Close Menu
    Son Eklenenler

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Ağustos 2
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      Penelope – Sabrın mı, stratejik aklın mı temsilcisi?

      Temmuz 29, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026

      Buket Sözan’dan Beslenmeye Farklı Bir Bakış: Kelebeğin Rüyası – Kozadan Çıkış

      Temmuz 22, 2026

      ‘Sonsuzluk’ labirenti

      Temmuz 14, 2026

      Kortların Şairi Roger Federer’in Hikâyesi Türkçede

      Temmuz 6, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – V

      Mayıs 9, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Odyssey rüzgârı sinemaları sardı

      Temmuz 21, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      AYIN FİLMLERİ: AĞUSTOS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Ağustos 2, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      ASMA KİLİT…

      Ağustos 1, 2026

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      TUZ DENİZİ

      Ağustos 1, 2026

      OMUZ HİZASI

      Ağustos 1, 2026

      CHILDREN OF MEN: KORKU VE CESARET ARASINDA İNSAN

      Ağustos 1, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KAFES
    Gönül Yasemin Ölmez

    KAFES

    Ağustos 1, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gönül Yasemin Ölmez

    Köyün Değirmenli Mahallesi’ndeki, yamaca doğru çıktıkça azalan evlerinden birisiydi onlarınki. Yan yana dizili odalar gibi duran bu evlerin en geniş alanı, taş duvarlarından salkım salkım uzanan frencirli bahçeleriydi.

    Kokularından ziyade yakın oluşlarından, evlerde pişen yemek, herkesçe bilinse de, bir tabak uzatıp vermezdi Cevriye Hanım konu komşusuna.

    O günlerde sık sık helva karar olmuştu. O, helvayı kararken, Zühre de şebboyları dikiyordu saksı yaptığı kireç badanalı tenekelere. Bahçede onu her gördüğünde yanına koşup gelen Nazlı’nın ısrarlarına dayanamayıp, defter kağıdından kopardığı sayfalara resim çizerken, dağın yamacına bakıp keçileri de sayıyordu.

    “Kızınız çok yetenekli Yılmaz Bey. Müthiş doğa resimleri çiziyor, vazgeçin inadınızdan, gönderin kızı okula, Liseyi bitirsin bari.”

    Resim öğretmeni gittikten sonra evde ne kadar kalem kağıt varsa ocağa atıp yakmış babası, Zühre’nin gözlerinin içine baka baka. 

    Annesi de gidip, ucu inceli kalınlı tığlarla, ören bayan ip almış tuhafiyeciden. Çeyizini hazırlasın biran evvel diye. 

    Bahçe gediğinin sürgüsünün çekilmesiyle oturduğu minderden kalkıp pencereye koştu Zühre. Gedik açıldığı hızla bırakıldığından, geri geri kapanırken duvardan atlayan kediye de çarptı. Hayvan can havliyle bağırınca, yan yana dizili kireç badanalı saksılardan birine olanca gücüyle bir tekme fırlattı. Şebboylar kırıldı, kökleriyle birlikte toprağı da etrafa dağıldı. Zühre içeri çekildi o an. Bağırtı camı kırıp giriyordu içeri.                                      

    “Ben şimdi sizin geleceğinizi.  Heyyyt.. Ağayım ben ağa. Namı bozguncu, Yılmaz ağa.” 

    Tahta iskemleyi hızla çekip oturdu. Bacağını diğerinin üzerine atıp, cebine attı elini. Uzun Samsun sigarasını çıkardı. Paketin tek tarafını yırttı. Tersine çevirip işaret parmağıyla birkaç kez vurdu. Sigara çıkmayınca paketin tamamını hışımla yırttı. İçinden bir tane çekerken, kalanı yere saçıldı. Sağ bacağını yere indirip yere saçılanları tek tek ezdi arkasına basılmış yumurta topuklu siyah ayakkabısıyla.  

