Close Menu
    Son Eklenenler

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Ağustos 2
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      Penelope – Sabrın mı, stratejik aklın mı temsilcisi?

      Temmuz 29, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026

      Buket Sözan’dan Beslenmeye Farklı Bir Bakış: Kelebeğin Rüyası – Kozadan Çıkış

      Temmuz 22, 2026

      ‘Sonsuzluk’ labirenti

      Temmuz 14, 2026

      Kortların Şairi Roger Federer’in Hikâyesi Türkçede

      Temmuz 6, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – V

      Mayıs 9, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Odyssey rüzgârı sinemaları sardı

      Temmuz 21, 2026

      Odyssey: Eve Dönüşün Hiç Bitmeyen Destanı

      Temmuz 14, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      AYIN FİLMLERİ: AĞUSTOS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Ağustos 2, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      ASMA KİLİT…

      Ağustos 1, 2026

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      TUZ DENİZİ

      Ağustos 1, 2026

      OMUZ HİZASI

      Ağustos 1, 2026

      CHILDREN OF MEN: KORKU VE CESARET ARASINDA İNSAN

      Ağustos 1, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KOZA KABUK – ROTA EYLEM
    Emel Altuntaş

    KOZA KABUK – ROTA EYLEM

    Ağustos 1, 2026Yorum yapılmamış5 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Emel Altuntaş

    Hayata gelmek, başlı başına bir riskti. Bilinmezlik içine doğduk, kiminle, neyle karşılaşacağımızı bilmeden kanlı ve kokulu bir mağaradan çıkıp, dar bir koridordan aydınlığa süzüldük. Aklımız pek de başımızda değildi. İyi ki de öyleydi. Yoksa şöyle, dışarıdan bakıldığında oldukça korkutucu değil mi? Biri bize dese ki; bir kuyunun içinde aylarca hapis kalacak ve değişeceksin sonra oradan kaçış yolları arayacaksın, yolun sonunda seni nelerin beklediğini de bilemeyeceksin. Vay başımıza gelenlere!

    Yaşamak nedir? Birbirlerini anlamlandıran korku ve cesaret, karılarak insanı inşa eder. İnsan artık korkularını yok saymadan, onları çözerek ve analiz ederek tercih yapma cesaretini gösterir ve özgürleşir. Korku, sürekli telkinleri ile uyaran görevini devam ettirir ve cesaret dinlemeyi öğrenir. İnsanın inşası, dönüşümü sancılı bir varoluş çabasıdır ve kolay olmayacaktır. Hiçlik ve ölüm bilinci ile kendi anlamını yaratma çabasıdır yaşamak. (Camus – Sisyphos).

    Cesur ol çocuk, korkuyu sayılara dök. Harekete geçmeme işi, geçme işinden daha iyi değildir.

    Ey insanoğlu ve diğerleri, şu iki kapı arasındaki çarpıntın asla bitmeyecek. O ikisi; sürekli birbirinin yüzüne kapanır, dirsek çevirir, hatta yok sayar, görmezden gelir. Oysa dünya aynasında görünür olmak için birbirlerini var etmeleri gerekir. Korku, cesareti var eder, cesaretse korkuyu kalkan olarak kullanır, dikkat eder. Onlar karşıt değil, birbirlerinin varlık sebepleridir. Toplumları bir arada tutan tedirgin edici, korkutucu durumlar, aynı zamanda ayrıştırabilir de. Toplum içindeki katmanları biçimlendirir, onlara güç verir. Oysa cesaret; her şeyi olduğu gibi kabul edebilmek, sarmalamak, farklılıklara merak ve hoşgörü ile bakabilmektir ve korkunun esaretine karşı, onurlu ve özgür insanları savunurken, toplumun vicdanına ayna tutar.

    Hayatta kalma mücadelesi içindeki her canlı, korkuyu an be an duyumsar. Bu, zamanla bir davranış biçimi geliştirmesini sağlayacaktır. İnsanlar daha çok, var olmaya çalıştıkları hayata, deneyimledikleri korku duygusu sayesinde tutunurlar. Belki de çevresini, orada olup bitenleri, oraya girip çıkanları, ölçme ve değerlendirme bu duygunun becerisidir. Cesaret, korkudan hemen sonra gelir. İnsan korkmayı öğrenmeden nasıl cesur olabilir? Bütün korkularına rağmen ileri atılan, adım atan, karar veren, elini taşın altına sokan, konuşan, düşünen, gülümseyen o cesur insan; bir gün gelir, kendini kurabiye canavarı sanan korkuluklara gerçek korkuyu tattırır. Bu; sıradan, gayet insani bir deneyim değil, içsel bir devrimdir ve her devrim yepyeni başlangıçları getirir. Buna hazır olmak, korku ile barışık olmayı gerektirir.

