Close Menu
    Son Eklenenler

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cumartesi, Eylül 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026

      ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

      Eylül 8, 2026

      ‘Eskişehir festivaller şehri olacak!’

      Eylül 6, 2026

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

      Eylül 11, 2026

      Napolyon’un yenilgisi modern dünya sistemini nasıl doğurdu?

      Eylül 1, 2026

      İstanbul’un unutulmuş mimarlarının izinde

      Ağustos 31, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos Boyunca Ücretsiz Film Şöleni

      Ağustos 4, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

      Eylül 11, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026

      ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

      Eylül 8, 2026

      Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvurular başladı

      Eylül 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      FARE MASALI

      Eylül 1, 2026

      DÖVÜŞ KULÜBÜ: SAHİP MİYİZ? KÖLE MİYİZ?

      Eylül 1, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ESARETİN C’ESARETİ 
    SUAREMAG

    ESARETİN C’ESARETİ 

    Eylül 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    zeynep tezel
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Zeynep Tezel

    Topladım tüm cesaretimi, yazıyorum. Aslında hepsi kendime düşünceler, kendime notlar.

    Son Söz:

    Yaşadığımız dönemde, esaretin, konforlu zihnimizin içine, artık iyice yerleştiğine kanaat getirdim. Rahatsızım. Nasıl değişir bu durum? Belki de yapı söküm yapmak lâzım; cesaretle. Kolay değil. Konforlu esareti delebilecek gerçek cesaret, belki de güvenilir insanların ilkeli, onurlu duruşlarında olabilir. Sorguluyorum da günümüzde maalesef çok az insanda bulunan dürüstlük, belki de sahip olunan en güçlü silah.

    Terkip V- Hadi Türkçesi olsun. Bileşim V

    Kazıyarak topladım tüm cesaretimi, hepsi tek tek ve kartopu gibiydi. Elime alınca eriyorlardı. Farkında değildim; avucum aslında bir mengeneymiş. Kartopunu sıkıştırınca anladım. Çoğaltarak ezdim. Ezdikçe, buzlaşıyor. Buzlaştıkça güçleniyor. Cesaret gibi. Hepsini parça parça bütünleştirdim. Şimdi topladım tüm cesaretimi ve yazıyorum. Hızlı davranmazsam, eriyip gidecek.

    Her evin, her kişinin hikâyesi ayrı; yaşanmışlığı farklı. Bilemeyiz kimin ne derdi var, konforu yerinde mi?  “Daha ne istiyor?” diye düşündüğünüz an yanılabilirsiniz. Maslow’un piramidi, günümüzde göründüğü gibi olmayabilir. O evde yaşananları anlarım sanırsınız, durumu çözdüm duygusuna kapılırsınız. Yanılırsınız. Anlayamazsınız. Görüntü farklı, yaşanan farklıdır. “Yetmedi mi?” diye irdeleyenler, kendilerini farkında olmadan kendi zihinlerinin esareti içine yerleştirebilir. Gördüğünü sandığıyla, yanlış algı arasında sıkıştığını neden sonra anlayabilir.

    Tabii bilemeyiz, türlü türlü de bakış açısı, kişilik farkı var; fikrini beyan eden belki de bu durumu bilerek algı yönetimi için söylemiştir. Esareti, konforun içinde var etmeye çalışmak, bazıları için bir kaçış söylemi ya da kaçış yöntemi de olabilir. Dikkati başka yere çekmek.

    Konforun içindeki esareti farklı biçimde algılıyorum. Esaret, en çok insanın zihninin içinde var oluyor. Doğru bildiğini sandığıyla yanlış kararlar arasındaki kara boşlukta. Esaretin esareti.

    Bileşim IV

    Bence, esaret, benliğimizin azmettirilmiş tercihidir. Nasıl ki Byung Chul Han’a göre artık kimse bizi zorlamıyor ve gönüllü dijital köleler olduk! Nasıl ki pozitiflik yapış yapış üzerimize bulandı, arıtamıyoruz! İşte esaret de psikopolitika ile benliğimizi yoğuruyor da yoğuruyor. Kendi kendimizi sömürüp duruyoruz. Esareti, konforun içinde sanıyoruz ya, hayır, yanılıyoruz. Zaten konforsuzuz. Konforlu konforsuzluk bizimkisi. Parmaksız kafesin içindeyiz ve esiriz. Hepimiz.

