Kategori: öykü
Figen Günlü Avını yutmaya hazırlanan bir canavar gibi duran demir kapı; kirli gri boyasının altından dökülen kızıl paslarıyla, yazgısının esiri…
Sonnur Özban Karapınar Kadın karnı burnunda hamile, anlayacağınız ha doğurdu ha doğuracaktı. Elinde yeni aldığı küçük kırmızı bavulu, arabayı garajdan…
Şirin Öz Luzern Garı’nın insanı sersemleten kalabalığının ortasında kalakaldım. Alp serinliğine inat, insanlar telaşla akıyordu; Almanca ve İtalyanca anonslar, birbirine…
Ayşe Kocabağ Çorabımın teki kaçmış. Diz kapaklarımdan iki parmak yukarıda büyük bir delik. Evden çıkarken son anda fark ediyorum. Değiştirmek…
M. Şule Akçay Terminalin çay ocağı her zamankinden daha kalabalıktı. Dışarıdaki yağmur, çay ocağı müşterisini artırmıştı, çaycı memnun görünüyordu. İçeride…
Şükran Kaba Uçağın tekerlekleri İstanbul Havalimanı’nın pistiyle kavuştuğunda uçakta bir alkış koptu. Yolcular, kazasız belasız karaya inmiş olmanın mutluluğunu saniyelerde…
Ekin Toprak Ertuğral Melih asansöre binip eksi ikiye bastı. Kırmızı etikete takıldı gözü. Kontrole gelen adamlar eksik bir şey bulmuşlardı…
Gülşehri Kanyılmaz Yirminci evlilik yıldönümlerine de babam, anneme hediye olarak metalden bir Hint bavulu almıştı. Yeşil boyalı, üzerinde kabartmalı altın…
Fatma Özalp “Hazır mısın?” diyor ömürlük tek dostum. “Sanırım.” Cevabı ben de bilmiyorum ki. Tek bildiğim buradan gitmem gerektiği. Zira…
N. Talha Karaboğa Kolay olmayacak… Hem de hiç. Biliyorum. Onca geçen zamandan sonra dönmek kolay mı? Onunla yüzleşmek. Bakışlarıyla, yaptıklarımla.…