    Korku; belki çirkin, gri bir kabuk, belki de en cesur adımlara takılı olan görünmez bir prangadır. Sınır çizer, daha fazla düşünmeye zorlar insanı. Olgunlaştırır, pişirir sonunda. İşte, o çirkin kabuk, bir gün kırılır ve içinden çıkan cesaretten başkası değildir. Atılgan, gözü pek kelimeler doğurmak zorundadır, yoksa az sonra dilsiz, kendisiz bir insana dönüşecektir. Kendisiz ve dilsiz insanlar; çoğalacak, sıkışacak, bir yığın haline gelecek, bunun adına da toplum denecektir.

    Peki, topluma şekil veren kuvvet nedir?

    Newton’un ortaya koyduğu tanıma göre; hareketsiz bir cismi harekete geçiren veya hareketini değiştiren etki kuvvettir. Bu demek oluyor ki kuvvet ve hareket arasında çok etkin bir ilişki vardır. Toplumsal gücün ve hareketin tetikleyicisi ortak korkular ve aktarılan cesaretin etkinliğidir. Birbirine diş bileyen, öfkelenen, seven, kayıran, toplumun; ortak hafızası vardır ve çekindiği durumlar ve yücelttiği değerler, onun özelliklerinin bütününü oluşturur. Modern zamanların siyasetinin cılız saldırıları, bu kemikleşmiş yapıyı yıkamaz fakat bugünkü görünüme bakarsak çoğu toplum; yoksullaşmaktan, gelecekle ilgili belirsizlikten, savaş sebebiyle yurtsuz bırakılmaktan, sürülmekten korku duymaktadır. Sistemin kurucu oyuncuları; korkuyu, kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde kullanmakta, toplumsal yapıyı ona göre düzenlemektedirler.

    İnsanlar için şartlar kötüleşti. Önce bu durumu kabul etmek gerekiyor. Biraz gözlemek, çekinmek, düşünmek, ortadan kaybolmak, sinmek, bütün zayıflıkları, düşkünlükleri, güçsüzlüğü tartmak, ölçmek gerekiyor. Korkmak böyle bir şeydir. O kalın ve gri kabuğu örüp bu süreci yaşamadan, insanın içindeki cesaret parlayamaz. Sıra cesur olmaya geldiğinde artık kaybedecekleri ve kazanacaklarının ayrımını yapabilmektedir. Kendisi olmak isteyen insan, dilini kullanır ve gerçeği haykırma cesaretini gösterir. Çoğunlukla cesaret, göğüs göğüse çarpışmak değildir artık. Adil olabilmek, gerçeği söyleyebilmek, en basiti vicdan sahibi olabilmektir. Ne kadar da insani bir durumdur bu. Geçmişten bugüne cesaretin cezalandırılıyor olması, sistemin kurucu oyuncularının hoşuna gitmediği anlamına gelmektedir. Onlar; insanların, onların istediği kalıplara girmesi ve ona sığmasını isterler. O zaman korkaklara iyi bir haberim var, cesurlar alkışlanmıyor. Sakın kalıplarınızdan çıkmayınız.

    Yaşamı boyunca; seçimler yapmak, taraf olmak, ekmeğini kazanmak zorunda olan insanın kaygı ve korkuları peşini bırakmaz ama onu yoluna devam etmekten de alıkoyamaz. İnsan, özgür olmaya kodlandığı için bütün kaygı ve korkularına rağmen bu biricik hayatını kurma, kurtarma cesaretini gösterir. Korkuları artık sadece geçmişinin izleri, gölgeleri değil onun rehberidir de. Sınırların tanrısıdır korku. İnsan bir müddet ona boyun eğip karşısında tir tir titrese de sonunda yaradılış amacına ulaşmak için cesur hamleler yapacaktır.