    Farklı düşünebilirsiniz. İtiraz edebilirsiniz. Konfor güvenlidir, iyidir; modern insan baskıyla değil konforun konforuyla yönetiliyor, eğitiliyor, böyle ilerliyoruz, diyebilirsiniz. Siz de haklısınız. Sürekli konfor satın alıyoruz. Daha gelişmiş cep telefonu, daha teknolojik otomobil, daha yeni ev, daha çok eğlence. Doğru, çoğumuz sisteme uyum sağlayarak, hiç sorgulamadan sunuları takip ediyoruz; konforu da böylelikle satın alıyoruz. Hep daha iyisi, daha çok para, daha çok kandırmaca. Zincirin halkaları uzayıp gidiyor. Herbert Marcuse dediği gibi bu durumda hepimiz tek boyutlu insan oluyoruz.

    Peki, böyle düşünmeyenler de var. Onlar, ne zaman ve nasıl ayrışıyorlar bu esir topluluktan? Bu kişiler, daha iyi yaşamı satın almak için borçlananlardan, eksiklikleri tamamlamak için kredi kartlarının kölesi olanlardan veya ‘her işin bir püf noktası var; bu kandırmacayı bilmek uygulamak lazım,’ diyen müraîlerden, gerçekten ayrışıyorlar mı? Ayrışma cesaretleri var mı? Kanımca zor; çok azı kısmen başarabiliyor olabilir. Zincirden tamamen kopmak olası değil. Ancak, çabalayarak zaman zaman uzak durmak işe yarayabilir. Esaretin c’esareti.

    İşte, tam da bu çabayla bir şeyler değişmeye başlıyor. Çok az da olsa birileri denge kurmayı başarabiliyor. “Hayır,” diyebilenleri dikkatle dinlemek lâzım. Israrla dengede kalanları, direnenleri, doğrudan şaşmayanları, yeterli diyebilenleri, söylediğinin arkasında duranları, dürüst davrananları fark etmeyi ve onlara değer vermeyi önemli buluyorum. Duyuyorum konuştuklarınızı. Elbette var böyle ilkeli kişiler. Onlardan kopmak istemiyorum.

    “Sistem içinde istemeden de olsa ya da mecbur kalarak insan her zaman dürüst olamayabilir,” dediğinizi işitebiliyorum. Haklısınız. Her daim insan aynı kalamıyor. Ben de kalamıyorum. Yine de kişinin genel duruş ve üslubu önemli diye düşünüyorum.

    Bileşim III

    Bu günlerde, sanki birileri Maslow’un piramidini, camdan bir kar küresi gibi ters çevirip sallamış. Dışarıdakiler içeridekileri seyrediyor. İhtiyaçlar hiyerarşisi birbirinin içinde, karmakarışık. Kişi entelektüel ama yaşamaya yetişemiyor. Kimisinin içi tamtakır, dışı silikon ama cebi de boş; olmuş gösteri peygamberi. Büyük bir kesim yoğun emek veriyor, yaşama yetişmeye çalışıyor. Sonuçta, kime sorsan geçinemiyor; çalışsa da parasız, mevkii sahibi olsa da parasız. Piramitte, en üstte gösterilen ‘kendini gerçekleştirme’, en alttaki ‘temel ihtiyaçlar’ bölümü ile karışmış. Bazı kişiler farkında ancak çaresizce debeleniyor. Birileri ise, yükselen boş balonların içinde süzülüyor ve mutlular. En alttaki bölüm sallantıyla birden en üste çıkmış müraîlerden oluşmuş. Esaret, camdan kar küresi. Esaret, çalkalanmış piramidin içindekiler. Esaret, sistemin ta kendisi. Sistemin sisteme esareti.