    “Yokuş başından yukarı kız vermem demedim mi ben size. Yok ben demedim de komşular dedi. Verdim diyorum sana kızı. Verdimm. Sağır mısınız siz yahu! Cevriyeee, buraya gel.”

    Gülümseyerek çıktı içeriden Cevriye. Diğer sandalyeyi çekip yanına oturdu kocasının. Eteğini yukarı çekip, diz kapağından aşağı yuvarlanmış ince naylon çoraplarını çekiştirdi. İki eliyle sıvazladı bacaklarını baldırına kadar.

    “Konuştum ben Yılmaz Bey. Bitti gitti o iş. Kim oluyormuş onlar bizim kızı alacak. Allah’ın çobanı. Dayanamadım anasına da dedim. Keçi bokunun içinde yaşayamaz benim kızım dedim. 

    Sigara iki dudağının arasında yanmayı bekliyordu. 

    Diğer cebinden çakmağı çıkarıp yaktı sigarasını. Derin bir nefes alıp üfledi. Koyu gri dumanlar, tam karşısında duran ahşap kapının anahtar deliğinden yol bulup dağıldı içeri. Yer minderinde duvara sırtını dayamış, ayaklarını da karnına çekmiş, öylece hare, hare dönen dumanlara daldı gözü Zühre’nin.

    Kireç badanalı duvarlardan, bir serçenin bile geçemeyeceği demir kafesli penceresine döndürdüğü bakışları, tavanda sallanan asırlık lambanın, kirişe takılı kancasında durdu.

    Bahçede sallandığı salıncağın urganını getirip kancaya taktığını gören babası, makasla liğme, liğme edip fırlatmıştı urganı dışarı. Başını salladı. Bu odadan, gündüzleri unuttuğu bu karanlık dehlizden onu çekip çıkaracak bir yol. 

     “Yeminli.” dedi sessizce.

    Canı yanan kedinin mırıltıları doldu odaya. Dışarı çıkınca onu da yanıma alırım elbet. Başka bir köy, belki şehir, hatta yeni bir ülke, değiştirebilir kaderimizi. Keçinin, köpeğin, kedinin dilinden anlayan başka dilleri de öğrenebilir. Üstelik çıraklık yaptı uzun yıllar Halil’im demircide. Demire şekil veren, her şeyin şeklini değiştirebilir. Ben de dantelimi örerim. Yeminli örneğimi vermedim kimselere bin bir ısrara rağmen. Emanetçime verdim. Alamam, o hengamede kalırsa sandıkta, başkaları almasın. İlmek ilmek aklımda her biri zaten. Yine örerim. Hatta yenilerini yaratırım. Birbirine asla benzemeyecek yeni yeminlileri. 

    Harabeye dönmüş kuleyi ziyarete gelen antika avcısı kadın da öyle demişti. Zihnin yaratamayacağı şey yokmuş. Babam ne kadar da kibardı kadına karşı o gün. Akşam yemeğe bile davet etmişti tanrı misafiri diye. Bana da sürekli tanrı misafiri derdi. Ama ona olduğu gibi kibar olmadı bana hiç.” Gözlerini sildi.

    İpi parmağına dolayıp, örmeye başladı. İlk sırasını desen oluşturmadan sık iğneyle doldurdu. İkinci sıraya boş kafesler koydu. Üçüncü sırada da aynı kafeslere devam etti. Tabanı oluşturduğu zincir sayısını iki sırada bir eksilttiğin den yukarı doğru ilerledikçe daralıyordu danteli. Sık iğneyle örme, parmak uçlarını hissizleştirmiş gibi açıp kapatıyordu avuç içlerini. Örgü daraldıkça daralıyor, uzun kalın bir urgana dönüşüyordu. 

    “Bu hızla devam edersem sabaha varmaz bitirebilirim.” 

    Mahallenin horozuyla aynı anda duyuldu karşı komşuları Pakize’nin sesi. Her sabah olduğu gibi, has ineği Nurda ne’nin taze sütünden getirmişti. Pencereden bakmıyordu Zühre.

