üç… Ses kırmızıda kayboldu.

    Sular ayak bileklerini zorluyor… Yükseliyor… Dizlerinde… Adımlamak zor… Sular ayaklarını çekiyor… Dipte bir el, çekiyor aşağıya doğru… Yuri karşıda… Görmüyor… Ama Yuri orada… Hadi, diyor, hadi… Daha… Daha… Ve bir, iki, üç… Dönme… Dönme sakın… Dönmüyor… Sırtındaki bakış… Görüyor o bakışı… Yuri görmüyor… Sırtında siyah pelerin… Siyah kanatlar büyük hareketlerle suları aralıyor… Sular çekiliyor, kırmızı… Yanağında bir kesik… Ayakları boşlukta… Tek hamlede parmak uçlarına kalkıyor… Parmakları yerde… On parmak dağılıyor her yere… Ayaklarına onlarca iğne batıyor… Ayakları parmaksız…

    “Geçti. Geçti kızım. Aç gözlerini, haydi Figen. Uyan anneciğim, uyan ne olur…”

    “Hemen çorap giydir ayaklarına. Battaniyeye sar. Anahtar nerede? Hemen gidelim.”

    “Allah belanızı versin! Yine kesildi bak!”

    “El fenerini tut sen! Merdivene tut. Aç kapıyı! Sen geç direksiyona!”

    “Elim ayağım tutmuyor, kullanamam!”

    “Saçmalama! Hadi bir cesaret, Nevin! Gidiyor kız, hadi! Hadi babacığım, aç gözlerini, yalvarırım uyan!”

    Ayak sesleri uzaklardan gelen bir uğultu. Sussun istiyor herkes. Sussun. Babasının kucağında kalsın hep. Uyanmasın. O paslı demir? Metal kokusu? Bahçe makasının ucunda kan… Kırmızı bir denizde donup kalmış bakışlar… Yuri, neredesin? Parmakların neden bu kadar beyaz?

    Babasının elinde sabahın erken simidi. Kokusu evi sarıyor. Midesi bulanıyor Figen’in. Torbayı fırlatıp çöpe atmak istiyor. Üzerini örtmek, kokuyu boğmak istiyor. Koku kırmızı. Koku, fırından yeni çıkmış vahşet. Koku, kanlar ortasında bir el. Bilekten kesik. Yardım istiyor koku, yapayalnız, kanlar içinde. Kokunun bakışı donuk, ışıltısız.

    Buzdolabına yapıştırılmış eski bir sipariş… O küçük sarı kâğıttaki not, “normal” hayatının son anının solgun bir kalıntısı, bir daha asla ulaşamayacağı sıradanlığın acı hatırlatıcısı.

    “Gelirken unutma!”

    Not annesine ait. Oysa o gün danstan sonra Beşiktaş’a yürüyecekti, uçan adımlarla. Stadın arkasındaki geniş yolda hayallerini uzatacaktı. Ihlamur’dan alışveriş yapıp evine gidecekti; elinde süt, yumurta ve ekmek. Ertesi sabah için dışarıda tutup biraz kuruttuğu ekmekten ince dilimler kesip sütlü yumurtalı ekmek kızartacaktı annesi kahvaltıya. Haftada bir gün anne kahvaltısı, o da iki dilim. Yuri’den o kadar izinli, en azından gösteriye kadar.

    Dolabın altına sıkışmış küçük, sivri bıçak. Kimse bilmiyordu orada olduğunu. O günden sonra yanından hiç ayırmadı. O gün yanında olsaydı. Simit almak için oyalanmasaydı. Biraz daha erken çıksaydı evden. Yuri’nin kapıyı açtığı ilk kişi olsaydı. Siyah kanatları kesip ayırsaydı bedeninden bıçakla, yüzünü hatırlayamadığı yabancı Yuri’yi kırmızıya boğmasaydı. Yuri’nin ayak parmaklarını tek tek kesip bedeninden ayırmasaydı. Eller Figen’i yine bir tüy gibi havaya kaldırıverseydi. Kan gölünün ortasında buz kesmeseydi bakışları. Hayatı stüdyonun parkelerinde donup kalmasaydı.