    Yine de ümitliyim, adaletin olduğuna inanıyorum. Bahsettiğim o değerli birilerini kaybetmemek lazım. Esaretin c’esareti.

    Nasıl ki Tanrıça İsis, bencillikten uzak, mütevazı ve ciddi bir biçimde kendini çevreleyen evrenin gizemlerini anlamak için gayret eden doğru ve bilge insanlar için kırmızı peçesini açıp yüzünü gösteriyorsa, adalet de güvenilir olanların ekseninde mutlaka tecelli edecektir, diye umut ediyorum. Ütopik bir düşünce dediğinizi duyar gibiyim. Belki de siz haklısınız. Ancak, ben de bu düşünceyle varlığımı devam ettirmeye çabalıyorum.

    Victor Frankl’ın anlatımına değer veririm. “İnsanın en temel ihtiyacı, anlamdır,” der. Şu dönemde, tüm farkında olanlar mutsuz, farkında olup da umursamayanlar kusursuz yaşadığını sanıyor. Birçoğu da öğrenilmiş çaresizliği kabullenmiş ve riskten kaçarak yaşayıp gidiyor. Konforsuz konforun tüm kurallarına uyum sağlayarak. Dürüst, ilkeli kişiysen yandın. Hükmün yok. Ya değişeceksin ya uyum sağlayacaksın, diyor sistem ve dürüst çalışanları yavaş, yetersiz, iş bilmez olarak kabul görüyor. Olay, hep zincirsiz kalmaktan korkmayanların başına patlıyor. Erich Fromm’un dediği gibi insanlar, güvenli esareti, rahat ve anlamsız yaşamı tercih ediyorlar. Oysa, esaretin dişlileri dik duran, sorgulayan, güvenilir olanı çiğneyip yutamaz. Zaman ve sabır önemli.

    Bileşim II

    Zincirden tamamen kopmak mümkün değil. Dengede kalmak önemli. İlkeli ve güvenilir insanların yanında olmayı önemsiyorum. Benim hayatımın anlamı da bu durum. Dünyanın her neresinde olursanız olun, etrafınızda birçok ilkesiz insan var. Sistem o kadar zorlayıcı ki, çevremizdekiler, hâttâ bazen en yakınlarımız öyle acımasız ki; çivi çakar gibi fırlatıyorlar sözcükleri, davranışları. Yaralanıyoruz. Oysa, bu maskara düzen içinde tek istediğim “güvenebilmek.” Bu çağda kullanılmayan, eski saçmalık diye kenara fırlatılan o hassas duygu.

    Güven: “Duygusal ve bilişsel temelli olan bir ilişki hâli.” 
    Benim nazarımda, güvenilirlik, gelinebilecek en büyük mertebe. Esaretin c’esareti.

    Esaretin cesaretinin ne olduğunu sorguladıkça çevremdeki kişilerin eksildiklerini de fark ediyorum. Pürüzsüz bir zemine kaynar su dökülmüş de yürümek zorundasın gibi bir durum. Ayakların altına sivri uçlu, çakılı taşlar batarken, insanın acıdan seke seke yol alması gibi bir şey anlatmak istediğim. Kimse pürüzsüz de olsa, kaynar zeminde yürümek istemiyor. Seçici oldukça, su daha çok kaynıyor.

    Neredeyse herkes, konforlu yürüyüş olsun istiyorlar. Pürüzsüz sözler, pürüzsüz davranışlar, hep pozitif, sıkıntısız sorgulamalar… Liste uzayıp giderken, onlar mı eksilip gidiyor, ben mi eksiltiyorum; çelişkideyim. Artık biriktirmiyorum o kişileri. Tek aradığım onurlu, ilkeli, güvenilir dostluklar. Esaretin c’esareti.

    Bileşim I

    Yaşam hızla tükeniyor. Sayılı günlerde, bu sistemde bize kalan sadece değerli kitaplar ve ilkeli dostlar. Düşünüyorum da sistemin ve bizi esir alan konforun içindeki oynak oyuncuların en büyük düşmanı ve rakibi, onurlu, ilkeli, güvenilir insanlar olabilir. Eh marka bile öyle demiyor mu? “Az olan değerlidir.” Eh dürüst kişiler de parmakla gösterilecek kadar az.