    Neticede korku ile tanış olmak, hesabını iyi tutarak mücadelenin akışını belirler, güvenli sınırlar içinde yaşam vadeder insana. Nedense özgürlük, yaratım, sözün doğrusu hep o güvenli alanın, sınırların dışındadır. Eğer bireyi, onun oluşturduğu toplumu, idare etmek ve bir kalıba sığdırıp yönetmek için korku kullanılıyorsa bu kullanıcılara karşı, çatışma cesaretini göstermek gerekir. Foucault’ya göre, iktidar korkuyu yönetim aracı olarak kullanır; cesaret ise bu iktidara karşı direnişin adıdır. İnsan önce sinse de önünde sonunda karanlığından dışarı çıkıp gerçekte kimin daha korkutucu olabileceğini, değişebileceğini gösterecektir.

    Sanat, en iyi ifade biçimidir. İnsanı, insanca olanı anlatmak, göstermek için kullanılan yolların kralıdır. Uçurumları son anda köprüye bağlar, tekinsizliği yaşatırken korku ve cesareti yüzleştirir. Edebiyat; korku ve cesareti bir ayna olarak kullanır ve böylece insanı, bütün halleriyle görünür kılar. Aslında; uzun ve karanlık koridorlar, çıkmaz sokaklar, kurumuş çiçekler, kuyular, insanın iç dünyasını anlatmakta, gölgede kalan travmalarına işaret etmektedir. Hangi insan böyle değildir ki? Önemli olan, bu tutulan aynaya dikkatle bakma cesaretini gösterebilmektir. Korku, sessizce insanı sarmalarken ona, ölüme ve yalnızlığa esir olduğu düşüncesini aşılasa da o, bütün kayıplarına rağmen yeniden başlayabileceği cesaretini taşır. Bu yüzden, o edebi romanlardaki kahramanlar, korkak adımlarla yaşamlarını sırtlanmayı öğrenirler. Hikâye korkuyla başlar, cesaretle var olur. Sadece kahramanların sancıları, savaşları anlatılmaz; suskunluklar, korkular, korkaklar da bu satırlar arasında yaşar ve bu yaşam mücadelesi, kalemden dökülen en iyi cesaret tanımıdır.

    Akıl hocası, rehber, adına her ne denirse korku, yaşam boyu oluşturulan rotalardır. Ona can verip bütün kaygılardan arınarak eyleme geçmek, cesaret ister.


    Emel Altuntaş, Bafra’da doğdu. Uludağ Ün. İ.İ.B.F Maliye bölümünden mezun oldu. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi Açık Öğr. Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü tamamladı. Uzun yıllardır devam eden profesyonel sigortacılık kariyerinin yanı sıra yapıya gönül verdi. Edebiyat dergilerinde yayınlanan öykülerinin yanı sıra, kolektif olarak yayınlanan Uykunun Gözleri adlı öykü kitabının da yazarlarından biri oldu. Ayrıca müzik alanında çalışmalar yapan Altuntaş, şu an ilk bireysel bir öykü kitabının hazırlıklarını da sürdürüyor.

    YAzarın DİĞER YAZILARI
    emel Altuntaş suaremag yazar

    Related Posts

    AYIN KİTAPLARI: AĞUSTOS AYINDA NE OKUYALIM?

    Ağustos 2, 2026 Ayın Kitapları

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026 Ayın Şarkıları

    AYIN FİLMLERİ: AĞUSTOS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ağustos 2, 2026 Film

    SuareMag Ağustos 2026

    Ağustos 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026 Mitoloji

    H. Nilgün Karataş ile Mitolojik Arketipler ve Çağdaş Kurmaca Teknikleri Mitolojik figürler yalnızca geçmişin anlatılarında…

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026

    AYIN KİTAPLARI: AĞUSTOS AYINDA NE OKUYALIM?

    Ağustos 2, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Alain Corbin’in cehaletin tarihini anlatan kitabı Kolektif Kitap etiketiyle çıktı

    Mart 4, 2025 Kitap

    BİR YILDIZLA GİDERİLEN SESSİZLİK

    Temmuz 1, 2025 SUAREMAG

    Kartal Köpek Balığına Karşı: Hem komik hem de melankolik bir film

    Kasım 13, 2024 Alperhan Benlioğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

    Ağustos 2, 2026

    AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

    Ağustos 2, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.