    Pakize, yukarı kaldırdığı bakışlarını döndürdü annesi Cevriye ye. 

    “Ya kapı!” 

    “Gidemez, kilitledim üstüne.” 

    Pakize sütü bıraktı duvarın üzerine. Cevriye memelerinin arasından çıkardığı para destesini yeniden saydı. Arasından beş lira bulup uzattı.

    “Yemler çok pahalılaştı. Dağ bayır bir ineğin peşinde. On lira yaptım sütü Cevriye Hanım. Dün de öyle verdim ya. Unuttun zahir. 

     Cevriye yüzü yerde, kalan beşliği uzatırken, Pakize haberi verdi. 

    “Misafirin var Cevriye Hanım.”                                                                             

    Gedikten içeri girdi küçük kız. Eliyle burnundaki sümüğü silip, başını kaşıdı. Gözleri penceredeydi.

    “Annem gönderdi beni. Babam çok hasta. Annem yarın Doktora götürecekmiş. Yılmaz amca yok mu?”

    Pakize, çocuğa baktı. Cevriye Pakize’ye.

    “Cevriye Hanım, kime benziyor bu çocuk? Allah’ını seversen söyle. Babasına desem, alaka yok, anasına desem, boncuk mavisidir onun gözleri. Boy, pos da cabası. Kara kuru, güdük bir şey bu yahu. Ama her şeyi bozguna uğratan şu gülüşü, içimi eritiyor vallahi. Torbasından küçük süt şişesini uzattı.

    Nazlı al kızım. Annene götür emi. Isıtıp babana içirsin. Şifa olur belki öksürüğüne. Pekmez varsa evde onu da katıversin içine. 

    Duvara iyice yanaşıp fısıldadı.

    “Berberdeydi anası, gelirken gördüm. Öne almışsınız düğün gününü de. Hazırlığa yardıma gelir şimdi o. Kadersiz olur mu hiç. Her işinizi halleder evelallah.”

    Der demez de döndü. Adımlarını hızlandırıp kasıla kasıla yürüdü bayır aşağı.

    O gider gitmez Cevriye duvar dibindeki birikinti den bir kucak odun alıp verdi Nazlının kucağına.

    “Anana ver kızım, yakıp ısınırsınız akşama. Üstüne de güğümü koymayı unutmasın, yıkanırsınız evcek.”

    Arkasını dönüp giderken Zühre pencereden kız çocuğuna gülümsüyordu elinde tuttuğu danteli göstererek.

    Derken akşam oldu. Sonra sabah. Sonra yine akşam, yine sabah. Günler geçti. Pencerede gören olmadı onu.

    Annesi, babası, üç erkek kardeşi; kuş hafifliğindeki akça pakça yataklarda uyudular. Yan odadan gelen hıçkırıkları, aç midelerinden gelen kazıntı zannederek uyandılar. Sahanda pişmiş, bol yumurtalı kahvaltılar yaptılar abileriyle babası. Akşama kuracakları düzen sofrasının hararetli sohbetiyle, imamesine dokunmadıkları zindan karası tesbihlerini ellerinde sallaya sallaya çıktılar evden. Meydandaki kıraathaneye yol aldılar.

    Akşam ve sabahların döngüsündeki bir pazar gününde, oğlan evi, kız evine geldi, kırmızı kurdele ile sarılmış on iki tepsiyle. Bir hafta sonraki pazar, kız evi oğlan evine gitti on bir tepsiyle. Cumasın da kınası yakıldı ellerine Zühre’nin. Ertesi gün davullar zurnalar çaldı köy meydanında. Gece on ikiyi vurmadan kırmızı kurdelesini bağladı babası beline. 

    “Gelinliğinle çıktığın bu evden, anca kefeninle dönersin.” 

    Sigarasından derin bir nefes alıp üfledi. Yüzü hala yerdeydi. 