    Bu aralar en çok düşündüğüm bu konu, ‘güvenilir olma durumu.’ Bu durum, hiyerarşik düzenin zincirlerini kırabilir. Hoop işte yine yok oldu etrafımdakiler; yeni bir eksilme durumu daha. Güvenilirliğin olduğu yerde özgür sorgulama da yerini alabilir. Hiç sorgulamayanlar var. Hoop birileri daha eksildi. Konforlu esarete sığınanlar, hepsi bir anda yok oldu. Benim için, esareti parçalayan gerçek cesaret, insanların onurlu duruşlarındadır. Esaretin c’esareti.

    Kişiler güç bakımından eşit değil, yetenek bakımından eşit değil, zenginlik ya da varlık bakımından da eşit değil, bilgi bakımından hiç eşit değil. Daha çok madde sayabilirim. Eşit oldukları tek mecra; ölüm durumu. Kişinin yaşamı devam ediyor ise o güzel Anadolu insanının asırlardır sunduğu bakış açısını da dikkate alıp unutmamak lâzım. “İnsan onuru eşittir,” derdi büyüklerimiz. Tabii ki bu durum, onuru olan kişiler için söylenmiş bir söz. İlkesiz ve müraîlerden bahsetmiyorum. Modern felsefedeki “insan onuru” (human dignity) veya tasavvuftaki “eşit haysiyet”; adına her ne derseniz deyin, konforun esaretini, içinde onur barındıran güvenilir, dürüst insanların ilkeli duruşları yıkabilir diye düşünüyorum. Esaretin c’esareti.

    Topladım tüm cesaretimi yazdım. Ütopik diye düşünseniz de şimdilik söylemeyin bir şey, kırmayın umudumu. Aslında hepsi kendime düşünceler, kendime notlardı.

    Son söz, yazının ilk cümlesindedir. Hadi, iyi okumalar.


    Zeynep Tezel, Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu. Tahsin Yücel, Berke Vardar gibi değerli hocalarıyla geçen üniversite yıllarından çok sonra 2022 senesinde yeniden edebiyat dünyasına döndü. Varlık Yayınları, Hikâyeci gibi dergilerde, İshak Edebiyat gibi dijital platformlarda, Eylül, Dışarıda Kalanlar, Ayna Meselesi, Anne Gölgesi, İstanbullu Öyküler gibi çeşitli kolektif kitaplarda öyküleri yayımlandı. Distopya Dergisi’nin yazarları arasında yer alan Tezel, 2023 Edebiyatist Kristal Kalem Öykü Yarışması’nda kısa listeye kaldı ve seçki kitabında öyküsü yayımlandı. Yazı yazabilen kişi olmak için çabalıyor.

    Yazarın Diğer Yazıları
    suaremag yazar Zeynep Tezel

    Related Posts

    Ayın Müzikleri: Eylül Ayı Seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: Eylül Ayı Seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Kitapları

    Ayın Filmleri: Eylül ayı seçkisi

    Eylül 1, 2026 Ayın Filmleri

    SuareMag Eylül 2026

    Eylül 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026 Kitap

    Gazeteci ve polisiye yazarı Önay Yılmaz, yeni romanı Pinokyo Kapanı – Yalan Yazarsan Ölürsün ile…

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026

    ‘Eskişehir festivaller şehri olacak!’

    Eylül 6, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Leyla Navaro: Sorun duygularda değil, davranışlarda

    Eylül 4, 2024 Kitap

    İlginç Bir Yayınevi, İlginç Bir Yayın… 

    Mart 14, 2025 Edebiyat

    YENİ METİN BELGESİ

    Nisan 1, 2025 İsmail Akman
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Önay Yılmaz’dan yeni bir polisiye: Pinokyo Kapanı

    Eylül 11, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

    Eylül 9, 2026

    ‘Mitolojiden anlamam’ diyenlerin kesin bilgili 10 mitolojik miras

    Eylül 8, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.