    Belki dokunduğunda parmak uçlarında hâlâ o anın soğuk terini ve çaresiz öfkesini hissederdi. Belki Yuri’nin teni yine buz kokardı. Belki müzik susmazdı. Belki…

    Geç kaldı. Saat geç çaldı, yol uzadı ve simitler ancak paketlendi.

    Koridordaki aynanın kırılma noktası tam da yüzünün sol yanağına denk geliyordu. Buz mavisine dönen gözlerini o yüzde gezdiriyordu her aynaya bakışında. Her bakışında biraz daha Yuri oluyordu şimdi. Bedeninin parçalanışının, yanağındaki kesiğin sessiz tanığı. Ayak parmaklarında derin bir acı. Yirmi yıldır bitmeyen ağrı. Kapatılmış bir faili meçhul hikâye.

    O koltuktan kalkmıyordu. Arkası duvara, yanı boşluğa dönük. Oraya oturduğunda kapıyı, pencereyi ve odanın tamamını görebilirdi. Kendisini bulmak için gelecekti mutlaka. Merdivenleri çıkacak, kapıdan girecek, siyah kanatlarının arasına hapsedip onu da yok etmeye gelecekti.

    Ve bir, iki, üç… Dön. Bıçağı sapla…

    Bu kez geç kalma. Bu kez simit alma. Bu kez kapıdan ilk giren sen ol. Siyah kırmızıya boğulsun. Çözülsün bakışlarının buzu. Eller havada, müziğin ritmine uysun. Seni bir daha takip edemesin. Hiçbir dans yarım kalmasın artık.

    Parmaklarının ucunda yüksel. Bir kez daha. En güzel dönüşünle kucakla ilk aşkını.

    Ve bir, iki, üç…


    Benan Bilek, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde okumak için geldiği İzmir’de yaşayan bir İstanbullu. Öğrencilik yıllarından  bu yana iletişim sektörünün farklı dallarında görev yaptı. Metin yazarlığından ajans başkanlığına, dergicilikten senaryo yazarlığına uzanan iletişim deneyiminin sonunda yolu sanata vardı. Un elekleri üzerine ipliklerle yaptığı resimlerle pek çok kişisel sergi açtı; “Yaşam Elekleri” atölyeleri düzenledi. Türkiye’nin izleyicisi sadece kadın olan ilk stand-up projesini hayata geçiren Bilek’in Gece Tuşları, Duvarlar Şahit, Çin Çin Çini Mini Hanım, Rezene öykü kitaplarının yanı sıra Punta – Bir Meyhanenin Romanı adlı eseri bulunuyor. Bilek, öykü yazmaya, sahne gösterilerine, özel atölye çalışmaları ile kasnak ve elek üzerine ipliklerle resim yapmaya devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    Benan Bilek suaremag yazar

    Related Posts

    MUHTAÇ DEĞİLİM, GİTME

    Kasım 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ARZUNUN YARASI, UTANCIN İNTİKAMI 

    Kasım 1, 2026 Nilgün Karataş - SuareMag

    BAŞKASININ ARZUSU

    Kasım 1, 2026 Arzu Kurt

    SEVGİNİN UTANCI

    Kasım 1, 2026 SUAREMAG
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

    Kasım 3, 2026 Festival

    SAYIM ÇINAR’DAN FESTİVAL İZLENİMLERİ Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, “Daima” sloganıyla…

    Sıradan Hayatların Sessiz Çığlığı: Kelebek Çalısı

    Kasım 3, 2026

    Uyanmak: Uyuyan Kadın ve Kaybolan İnsan

    Kasım 2, 2026

    MUHTAÇ DEĞİLİM, GİTME

    Kasım 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

    Eylül 1, 2026 Tiyatro

    “SUYA YAZILI” R. TOMRİS’İN GÜNDÖKÜMLERİ

    Mart 8, 2026 Saliha Demir

    ADI KONMAMIŞ BİR ŞEHİR

    Mart 8, 2026 Elif Özge Karakaya
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Altın Portakal’dan Geriye Kalanlar: On İki Film, On İki Hikâye

    Kasım 3, 2026

    Sıradan Hayatların Sessiz Çığlığı: Kelebek Çalısı

    Kasım 3, 2026

    Uyanmak: Uyuyan Kadın ve Kaybolan İnsan

    Kasım 2, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.