    Az ilerideki taş duvarın üzerinden izliyordu Halil olup biteni. Silahlar patladı. Her yanı, yanık ciğer kokusu sardı.

    “Yeminli güvende.”

    Zühre, belindeki kırmızı kurdelenin altında urgana dönüşmüş beyaz danteli düzeltti eliyle. Gitgide uzaklaşan yıldızlara baktı.

    Günler geçti. Zühre’nin gittiği geceden sonraki bir gecenin sabahında, horozun sesiyle birlikte duvar dibindeydi Pakize. Cevriye pür telaş geldi yanına.

    “Süt götürüverdin mi Zühre ye! Nasıl gördün? İyimi? Ben gidip görsem ayıp olurdu. Ondan şey ettirdim sana. Süt bahanesiyle bakıver kıza diye.”

    Elindeki süt şişelerini duvara koyup, göğsündeki zarfı çıkardı Pakize. Duvarın üzerine koyup sessizce uzaklaştı. Açık olan zarftan, katlanmış kağıdı açıp, hızla okurken, diz kapaklarına düşmüş naylon çoraplarını çekiştiriyordu. Cevriye Hanım, mektubu yırtıp attı. Yıllar sonra kendisi için yazılacaklara aldırmadan.

    Ertesi günün sabahında, tabutu cami avlusunun dışına bıraktılar. İçerideki avluda, Kaderin kocasının tabutu başında namaz kılıyordu köylü. Herkes doğrulunca hoca sordu.

    “Hakkınızı helal ediyor musunuz? “Helal olsun.” Üç kez tekrarladılar.

    Yılmaz ağanın Kadere bakışlarına bakıyordu Cevriye. Hoca mikrofonu eline aldı. 

    “Zühre kardeşimizin namazını kılamıyoruz. Allah taksiratını affetsin.” 

    Kalabalığın arasından koşarak geldi Kaderin küçük kızı Nazlı, tabutun başına. Elinde Zühre’nin yeminli örneği, göz bebekleri ince ince, sulu sulu titriyordu. 

    Zühre’nin cenazesini seyretmeye gelenleri, seyretmeye gelenlerde vardı. Pakize’nin mırıldanmasını kimseler duymadı.

    “Şerefsiz herif utanmadan birde buraya gelmiş. Oğlunu getirmemiş.”

    İneği Nurdane’nin boynuna bağlı ipi çekiştirerek, uzaklaştı.

    —

                                                                                                                  

    Gönül Yasemin Ölmez, Bodrum’da doğdu. Lise mezunu. Yirmi üç yıllık çalışma hayatında özel sektörde satış danışmanlığı ve mağaza müdürlüğü yaptı. Derin okuma ile başlayan kendini geliştirme eğitim yolculuğunu, mitoloji ve yaratıcı yazarlıkla halen devam ettiriyor. Bu süreçte iki kollektif kitapta öyküleri de yer alan Gönül Yasemin Ölmez, yazı yolculuğunu sürdüyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gönül yasemin ölmez yazar

    Related Posts

    AYIN FİLMLERİ: AĞUSTOS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ağustos 2, 2026 Film

    AYIN KİTAPLARI: AĞUSTOS AYINDA NE OKUYALIM?

    Ağustos 2, 2026 Ayın Kitapları

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026 Ayın Şarkıları

    SuareMag Ağustos 2026

    Ağustos 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026 Mitoloji

    H. Nilgün Karataş ile Mitolojik Arketipler ve Çağdaş Kurmaca Teknikleri Mitolojik figürler yalnızca geçmişin anlatılarında…

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026

    AYIN KİTAPLARI: AĞUSTOS AYINDA NE OKUYALIM?

    Ağustos 2, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ÇEKMECE-İ AHİR: SON ÇEKMECE

    Ocak 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    İsmi olmayan hikayeler – VII

    Temmuz 25, 2026 Edebiyat

    NAFTALİN

    Ocak 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.